Bu gece yıldızları saymadım senin için.
Uykusuzları saydım; sevdasından, derdinden, dermanından
yada bilemediğim türlü imtihanından dolayı gözlerini kapatamayanları saydım bu gece.
Etrafında pervanelerin seyrü seferini gördüğüm ne kadar şule-feşan varsa,
sana yaktım…
Zordu inan, tüm ışıklarını söndürmüşken bana;
debdebesiyle tir tir titrediğim ateşler yakmak sana…
Bu imkansızlık hüznünün dehlizlerinde kaybolarak,
içimdeki bitimsiz korkuyla bağırarak dökmüyorum sahipsiz benliğimi Yaradana…
Hafî bir zincirle düğümlüyorum dilimi.
Çözülürse yanacağım sanki, eriyecek ve biteceksin sen de, taşıdığım can gibi…
Haliyle sakinleşmiş, kâl ehlince vazgeçmiş
lakin hâl ehlince sabr-ı sukûna ermiş bir aşığın gördüğüdür gözlerim...
Uykusuzları saydım; sevdasından, derdinden, dermanından
yada bilemediğim türlü imtihanından dolayı gözlerini kapatamayanları saydım bu gece.
Etrafında pervanelerin seyrü seferini gördüğüm ne kadar şule-feşan varsa,
sana yaktım…
Zordu inan, tüm ışıklarını söndürmüşken bana;
debdebesiyle tir tir titrediğim ateşler yakmak sana…
Bu imkansızlık hüznünün dehlizlerinde kaybolarak,
içimdeki bitimsiz korkuyla bağırarak dökmüyorum sahipsiz benliğimi Yaradana…
Hafî bir zincirle düğümlüyorum dilimi.
Çözülürse yanacağım sanki, eriyecek ve biteceksin sen de, taşıdığım can gibi…
Haliyle sakinleşmiş, kâl ehlince vazgeçmiş
lakin hâl ehlince sabr-ı sukûna ermiş bir aşığın gördüğüdür gözlerim...