KOLAYCA TERK EDİLİYORUM
beni sevmek zordur
hüzün...H yorgun he..Ü...incecik bir dehliz,ucu en derinimize inen.Hüzün,z ve ü.h ve n;ALLAHın yaratma harikalarından biridir bu kelime..
''hüzün''denince akla ''gam''gelir,hüzün değil.gam ağırdır,koyudur.hüzün ince ve narin yanını temsil edemez.üzüntü gelir.geçicidir.ucuzdur;hüznün asil ve paha biçilmez oluşuna yakışmaz...
evet hüzün hem gam,keder,üzüntü,sıkıntı,endişe,vehim,korku ve nihayet suskunluktur,hem de hıçkırıktır,haykırıştır,sorgudur.yargıdır,umuttur incecikten ve nihayet fısıltıdır,gözyaşıdır.
hüzün biraz isyandır,biraz rıza;biraz gözlerini kaçırmaktır,biraz yüreğini sunmak...hüznü ellerinde oyuncak ederse insan0başına taç etmek varken;yazık olmuş demektir hüzne ve insana.
keder denilse,keder laubalidir,yapışkandır,yüzsüzdür;ama hüzün,dedim ya,asildir,peygamber soyludur,mübarek bir taçtır ki,ancak sahibinin başına tam olur.beyaz papaatyadan değil,ay ışığından örülmüştür.bu yüzden sarartır insanın benzini,gözlerinin altı kararır bu yüzden.yıpratır bazen,bolca gözyaşı döktürür,saçlarına ak düşürür;ay ışığındandır o....
hüzün mübarektir,veluddur.
hüzün vakurdur,onurlu ve dürüst...
ebru teknesinin içinde alevlendirilmiş bir pembe beyaz gül gibi...beyaz ateş gibi...acısı yüreği kavursa da sevdası eksik olmaz onun.
hüznün gecesi ağırdır.hüznün gece hali ağırdır.nefes alırsın oksijen değil civa dolar ciğerlerine...onu yazacak kalemin beli bükülür...
hüzün ki en çok yakışandır bize.
hüzün zordur.
ve VAHŞİnin hüznü..kolay mıdır'gözüme görünme'sözüne muhatap olmak,kolaymı herkes göz göze diz dizeoturabilirken;ancak sütunların,duvarların gerisinden bakabilmek...ne derdine açabilir ne sevincinipaylaşabilir;hep kamufle,hep perde,hep aracı...ama o kamil bir hüzünle taşıyor HAMZAYI vuran mızrağı,bir gün yalancı peygamberi vurduğunda gülüyor hüznün bu en acınası mülkü...
Hüzün deyünce hüzünler kulubesi akla gelmez mi?YAKUP peygamber gönle düşmez mi?''bana düşen sabr ı cemildir''diyen,ağlamaktan gözlerine gece inen baba...demek ağlamanın bu türlüsü sabra mani değil...sabrın bu türlüsüne de hüzün diyelim biz..
dirayet de hüznün vasıflarındandır.EYYUP aleyhısselam gıbı şeytanı ayak seslerinden tanımak nefesinden kokusundan tanımak fitne karşısında gün gibi aydın olmaktır.
hüzün sızıdır.ince keskin sivri...varla yok arası...parlak ve göz alıcı,anlık ve güçlü..ne şimşek ne yıldırım,ne gök gürültüsü
hüzün melezdir.tefekkürle tedebbürün kendisi esmer,bahtı ak evladıdır.asaletini tefekkürden,metanetini tedebbürden almıştır.
hüzün su gibidir.azizdir.şerefli ve nadir...hem herşeye yeter,hem her yeri doldurulamaz.temizler,kirlenir.arşa yükselir,bir ah kanat olur ona,temizlenir,iner solgun gönüllere...
''hüzün dostumdur''buyurmuş hüzün Peygamberi(sav)ömrü hüzünden sağılmış yetim...hira,hicret,İBrahim,taif,uhud,ifk,NA YANA BAKSA HÜZÜN...HÜZNE,BU HÜZÜN YETER...
''EY YAR SEN GİTTİN BİR HÜZÜN KALDI BANA
BENİ BENDEN GEÇİREN BİR SÖZÜN KALDI BANA''
''KIZIM'' demiş kızının kulağına:'üzülme,baban bundan sonra hiç acı çekmeyecek''
haydi ey kalem,bırak çizgiyide sese dökelim hüznü,yükseltelim HÜZNÜMÜZÜ:
yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
çölde seni özleyen bir kuşda ben olsaydım
dokunduğum küçük bir nakışda ben olsaydım
uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
bahiradan süzülen bir yaş da ben olsaydım
okşadğın bir parça kumaşda ben olsaydım
senin için görülen bir düşde ben olsaydım
yeryüzünde seni bir görmüşte ben olsaydım
senin visalinle bir gülmüşde ben olsaydım
sana hicret eden bir kureyşde ben olsaydım
damar damar seninle,hep seninle dolsaydım
batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
kabzasında bir dirhem gümüşde ben olsaydım
solgun yaprakları ıslatan yağmur
gözyaşlarım gibi artık sen de dur;
gönlüme hasretin sel gibi aksın
ömrümce kalbimde yaşayacaksın
