Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Edebiyat

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir
Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir
Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir
Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.

Yıllardır, uygarlıktan sana hep enkaz kaldı
Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı.

Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır
Külümüzden yükselen duman bizden yanadır
Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır
Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır

Kapıları açacak çoşkun bin niyaz kaldı
Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı..


Nurullah GENÇ
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
Temâşâ-yı Hazân
Gel bugün de, sükût ile güzelim

İhtizâr-ı hazânı seyredelim:

Gel bugün de, güzelim sonbaharın can çekişmesini seyredelim:



Ey benim, ey hazân-likâ güzelim

Bir dimâğî vedâd ü re’fetle

Kalalım ser-be-ser tabîatle.

Ey benim sonbahar yüzlü güzelim zihinsel düşünceye dayanan bir dostluk kuralım, tabiatta baş başa kalalım.



Elem-i arza iştirâk edelim

Mevsimin kâinat-ı ye’sinde

Olalım biz de bir gam-ı zinde…

Yeryüzünün elemine ortak olalım, bu dünya üzüntü yeridir. Yeni yeni kederler duyalım.
Bu soluk mevsim-i küdûretten

Dağılır bir vedâ-ı bî-kelîmât

Pek hayâli, rakîk bir ‘heyhât!’

Bu soluk kederler mevsiminde her parçadan kelimesiz bir veda dağılır. Ona kapılmış ince bir yaprak vardır.



Za’f ile diz çöken tabîatten

Yükselir bir feci vaz’-ı duâ

Gizli bir şehka, bir sükût-ı recâ.

Güçsüzlüğünü kabul edip. Yaratıcıdan istekte bulunması tavrıdır. Gizli bir hıçkırık bir yakarış sessizliği.



Böyle leb-beste terk-i ömr etmek,

Nazarî bir lisân ile ancak

Ebedî iftirâkı anlatmak

Hayatı terk ederken sessiz bir şekilde yakarış. Göze ait bir dille o ayrılığı anlatmaktadır.



Bir tahassürle dem-be-dem dönerek

Eylemek cebhe-i hayâta nazar;

Bu azîmette bir fecaat var…

An ve an hasretle dönerek hayatın yüzüne bakmak bu yönelişte bir feci durum var.



Sevgilim, dinle, işte bâd-ı hazân

Müteverrim misâli öksürüyor,

Hem de bir öksürük ki çok sürüyor.

Sevgilim işte dinle sonbahar rüzgarını veremli gibi öksürüyor. Hem de bir öksürük ki çok sürüyor.



Bu bahâr-ı terennümün her ân

Çâk olur sanki sadr-ı hâtırası:

Bu suâlin kesilmiyor arası;

Baharı anmak büyük özlem olur. Öksürünce sanki göğsü yırtacakmış gibidir. Bu sorunun arkası kesilmiyor.


Kâinat oldu sanki ser-ta-ser

Bir büyük hastahâne-i etfâl

Öyle bir yer ki pür hurûş-ı suâl.

Dünya sanki baştan başa oldu. Büyük bir çocuklar hastanesi. Öyle bir yer ki sorularla dolu.



Bâd-ı pür va’d-i nevbahârı eder

Bir enîn-i elîm ile tekzîb

Öksüren, inleyen şu bâd-ı ratîb.

İlkbaharın vaad dolu rüzgarı sonbaharın nemli rüzgarı yakınlamaktadır.



Sar’a-i ihtizâr içinde gusûn

Çırpınır, çarpınır, kırar, kırılır;

Bâd-ı nâlâna haykırır, darılır…

Sonbahar rüzgarı estikçe dallar çırpınır kırar kırılır. İnleyen rüzgara haykırır darılır.

Âh o dallardaki fütûr-ı derûn,

Onların tavr-ı serzenişkârı

Onların mâderâne ekdârı!…

Ah o dalların içten utanmışlık hali onların serzenişi tavırları, onların annelere mahsus kaderleri.



O nihâlânda sallanan yuvalar,

O perakende, nâzenin, muğber

Uçuşan, savrulan, düşen tüyler…

O dallarda sallanan yuvalar o kendi halinde ince kırgın, yuvalardan sonra uçuşa kalan tüyler vardır.



Âh o son tüy ki muhteriz, kovalar

Câ-be-câ rûh-ı âşiyânesini,

Yuvanın yâd-ı pür-terânesini…

Ah o son tüy ki çekingen yer yer yuvanın ruhunu kovalar, yuvanın şarkı dolu hatıralarını aramakta.



Kim bilir hangi tâir-i şuhun

Yâdigâr-ı hayât-ı kalbîsi

Doldururdu bu lâne-i hevesi?

Kim bilir hangi neşeli bir kuş kalp hayatının hatırası. Heves yuvasını doldurmakta idi.

Kim bilir hangi pür-tarab rûhun

Yıkılan âşiyânda mahfîdi

Râz-ı aşkîsi, râz-ı ümmîdi?…

Kim bilir hangi şarkı dolu ruhun yıkılan yuvasında ümidinin sırları, aşkının sırları yuvada gizli idi.



Yıkılan lanelerle birlikte

Dökülür âb ü hâke yapraklar;

Na’ş-ı evrâk ile dolar lâklar.

Rüzgar dalları sarsınca yıkılan yuvalarla beraber suya ve yere dökülürdü. Su birikintisi yaprak ölüleri ile dolar.



Ruhu bâzû-yı bâd-ı hâlikte

Ömr-i nâçizi gam-zede-yi zıyâ’

Dökülür berk-i mürde, lâl-i veda’…

Ölmüş yapraklara veda edemedi. Ruhunu helak edici rüzgara kaptırmıştı. Yaprak gam görmüş ışığın kederine uğramış o aciz bir ömrü veda sessizliği ile ölüme gider.



O sararmış giyâh, o yapraklar

Bûse-i elvedaa nâ-kâdir

Öyle hemşîreler ki gam yaraşır.

O sararmış otlar o yapraklar. Bir veda öpücüğü bile veremezler. Öyle kardeşlerdir ki keder yaraşır
Kim bilir hangi şarkı dolu ruhun yıkılan yuvasında ümidinin sırları, aşkının sırları yuvada gizli idi.



Yıkılan lanelerle birlikte

Dökülür âb ü hâke yapraklar;

Na’ş-ı evrâk ile dolar lâklar.

Rüzgar dalları sarsınca yıkılan yuvalarla beraber suya ve yere dökülürdü. Su birikintisi yaprak ölüleri ile dolar.



Ruhu bâzû-yı bâd-ı hâlikte

Ömr-i nâçizi gam-zede-yi zıyâ’

Dökülür berk-i mürde, lâl-i veda’…

Ölmüş yapraklara veda edemedi. Ruhunu helak edici rüzgara kaptırmıştı. Yaprak gam görmüş ışığın kederine uğramış o aciz bir ömrü veda sessizliği ile ölüme gider.

O sararmış giyâh, o yapraklar

Bûse-i elvedaa nâ-kâdir

Öyle hemşîreler ki gam yaraşır.

O sararmış otlar o yapraklar. Bir veda öpücüğü bile veremezler. Öyle kardeşlerdir ki keder yaraşır.



Bu düşenler birer nahîf eldir,

Öyle eller ki tâlib-i rikkat,

Taleb-i rahm için eder hareket;

Bu düşenler narin bir eldi. Rüzgarda savrulurken açma sahibidir. Sanki onlar bizden acımamızı istemektedir.



Öyle eller ki tavrı mühmeldir,

Gösterir âsümânı, hâke düşer;

Emel-i arş ile helâke düşer.

Öyle elerki tavrı perişandır gökyüzünü gösterir göle düşer. ….

………………………

Yeter artık nezâremiz güzelim

O senin mevti görmemiş dîden

Korkarım incinir bu rü’yetten;

Gel, bahâr-ı hayâli seyredelim…

Çok seyrettik yeter artık. O serin ölümü görmemiş gözler bu seyirden incinir. Gel hayalde baharı canlandıralım.

Cenap Şahabettin
:gul:
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Ben hırreyim ammâ aslım aslandır
Ben katreyim ammâ aslım ummândır
Hiç küçük görme sen şu kulu zîra
Ben zerreyim ammâ aslım Rahmân’dır.

Zerefşân
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
"Kalbinizi yumuşatın,iradeniz sert olsun."A.C.Zarifoğlu
:gul:
 

yenitayfun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2018
Mesajlar
44
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
“Arkadaş dünya için boş yere üzülme
Şu hurda dünya için gereksiz yere üzülme
Var olan zaten geçti yok da ortada yok
Şen ol da var için yok için üzülme”
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
“Bir kere misafire çıkmış adın..
İstesen de gideceksin, istemesen de..”


ne güzel demiş şair..
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
"Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.
Dinledikçe susması, düşündükçe susması...
Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası."#Özdemir Asaf
:gul:
 
Üst Alt