- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,072
- Aldığı Beğeniler
- 2
Hz.Fatıma Yaşamımızın Neresindedir?
Rahman, Rahim Allahın adıyla Şüphesiz, biz sana Kevseri verdik. Şu halde Rabbin için namaz kıl ve tekbir alırken, namazda ellerini bo azına kadar kaldır. Do rusu asıl ebter(soyu kesik) olan sana kin duyandır.[1]
Bir makinenin kolay ve bozulmadan çalışmasını sa lamak için, nasıl sürekli bakımı yapılırsa, insan beyni denilen düşünme mekanizmasınında bakımı sürekli okuma ile olur.
Okunan kitabın çekici olması; şahsın, zekasına,bilgisine, inançlarına, kültürüne ve de er yargılarına göre de işir. Ama kitabın de erli olup olmayışı tamamiyle, kitabın yazarına ve içeri ine ba lıdır. Bazı kitapları bir kere okumak yeterlidir. Bazı kitaplar ise o kadar de erlidirki, insan daha çok şey almak için bir kaç kere daha okur.
Düşünün ki elinizde öyle de erli bir kitap varki, bu kitap yaşam rehberiniz olacak niteliktedir. Her okuyuşunuzda yeni ufuklara kavuşursunuz, yüre iniz aşkla dolar. Bir ömür okusanızda bitiremeyece iniz, yaşamınıza, gönlünüze, ruhunuza hitap etmekle kalmayıp cennetin anahtarını sunar size. Ne yaparsınız? Bu kitabı mutlaka elde eder, gözünüz gibi korur, defalarca okursunuz de il mi? Evet do rusuda budur zaten.
Bahsedilen kitap, beşerin yazdı ı somut bir kitap de ildir elbette. Yaşamının her ayrıntısı, gönüllere kazınılması gerekilen Hz. Fatima-ı Zehradır. O alemlere nur olarak gönderilen Kuranı kendi yaşamına geçirmiştir. Bir başka deyişle Fatıma Kuranın prati e geçirilmiş hali yani yaşayan Kurandır. Bu yüzden Allahın övgüsüne nail olmuştur. Resulullah (s.a.a) Hz. Fatımayı şöyle tanımlar: Kızım Fatıma (s.a) geçmiş gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin huzurunda ibadete durdu unda yıldızların yer ehli için parladı ı gibi, onun nuru da gökteki melekler için parlar ve Allah Teala meleklerine şöyle hitap eder. Ey melekler, bakın benim cariyem (kulum) Fatımaya; o benim huzurumda durmuştur, korkudan titriyor; kalbiyle benim ibadetime yönelmiştir. Sizleri şahit kılıyorum ki, ben onun takipçilerini ateşten koruyaca ım. [2]
Öyleyse Allahın merhametine, sevgisine muhtaç olan bizler, Allaha götüren rehber olarak Fatımayı izlememiz gerekir.
Ilahi aydınlı a koşmak isteyen kadınların Fatımadan daha aydınlık bir nurları yoktur. Onun hayatına baktı ımızda kısacık ömründe iman, takva, ilahi aşk ve ilimle; fedakarlık, iffet, mazlumiyet ve sabrın birleşti i mükemmel bir şahsiyetin, asırlara nasıl ders verdi ini görürüz.
Fatımayı örnek almak, rehber seçmek kolay de ildir. Onun taraftarı, takipçisi olabilmek için,
ilk önce onu tanımak gerekir. Zira tanımadı ımız bir Fatımayı sevmek kendimizi kandırmaktan başka bir şey de ildir. Onu bir evlat, bir eş, bir ana ve bir mumine olarak tanıyıp idrak etmek ve yaşamımıza geçirmek gerekir.
Fatımayı anlamadan dinleyenler, onun ismini duyunca a layıp sızlarlar ama yaşamlarınada karıştırmazlar. Özlerinde Fatımadan bir şey yoktur aslında. Başörtüsünü en ufak bir zorlukta açan bir müslüman kadın, sizce Kadının salahı, onun, yabancı bir erke i görmemesi ve yabancı erke inde onu görmemesidir.[3] diyen ve vefatından sonra bile mübarek vucudunun hatları belli olmasın diye kendisi icin Umeys kızı Esmaya özel tabut hazırlamasını vasiyet eden, Fatımanın iffet ve din anlayışını yeterince kavrayabilmişmidir.?
Evini lüks eşyalarla döşeyip, marka düşkünü, bakışlarıyla bile fakirleri ezen bir kadın; yoksulluk içinde ömrünü geçiren, evde çalışmaktan elleri nasırlaşan, kendisi ve çoçukları aç iken, evindeki son yiyece i bile fakirlere veren Fatımaın yaşam felsefesini idrak edebilmişmidir acaba?
Fatıma taraftarı olabilmek , onu rehber, şefaatçi edinebilmek için, Fatımalaşmak, yani Fatıma gibi düşünmek, Fatıma gibi yaşamak gerekir.
Kalbimizde Fatımanın imanından, ilahi aşkından, yaşamımızda Fatımanın mücadelesinden, ibadetinden, fedakarlı ından, iffetinden,merhametinden eser yoksa; çocuklarımızda Fatımanın çocuklarından izler yoksa; başımızda başörtü ama gönlümüzde sefa arzusu, kibir yada zulme duyarsızlık varsa biz Fatımanın taraftarları de iliz demektir.
Allahın kadınlara verdi i en büyük lutuf, şeref ve izzet Fatıma gibi bir şahsiyetin kadın oluşudur. Bu de erleri göz önünde bulunduran aziz İmam (r.a.), günümüz dünya kadınlarına
Hz. Fatımanın viladeti münasebetiyle Dünya Müslüman Kadınlar ve Anneler Gününü hediye ederek yılda bir kez de olsa kendimizi muhakeme etmemizi istemiştir.
Bu büyük kadına sarılıp onun de erlerine sahip çıktı ımız müddetçe pusulamız hiç şaşmayacaktır. Allah bizleri gerçek Fatıma taraftarları olmayı ve onun şefaatine nail olmayı nasip etsin.
[1] Kevser Suresi
[2] Bihar-ül Envar, c.28, s.37
[3] Ayetullah Ibrahim Emini,Hz. Fatima, S 183
Rahman, Rahim Allahın adıyla Şüphesiz, biz sana Kevseri verdik. Şu halde Rabbin için namaz kıl ve tekbir alırken, namazda ellerini bo azına kadar kaldır. Do rusu asıl ebter(soyu kesik) olan sana kin duyandır.[1]
Bir makinenin kolay ve bozulmadan çalışmasını sa lamak için, nasıl sürekli bakımı yapılırsa, insan beyni denilen düşünme mekanizmasınında bakımı sürekli okuma ile olur.
Okunan kitabın çekici olması; şahsın, zekasına,bilgisine, inançlarına, kültürüne ve de er yargılarına göre de işir. Ama kitabın de erli olup olmayışı tamamiyle, kitabın yazarına ve içeri ine ba lıdır. Bazı kitapları bir kere okumak yeterlidir. Bazı kitaplar ise o kadar de erlidirki, insan daha çok şey almak için bir kaç kere daha okur.
Düşünün ki elinizde öyle de erli bir kitap varki, bu kitap yaşam rehberiniz olacak niteliktedir. Her okuyuşunuzda yeni ufuklara kavuşursunuz, yüre iniz aşkla dolar. Bir ömür okusanızda bitiremeyece iniz, yaşamınıza, gönlünüze, ruhunuza hitap etmekle kalmayıp cennetin anahtarını sunar size. Ne yaparsınız? Bu kitabı mutlaka elde eder, gözünüz gibi korur, defalarca okursunuz de il mi? Evet do rusuda budur zaten.
Bahsedilen kitap, beşerin yazdı ı somut bir kitap de ildir elbette. Yaşamının her ayrıntısı, gönüllere kazınılması gerekilen Hz. Fatima-ı Zehradır. O alemlere nur olarak gönderilen Kuranı kendi yaşamına geçirmiştir. Bir başka deyişle Fatıma Kuranın prati e geçirilmiş hali yani yaşayan Kurandır. Bu yüzden Allahın övgüsüne nail olmuştur. Resulullah (s.a.a) Hz. Fatımayı şöyle tanımlar: Kızım Fatıma (s.a) geçmiş gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin huzurunda ibadete durdu unda yıldızların yer ehli için parladı ı gibi, onun nuru da gökteki melekler için parlar ve Allah Teala meleklerine şöyle hitap eder. Ey melekler, bakın benim cariyem (kulum) Fatımaya; o benim huzurumda durmuştur, korkudan titriyor; kalbiyle benim ibadetime yönelmiştir. Sizleri şahit kılıyorum ki, ben onun takipçilerini ateşten koruyaca ım. [2]
Öyleyse Allahın merhametine, sevgisine muhtaç olan bizler, Allaha götüren rehber olarak Fatımayı izlememiz gerekir.
Ilahi aydınlı a koşmak isteyen kadınların Fatımadan daha aydınlık bir nurları yoktur. Onun hayatına baktı ımızda kısacık ömründe iman, takva, ilahi aşk ve ilimle; fedakarlık, iffet, mazlumiyet ve sabrın birleşti i mükemmel bir şahsiyetin, asırlara nasıl ders verdi ini görürüz.
Fatımayı örnek almak, rehber seçmek kolay de ildir. Onun taraftarı, takipçisi olabilmek için,
ilk önce onu tanımak gerekir. Zira tanımadı ımız bir Fatımayı sevmek kendimizi kandırmaktan başka bir şey de ildir. Onu bir evlat, bir eş, bir ana ve bir mumine olarak tanıyıp idrak etmek ve yaşamımıza geçirmek gerekir.
Fatımayı anlamadan dinleyenler, onun ismini duyunca a layıp sızlarlar ama yaşamlarınada karıştırmazlar. Özlerinde Fatımadan bir şey yoktur aslında. Başörtüsünü en ufak bir zorlukta açan bir müslüman kadın, sizce Kadının salahı, onun, yabancı bir erke i görmemesi ve yabancı erke inde onu görmemesidir.[3] diyen ve vefatından sonra bile mübarek vucudunun hatları belli olmasın diye kendisi icin Umeys kızı Esmaya özel tabut hazırlamasını vasiyet eden, Fatımanın iffet ve din anlayışını yeterince kavrayabilmişmidir.?
Evini lüks eşyalarla döşeyip, marka düşkünü, bakışlarıyla bile fakirleri ezen bir kadın; yoksulluk içinde ömrünü geçiren, evde çalışmaktan elleri nasırlaşan, kendisi ve çoçukları aç iken, evindeki son yiyece i bile fakirlere veren Fatımaın yaşam felsefesini idrak edebilmişmidir acaba?
Fatıma taraftarı olabilmek , onu rehber, şefaatçi edinebilmek için, Fatımalaşmak, yani Fatıma gibi düşünmek, Fatıma gibi yaşamak gerekir.
Kalbimizde Fatımanın imanından, ilahi aşkından, yaşamımızda Fatımanın mücadelesinden, ibadetinden, fedakarlı ından, iffetinden,merhametinden eser yoksa; çocuklarımızda Fatımanın çocuklarından izler yoksa; başımızda başörtü ama gönlümüzde sefa arzusu, kibir yada zulme duyarsızlık varsa biz Fatımanın taraftarları de iliz demektir.
Allahın kadınlara verdi i en büyük lutuf, şeref ve izzet Fatıma gibi bir şahsiyetin kadın oluşudur. Bu de erleri göz önünde bulunduran aziz İmam (r.a.), günümüz dünya kadınlarına
Hz. Fatımanın viladeti münasebetiyle Dünya Müslüman Kadınlar ve Anneler Gününü hediye ederek yılda bir kez de olsa kendimizi muhakeme etmemizi istemiştir.
Bu büyük kadına sarılıp onun de erlerine sahip çıktı ımız müddetçe pusulamız hiç şaşmayacaktır. Allah bizleri gerçek Fatıma taraftarları olmayı ve onun şefaatine nail olmayı nasip etsin.
[1] Kevser Suresi
[2] Bihar-ül Envar, c.28, s.37
[3] Ayetullah Ibrahim Emini,Hz. Fatima, S 183