Bazı sesler ödünç alınmış gibi sanki; bebeklerin kalp atışlarından, gök-gürültüsünden, cellat suskunluğundan, Cem Sultan’ın hüznünden, yoksul kederinden, zindan hıçkırıklarından, kuş yuvalarından, Bağdat sokaklarından, siyah-beyaz filmlerden, Araf’tan, sabahçı kahvelerinden, bir anne nefesinden, fabrika çıkışlarından, Âdem’den, karga çığlıklarından, efkarları gibi kendileri de kocamış o adamlardan, ebedi yalnızlardan, cennet musikilerinden, tekke sessizliğinden, güneşin doğuşundan, ıstakoz ıslıklarından, derviş hırkasından, nisan yağmurlarından, Sultan Süleyman’ın ömründen, yılan fısıltılarından, okul bahçelerinden, güvercin gerdanlığından ve hayret makamından.
g.adıgüzel