Ele ele yürümenin yakınlığı şehri geride bırakmayı getirmez akıla,
Ayaklar yerden kesilmiştir, bir çift sessiz kanat yürütür seni.
Sözün ana karışmama haddini bildiği zamandır,
Omuz omuza bir sevda yüklenmenin kararları alınmaktadır,
Sukut derinliğinde sayısız yeminlerde.
Mecnun sızlanmayı keser, unutur Leyla denen derdi,
Tekerrür karşısında başka bir bedende,
Düşenleri izler bu nefaset dolu pervaneliğe,
Dönün benimle, yanın benimle,
Üstüm yağmur döşek çamur yine gönül hoş, mesud,
Beden olursa olsun ne halde.
Uzak bir zamanı müjdeliyor Eylül,
Çok zaman var bu ışık bahçesine hazanın gelmesine,
Sev gönül, yan gönül, dayan gönül, her şey yalan gönül.
Eda Aktas...