Yolunu kaybetmiş bir yaprağın,
rüzgârla dansı gibi Mevlânanın eteğine sarıldım.
Sarıldım da içimi yakan çöl ateşine
bir yudum su bulamadım.
Şemsi imdada çağırırken,
Gül ağladı halime, gülden utandım.
Ümit çağımın en güzide yıllarında,
duygu ve düşüncelerimin en çalkantılı döneminde
bana beklemeyi öğrettin
Kirlenen düşlerimize,
Yokluğunda hârlanan bu yürek ateşine,
Çöle dönen ömrümüze Hepimize
Bir yağmur taneciği ile gel Efendim!
Ya bir ayaz gecesi gittiğin gibi,
Ya da ait olduğun yere:
kaleminle sız yüreğimize
Kahraman Tazeoğlu...