hafif bir esinti sardı yanızlığımı.
usul usul adımlarla,
yolda olmak adına yola çıkma zamanıydı.
bir yudum acı kahveyi,
şerbet niyetine içmek lazımdı...
denizleri aşmak derinlere dalmak gibi gelir,
dalgalandıkça dalgalanırsın.
çırpındıkça daha da derinleşir boşluklar,
akıntıya kapılıp savrulur gider bir yanın...
gün kızıla âşık, canhıraş yanmak istiyor.
vurgun gelir beklenen her dakika,
gün biter, örter gecenin karanlığı sokakları.
sessiz bombalar yağar şehrin üstüne,
düştüğü yer kalbimin atar damarı...
ölüm'e çeyrek kala yaralandım!
yalvardım...
azade/ bir garip pazar/ertesi...