Sellerin akan ruhunda acıya neşr olur gözlerim
Anıların gölgesinde çorak kalır düşlerim
İnzivaya çekilen duyguların yoğunluğunda mahkum olur sözlerim
Alevin korluğunda yanar mahzun yüreğim
Yelkovanla akrebin çekişmesine yetişemez olur adımlarım
Dinlediğim ayrılık hikayelerinde kapanır gözlerim
Serçenin ayaklarında ezilir büsbütün benliğim.
Göç destanı ile sürgüne yol alır gecelerim
Yanar hissiyatlarım titrek mumun sathında
Isınmaz hayat soru işaretlerinin cevapsızlığında
Sel yok, düşler yok, söz yok, zaman yok.
Ah ki sual çok
Cevap veren yok...
Fatma Zehra Arslan...