- Üyelik Tarihi
- 2 Mar 2006
- Mesajlar
- 99
- Aldığı Beğeniler
- 1
- Takım
- Galatasaray
[span=blue]Dünya üzerinde yaşayan tüm insanlar huzur ve güven içinde yaşamanın yollarını ararlar. Her birinin mutlu olmak için bir hedefi vardır.
Kimi zengin olduğunda, kimi iyi bir işe girdiğinde, kimi istediği estetik ameliyatını yaptırabildiğinde, kimi üniversiteyi kazandığında mutlu olacağını düşünür. Amacına ulaştığında ise aradığı mutluluğu ya bulamaz ya da çok kısa süreli ve kendisini tatmin etmeyen bir mutluluk olduğunu görür. Bu sefer de kendisine başka bir hedef bulur. Onu elde ettiğinde mutlu olabileceğini düşünür.
Oysa bugüne kadar BU YOLLARLA gerçek anlamda mutluluğu yakalayabilen bir insan olmamıştır. En mutlu olduğunu düşünen insanın bile, içini sıkan, düşünmekten kaçındığı, ona huzursuzluk veren sayısız konusu vardır.
Gerçek mutluluk, huzur, iç neşesi ve rahatlık ise, sadece Allah'ın zikriyle mümkündür. Allah bu gerçeği bir ayette şöyle bildirir:
"BUNLAR, İMAN EDENLER ve KALBLERİ ALLAHI'IN ZİKRİYLE MUTMAİN OLANLARDIR. HABERİNİZ OLSUN; KALBLER YANLIZCA ALLAH'IN ZİKRİYLE MUTMAİN OLUR." (Rad Suresi, 28 )
Bu, Allah'ın Kuran'da bize bildirdiği çok önemli bir sırdır. Birçok insan bu gerçekten habersiz, yukarıda söz ettiğimiz şekilde çaresizlik içinde yaşar. DÜNYA NİMETLERİYLE TATMİN BULMAYA ÇALIŞIR. ASLA ÖLMEYECEKMİŞÇESİNE, HESAP GÜNÜYLE KARŞILAŞACAĞINI DÜŞÜNMEDEN, DÜNYAYA AİT DEĞERLERE SAHİP OLMAK İÇİN HIRSLA UĞRAŞIR...
ANCAK BU, BÜYÜK BİR ALDANIŞTIR..
Bu insanların sahip oldukları hiçbir şey gerçek bir huzur ve mutluluk kazandırmaz. Yalnızca Allah'a gönülden bağlanan, O'nun şefkatinin, merhametinin, kendileri üzerindeki korumasının şuurunda olan müminler huzurlu bir yaşam sürebilirler.
Gördüğü her olayda, duyduğu her konuşmada Allah'ı zikreden, Allah'ın yaratışının delillerini görerek O'nu anan bir insanın kalbine Allah, bu iç rahatlığını, huzuru verir. Dolayısıyla insanların iç rahatlığını veya huzur ve mutluluğu başka yerlerde aramaları boşunadır. Allah Kuran'da ancak kalpleri huzur bulmuş kişilerin sonsuz nimetler ile dolu cennete gireceğini bildirir:
"EY MUTMAİN (tatmin bulmuş) NEFİS, RABBİNE, HOŞNUT EDECİ ve HOŞNUT EDİLMİŞ OLARAK DÖN. ARTIK KULLARIMIN ARASINDA GİR. CENETİME GİR." (Fecr Suresi, 27-30) [/span]
Kimi zengin olduğunda, kimi iyi bir işe girdiğinde, kimi istediği estetik ameliyatını yaptırabildiğinde, kimi üniversiteyi kazandığında mutlu olacağını düşünür. Amacına ulaştığında ise aradığı mutluluğu ya bulamaz ya da çok kısa süreli ve kendisini tatmin etmeyen bir mutluluk olduğunu görür. Bu sefer de kendisine başka bir hedef bulur. Onu elde ettiğinde mutlu olabileceğini düşünür.
Oysa bugüne kadar BU YOLLARLA gerçek anlamda mutluluğu yakalayabilen bir insan olmamıştır. En mutlu olduğunu düşünen insanın bile, içini sıkan, düşünmekten kaçındığı, ona huzursuzluk veren sayısız konusu vardır.
Gerçek mutluluk, huzur, iç neşesi ve rahatlık ise, sadece Allah'ın zikriyle mümkündür. Allah bu gerçeği bir ayette şöyle bildirir:
"BUNLAR, İMAN EDENLER ve KALBLERİ ALLAHI'IN ZİKRİYLE MUTMAİN OLANLARDIR. HABERİNİZ OLSUN; KALBLER YANLIZCA ALLAH'IN ZİKRİYLE MUTMAİN OLUR." (Rad Suresi, 28 )
Bu, Allah'ın Kuran'da bize bildirdiği çok önemli bir sırdır. Birçok insan bu gerçekten habersiz, yukarıda söz ettiğimiz şekilde çaresizlik içinde yaşar. DÜNYA NİMETLERİYLE TATMİN BULMAYA ÇALIŞIR. ASLA ÖLMEYECEKMİŞÇESİNE, HESAP GÜNÜYLE KARŞILAŞACAĞINI DÜŞÜNMEDEN, DÜNYAYA AİT DEĞERLERE SAHİP OLMAK İÇİN HIRSLA UĞRAŞIR...
ANCAK BU, BÜYÜK BİR ALDANIŞTIR..
Bu insanların sahip oldukları hiçbir şey gerçek bir huzur ve mutluluk kazandırmaz. Yalnızca Allah'a gönülden bağlanan, O'nun şefkatinin, merhametinin, kendileri üzerindeki korumasının şuurunda olan müminler huzurlu bir yaşam sürebilirler.
Gördüğü her olayda, duyduğu her konuşmada Allah'ı zikreden, Allah'ın yaratışının delillerini görerek O'nu anan bir insanın kalbine Allah, bu iç rahatlığını, huzuru verir. Dolayısıyla insanların iç rahatlığını veya huzur ve mutluluğu başka yerlerde aramaları boşunadır. Allah Kuran'da ancak kalpleri huzur bulmuş kişilerin sonsuz nimetler ile dolu cennete gireceğini bildirir:
"EY MUTMAİN (tatmin bulmuş) NEFİS, RABBİNE, HOŞNUT EDECİ ve HOŞNUT EDİLMİŞ OLARAK DÖN. ARTIK KULLARIMIN ARASINDA GİR. CENETİME GİR." (Fecr Suresi, 27-30) [/span]