Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Bilirsin ki en büyük acılar
Hep ayrılıkla başlar
Bir serüven olur her ayrılık
Nasıl anlatsam
Anlayamazsın

Önce hüzün tutar ufukları
Yüreğin başına keder yağar
Sonra çağlayarak geçer zaman
Nasıl koştursam
Yakalayamazsın

Bakarsın ki yaralar kapanmış
Dinmeye başlamış bile sancılar
Bir acılı şiir kalmış geriye
Bir de sesini yitirmiş anılar
Nasıl açıklasam
Kavrayamazsın

Biz ki birlikte çıkmıştık yola
El ele
Kol kola
Ve çocukça
Daha ilk sabaha varmadan
Bıraktın beni
Dalıp gittin karanlıklara
Nasıl uyandırsam
Uyanamazsın

Artık ne yırtılmış bir resim
Ne kırılmış bir çerçeve
Çekip giden bir yolcuyu
Bir daha döndüremez geriye
Her şiir bir dünyadır çünkü
Kaybolursun kaybettikçe
Ağlayamazsın

Aşka yumruk sıkan bir intihar
Ya da gözü yaşlı bir mektup
Hiç dönüşebilir mi sevgiye
Sevmek ki bir yürek işidir
Nasıl tanıtsam
Tanıyamazsın

Bir kez yazıldı bu acının şiiri
Yazılıp geçti suların tarihini
Gücünüz yetmez artık
Nehirleri durduramazsınız


Adnan Yücel...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Ayrılıkların puslu aynasındadır
bekleyişlerin solgun yüzü
Bekleyişler ki demlenişidir sabrın
damıtır sessizliği ve üzüncü
damıtır gurbetin kavruk memesinden
ve emzirir
hasretin yanık yüzlü çoçuğunu

Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi
başını zamanın göğsüne koy
ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini
Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür
usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü
ve düşecektir ince bir rüzgarla
hüznün harmaniyesi

Ey yenilgilerin bezgin kuşu
suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman
bataklıklardan sızan sinsi ve pis
bir kokudur içinde tortulaşan kuşku
Ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür
gittikçe ağırlaşan
gittikçe yüreğini zonklatan

Sen ki şafağın göğü müsün
imbikle göğsünde göğün sütünü
ve emzir sönmekte olan yıldızları
sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy
dinle köpüklü kıyıların çağlayanını
imbatın serin elidir yüzünü okşayan

Güneşi kopar dalından ellerine al
ve durmadan canını yakan sözü
bitir şiirin kalbine
akıt artık umudun billur ırmağını
kavruk çölüne yüzümün
ve bir sevda gibi yanaş
hayatın kıyılarına

Yoksa ey kalbim
Tel bile olamazsın şiirin sazına


Ahmet Telli...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Bu gemi nereye gidiyor usta?
İçim boş, gemiler boş...

Zamana dolandıkça tekliyor hayat.

Kaydırılıyorum sehpalardan,
yağlı bir ilmek gerdanında süs sevdamın.
Tuzaklar kuruyorum martıların kursağına,
bir kere de benim için ağlayıversinler mavi sulara.
Gözlerinden akan her damlanın vebalini hakediyor vicdanım, ilk kez sana değil kendime isyanım!

Tenime işlemiş tırnaklarımı çekiyorum daha çok kanamak için.
İçim geçiyor, soğuk kanım sızdıkça göğsümden aşağı.
Can kurtaran yok mu?
İçim akıyor diyorum,
yok mu beni içimden çekecek bir düş?

bu gemi nereye gidiyor ustaaa?

Dilimde hüzün nakaratlı bir türkü,
ki ben en çok nakaratları seviyorum.
Bir rüzgarın sırtına vurup yolladığın kokun ciğerlerime değdi, sen alıp ben veriyorum her solukta.

Saatler bu a'nı vursa da,
biliyorum az sonra dün olacak ve adın takılıcak yelkovana.
Sonra sinsice bir akrep düşücek peşine..
Köşe bucak kaçma zamandan,
bir gün saatler yarını vurucak!

ve yeni bir gün,
yeni bir kovalamacanın girdabında sıkışacak
sözlerin ve gözlerin düşecek düşlerime.
Oysa ben,
çoktan düşmüş olacağım hiç bir zaman diliminden.

Bu gemi nereye gidiyor ustaaaa?
İçimdeki boşluklardan peydahlanan vuslatına gebeyim.

Sen varsın ki yaşıyorum ve yokluğundan nasıl yaşamlar biriktirdiğime şaşıyorum.

Oysa bak, bir ömür değil alnımda yazılan bir an'ın hatrına,
bir anının ardına yapışıp bileklerimden sürülüyorum hayata.
Beş kuruş etmem köle pazarlarında satılsam, çünkü içim boş...

Peki bu gemi nereye gidiyor ustaaaa?

Ağıtlar kırılıyor saç tellerimde,
kaşlarımın arasından sızıyor gözlerin,
gölgen düşüyor elalığıma.
Yine kızıl alevler saçıyor bakışların sevdalara.
Ürkütüyorum kendimi, oysa bu gözler benim değil ki.

Ellerim karıncalanıyor yokluğuna tutunmaktan.
Sonra karınca sürüleri hücum ediyor beynimdeki izsizliklere.

Ve filmin sonu...

Boyumdan büyük bir boşluk sahnede...
Durulmayı bilmiyor içimde gelgitlenen mavi,
dudaklarında beyaz bir yelkenli.

Peki
bu gemi nereye gidiyor ustaaaaaa?


Züleyha Çay...
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Kim istemez mutlu olmayı,
Ama mutsuzluğada Var mısın.?


Cemal Süreya
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Her seçiş bir vazgeçiştir hayatta.
Seçtiğin, vazgeçtiğine değsin,
Gün gelir, Gül başkaydı dersin...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
soğuk esti rüzgarlar
üstüme kırağıların yağdı...
hani!
buğularına yakalandığımız
seherlerin vardı / çiy kokan:
yapraklara ışıltı,
çiçeklere can,
gözlerimize fer...
şimdi donuklaştı.

şimdi kış vurgunu bakışlarımız,
şimdi aşk yorgunu,
şimdi özlem yolcusu,
geride sevgi dolu sözler kaldı..

ve ben kaldım / kuru bir dal!
dokuz bahar geçse de üstünden,
dokuz konsa da kuşlar,
kimsesizliğine ağladı..

hani sen!
'kimsesizliğimde kimimsin' diyordun
yalan mıydı?
yalan mıydı? ! ...


Tayyibe Atay...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Yoksul bir söylenti demişlerdi aşk için
Masallarını bohçasında gezdiren…

Zaman, Böğürtlenlerin mor’a dönüştüğü andı
Ay ışığının nöbetçi kaldığı bir gece
Üstüme, bıraktığın yalnızlığı giyinmiştim
Adımlarım “sus” kuyularına düşmeden az önce

Ve

Henüz, keşkelere yenilmemiştim
Şehrin tüm kandilleri firari bir yıldız gibi
Karanlığa göç ederken…

Biliyor musun?

/Akortsuz haykırışlarımdan
Kaç yakamoz terk etti gözlerimdeki denizi…/

Dişlerimin arasında çok tanrılı kelimeler dolaşırken
Avuçlarımda yoksul bir gamze alışkanlıklarına göçüverir

Gülümser…
Sefil göz halleriyle…
Tetikçi bir yıldız,
Sensizliğin günlerini mırıldanır ellerimin tedirginliğine
Şarkılara sağır olan, yeminli bir pusudayken…

Uykusuz bir ayaz demişlerdi aşk için
Düşlerini mevsimsiz titreten…

Zaman, Akasyaların eylüle yandığı andı
Haziranın sarhoşluğa adım attığı gece
Dilime, bıraktığın küfürleri dolamıştım
Parmaklarım bir papatyanın katili olmadan az önce

Ve
Daha, -miş’lerle tanışmamıştım
Şehrin tüm caddeleri sakıncalı bir güzergâh gibi
Çıkmazlara gebeyken...

Biliyor musun?

/Saçlarımdaki yıldızlardan
Kaç hikaye anlattım gök/yüzüne/

Dudaklarımın arasında yorgun melodiler sızlarken
Yüreğim dertli bir tamburun mızrabında fasıllaşır

Kanar…
Sefil söz halleriyle…
Tetikçi bir saki
Sensizliğin zehrini doldurur içimin ateşine
Şarkılara haram olan, kemani bir yalnızlıktayken…

Bir hüzzam şarkıydı ayrılık
Ve kuşlar,
Öpüyordu o şarkıyı nağmelerinden…


Koray Kızılcan...
 
Üst Alt