- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Hazreti Ebû Bekir Efendimiz, yanına Bilâl ve Selmânı da alarak do ruca Medine çarşısına çıktı. Hazret-i Aliyle nikahı kıyılmış olan Fâtıma validemizin çeyiz eşyasını alacak, birlikte İmam-ı Alinin evine bırakacaklardı.
Cennet hanımlarının baş tacı olan Fâtıma validemizin ömrü boyunca kullanaca ı ev eşyası da, bundan ibaret olacaktı.
Bu çeyiz eşyasının parasını, müstakbel eşi Hz. Ali vermişti. Bunun İslamdaki adı mehirdi.
Bakalım Hz. Alinin verdi i (dört yüz dirhemlik) mehirle, Resûlullahın muazzez kerimesi Fâtıma validemize nasıl bir Çeyiz eşyası alınacak; cennet hanımlarının baş tacı, günümüzdeki hanımlara örnek olan saâdethanesini nasıl bir çeyiz eşyasıyla süsleyecektir?
Neden sonra İmam-ı Alinin evinin kapısına bir deve yükü olarak getirilen çeyiz (do ru adıyla cihaz) eşyası indirilmeye başlandı.
Ashabın her biri, bir hizmetin içindeydiler. Bu mutlu günün sevinç ve huzuru, her birinin mütebessim yüzlerinden okunuyordu.
Dilerseniz, Hazret-i Ebû Bekirin seçip, Bilâl-i Habeşî ile Selmân-ı Farisînin yardım ederek getirdikleri çeyiz eşyasına bir göz atalım. Bunlar nelerdi?
1- Üzerinde namaz kılınacak güzel bir seccade.
2- Üç adet üzerine oturulacak minder.
3- İçi hurma kabu u lifleriyle doldurulmuş yastık.
4-Bu day ö ütecek el de irmeni ile, su tulumu, su testisi, su barda ı,
5- De irmende ö ütülmüş bu dayın kepe ini ayırmaya yarayacak, yeni geliştirilmiş bir elek...
6- Elle örülmüş bir battaniye, havlu, üzeri yünlü deri, pösteki.
7- Sedir, yani divan.
8- Kadife yorgan...
9- Geliştirilmiş deriden mamul, yere serilecek sofra...
Fâtıma validemizin bu cihaz eşyası, Hazret-i Alinin evine indirilip içeri alınırken, durumu seyreden Allahın Resûlü, bunu onların çok göreceklerini, fazla bulacaklarını düşünmüş, ellerini kaldırıp, pırıl pırıl gözyaşı dökerek şöyle dua etmişti:
- Yâ Rab! Senin sevmedi in israftan çekinen bu insanlara, bu eşyayı hayırlı eyle!
İşte cennet hanımlarının seyyidesi oldu u hadislerle sabit olan Fâtıma validemizin cihazı bu idi.
O, bunlarla mutlu oldu. Bu eşyalarla ömrünü tamamladı. Bunlarla huzur bulup rahat etti.
Günümüzde nice ana-babalar, nice kız ve gençler vardır ki, çeyiz için karşı tarafı kasıp kavurur, soyup so ana çevirir; huzuru, saadeti birtakım mobilyada, koltukta, ev eşyasında ve sandık içinde ararlar. Halbuki, bunların hiçbiri huzurun tek şartı, esas unsuru olamazlar. Saadet birtakım odun parçası, çaput yükü ile vücut bulmaz.
Evlilikte, huzurun ilk şartı, ana unsuru, fikirde birlik, de er ölçülerinde ortaklık, hayat anlayışında müşterekliktedir. Dinî ölçülere, İslamî kaidelere olan ba lılıktadır. Çevrenin kötü telkinine boyun e meyecek şahsiyete sahip olmaktadır. Bu şuura mâlik olan taraflar, bu iman ve izan birli ine sahip bulunan akraba ve karı-kocalar, ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar, ne iyiden iyiye temel ihtiyaçlarını iptal ederler, ne de işi çı ırından çıkartıp da karşı tarafı yıkmaya yönelir, ihtiyaç dışı isteklerde ısrar ederler. Belki, zararlı arzularını durdurur, fuzuli isteklerini terk eder, gönüllerdeki birli i, sevgi ve muhabbeti en büyük çeyiz olarak görürler.
Günümüzde nice ana-babalar, nice kız ve gençler vardır ki, çeyiz için karşı tarafı kasıp kavurur, soyup so ana çevirir; huzuru, saadeti birtakım mobilyada, koltukta, ev eşyasında ve sandık içinde ararlar. Halbuki, bunların hiçbiri huzurun tek şartı, esas unsuru olamazlar. Saadet birtakım odun parçası, çaput yükü ile vücut bulmaz.
Bugün bizim oralarda evlenmeye kalksam sadece başlık parası olarak 3.000 ytl (3 milyar) ödemem gerekiyor.(yurt dışındaki kardeşlerimiz için döviz bazında yazayım 1.800 euro)Ya konu biraz karıştı galiba.
KAHROLSUN BAŞLIK PARASI..

Cennet hanımlarının baş tacı olan Fâtıma validemizin ömrü boyunca kullanaca ı ev eşyası da, bundan ibaret olacaktı.
Bu çeyiz eşyasının parasını, müstakbel eşi Hz. Ali vermişti. Bunun İslamdaki adı mehirdi.
Bakalım Hz. Alinin verdi i (dört yüz dirhemlik) mehirle, Resûlullahın muazzez kerimesi Fâtıma validemize nasıl bir Çeyiz eşyası alınacak; cennet hanımlarının baş tacı, günümüzdeki hanımlara örnek olan saâdethanesini nasıl bir çeyiz eşyasıyla süsleyecektir?
Neden sonra İmam-ı Alinin evinin kapısına bir deve yükü olarak getirilen çeyiz (do ru adıyla cihaz) eşyası indirilmeye başlandı.
Ashabın her biri, bir hizmetin içindeydiler. Bu mutlu günün sevinç ve huzuru, her birinin mütebessim yüzlerinden okunuyordu.
Dilerseniz, Hazret-i Ebû Bekirin seçip, Bilâl-i Habeşî ile Selmân-ı Farisînin yardım ederek getirdikleri çeyiz eşyasına bir göz atalım. Bunlar nelerdi?
1- Üzerinde namaz kılınacak güzel bir seccade.
2- Üç adet üzerine oturulacak minder.
3- İçi hurma kabu u lifleriyle doldurulmuş yastık.
4-Bu day ö ütecek el de irmeni ile, su tulumu, su testisi, su barda ı,
5- De irmende ö ütülmüş bu dayın kepe ini ayırmaya yarayacak, yeni geliştirilmiş bir elek...
6- Elle örülmüş bir battaniye, havlu, üzeri yünlü deri, pösteki.
7- Sedir, yani divan.
8- Kadife yorgan...
9- Geliştirilmiş deriden mamul, yere serilecek sofra...
Fâtıma validemizin bu cihaz eşyası, Hazret-i Alinin evine indirilip içeri alınırken, durumu seyreden Allahın Resûlü, bunu onların çok göreceklerini, fazla bulacaklarını düşünmüş, ellerini kaldırıp, pırıl pırıl gözyaşı dökerek şöyle dua etmişti:
- Yâ Rab! Senin sevmedi in israftan çekinen bu insanlara, bu eşyayı hayırlı eyle!
İşte cennet hanımlarının seyyidesi oldu u hadislerle sabit olan Fâtıma validemizin cihazı bu idi.
O, bunlarla mutlu oldu. Bu eşyalarla ömrünü tamamladı. Bunlarla huzur bulup rahat etti.
Günümüzde nice ana-babalar, nice kız ve gençler vardır ki, çeyiz için karşı tarafı kasıp kavurur, soyup so ana çevirir; huzuru, saadeti birtakım mobilyada, koltukta, ev eşyasında ve sandık içinde ararlar. Halbuki, bunların hiçbiri huzurun tek şartı, esas unsuru olamazlar. Saadet birtakım odun parçası, çaput yükü ile vücut bulmaz.
Evlilikte, huzurun ilk şartı, ana unsuru, fikirde birlik, de er ölçülerinde ortaklık, hayat anlayışında müşterekliktedir. Dinî ölçülere, İslamî kaidelere olan ba lılıktadır. Çevrenin kötü telkinine boyun e meyecek şahsiyete sahip olmaktadır. Bu şuura mâlik olan taraflar, bu iman ve izan birli ine sahip bulunan akraba ve karı-kocalar, ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar, ne iyiden iyiye temel ihtiyaçlarını iptal ederler, ne de işi çı ırından çıkartıp da karşı tarafı yıkmaya yönelir, ihtiyaç dışı isteklerde ısrar ederler. Belki, zararlı arzularını durdurur, fuzuli isteklerini terk eder, gönüllerdeki birli i, sevgi ve muhabbeti en büyük çeyiz olarak görürler.
Günümüzde nice ana-babalar, nice kız ve gençler vardır ki, çeyiz için karşı tarafı kasıp kavurur, soyup so ana çevirir; huzuru, saadeti birtakım mobilyada, koltukta, ev eşyasında ve sandık içinde ararlar. Halbuki, bunların hiçbiri huzurun tek şartı, esas unsuru olamazlar. Saadet birtakım odun parçası, çaput yükü ile vücut bulmaz.
Bugün bizim oralarda evlenmeye kalksam sadece başlık parası olarak 3.000 ytl (3 milyar) ödemem gerekiyor.(yurt dışındaki kardeşlerimiz için döviz bazında yazayım 1.800 euro)Ya konu biraz karıştı galiba.
KAHROLSUN BAŞLIK PARASI..
