Toprak kokarak doğuyoruz,
ağlayarak bereketimizi sunuyoruz bu toprağa.
Bilmediğimiz bir tarihte bir kaynaktan geliyor,
yine bilmediğimiz bir tarihte ölümle sonlanacak bir sonsuza gidiyoruz.
İkisi arasındaki süreye hayat diyoruz.
Her şey bir koku gibi içimize siniyor;
doğa, iklim, yemek, sohbet, insanlar ve tüm kâinat.
Tam ortasında duruyoruz nefesinin hayatın.
Koşarak başlıyoruz,
yavaşlamaya başladığımızda ise koşmak istiyoruz.