Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

Beyoğlu

aşka yolculuk
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2011
Mesajlar
3,789
Aldığı Beğeniler
13,779
Takım
Galatasaray
Allahın yarattı ı herşey hayırdır. Acılar da buna dahildir. Acıların yaratılmasının birçok hikmeti vardır. Acılar insanı olgunlaştıran en önemli unsurlardır. Aynı zamanda günahlarına keffaret olurlar. Yerine göre küçüklü büyüklü acılar hayatın lezzetlerini farketmemize sebep oldu undan lezzetin de ayrılmaz bir ikizidir. Tekdüze istirahat döşe indeki bir hayat lezzetli bir hayat de ildir ve insana kazandıraca ı birşey yoktur. Dünyanın lezzet yeri olmayıp bir imtihan yeri oldu u düşünüldü ünde acının da lezzet gibi birer imtihan vesilesi oldu u anlaşılır. Risale-i nur külliyatının genelinde bilhassa hastalar risalesinde acı ve sıkıntıların hikmeti mükemmel bir şekilde anlatılmıştır
 

Beyoğlu

aşka yolculuk
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2011
Mesajlar
3,789
Aldığı Beğeniler
13,779
Takım
Galatasaray
Annemiz Aişe radıyallahu anhaya: “Bir kimse, iyi ya da kötü olduğunu nasıl bilecek?” diye sormuşlar. Anamız şöyle cevap vermiş: “Sen, kendin 'Ben Allah'ın hakkını yerine getiremiyorum, ben iyi değilim' dediğin zaman, aslında sen iyisin. Ve sen 'Ben iyiyim' dediğin zaman, kendini iyi gördüğün zaman da aslında sen kötüsün” demiştir. Çünkü insan ne kadar iyi olursa, ne kadar iyilik yaparsa ne kadar ibadet yaparsa yapsın, Allah-u Zülcelal'e layıkıyla ibadet etmiş olamaz, eksik olur.

Diyemezsin 'Ben iyiyim.' Ancak, Allah rahmetiyle sana muamele edecek olursa iyi olabilirsin. Yoksa insanın kendi bünyesiyle, kendi nefsiyle 'Ben Allah-u Zülcelal'in hakkını yerine getirebiliyorum, layıkıyla ibadet ediyorum' demesi yanlıştır. O'nun için daima Allah'ın rahmetine, ihsanına, fazlına ve keremine müşteri olalım ve daima o şekilde Allah'tan isteyelim.
 

Beyoğlu

aşka yolculuk
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2011
Mesajlar
3,789
Aldığı Beğeniler
13,779
Takım
Galatasaray
Yürek coğrafyamızda yaşanmış onca devasa sevgi dahi hissettirmedi mi bize yalnızlığı? Bitimsiz bir tat aramadık mı savruluşlarda? Kalbimizde dost yoğunluğunu en çok hissettiğimiz anda bile o anın geçici olduğunu bir an olsun çıkardık mı aklımızdan? Güzel anlar hiç bitmesin diye fotoğraf karelerine sığınmadık mı? Günde beş kez yalnızlığımızı itiraf etmedik mi? Avucumuzu açıp tek olana dua ederken , küçüklüğümüzden büyüklüğüne köprüler kurmadık mı?

Alıntı
 
Son düzenleme:
Üst Alt