Hz.Peygamberin Hanımlara Olan Şefkati
Allah Rasûlünden kadının hissiyatını geceden gündüze çeviren, hassaslığın bile yanında kaba kaldığı tavırlar gelirken kadınların sessiz ve hissiz kalması ne mümkün. Kadının hissiyatını yansıtan ve gönülleri aydınlatan en can alıcı tablolar Allah Rasûlü ve Müslümanların en çok sıkıntı çektikleri harp olan Uhudda zirve noktada kendini göstermiştir.
Allah Rasûlünün öğretilerinin hayatı şekillendirdiği safhalar insanlığı hayrete ve hayranlığa sürükleyen tablolarla doluydu. İslam ile müşerref olan insanlar, feleğin tersine döndüğünü düşünmeye başlamışlardı. Kök anlamı barış ve esenlikle kardeş olan bir din, kız çocuğunu diri diri gömen insanları, haksız yere en küçük bir cana kıymaktan doğaya dahi zarar vermekten çekinir hale getirmişti. Kadını mal gibi kullanan bir toplumda, kadına düşmanlık, cana düşmanlık, hayata düşmanlık simgesine dönüşmüştü. Ve o yüce dinin incelik peygamberinin hanımlara yönelik latif tavırları kadına değer verdiğini söyleyen günümüz insanı için bile önemli mesajlar taşımaktaydı.
Hz. Peygamber (s.a.v) kendisini görmeye gelen kadınlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar, hatta bazen üzerine oturmaları için cübbesini yere sererdi. Oturması için kadına cübbesini seren bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri&
Enes b. Malikten rivayetle: Rasulullahın Farisi bir komşusu vardı, güzel et yemeği yapardı. Rasûlullah (s.a.v) için yemek hazırladı, sonra davet etmeye geldi. Rasûlullah (Aişeyi göstererek): şunun için? diye sordu. Adam: Hayır deyince Rasûlullah: Hayır, (davetinizi kabul etmiyorum) dedi. Adam dönüp davetini tekrarladı. Rasûlullah: Ya şu? diye (yine Aişe (r.anha)yı gösterdi.) Adam: Hayır dedi. Rasûlullah da: Hayır diye cevap verdi. Sonra adam tekrar davet etmeye geldi. Rasûlullah: Ya şu? diye ısrar etti. Adam üçüncü sefer: Evet (o da davetli) dedi. Bunun üzerine kalktılar, adamın evine gittiler.
İşte eşe gösterilen incelik ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
Sad b. Ebi Vakkastan: Bir kere Ömer b. Hattab, Rasûlullahın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullahın yanında da Kureyşten bir takım kadınlar vardı; sesleri Rasûlullahın sesinin oldukça üstüne çıkıyordu. Ömer b. Hattab izin isteyince bu kadınlar hemen kalktılar ve perdenin arkasında gizlendiler. Rasûlullah Ömerin girmesine izin verdi. Ömer huzura girdiği sırada Rasûlullah (kadınların bu haline) gülüyordu. Bunun üzerine Ömer: Ey Allahın Rasûlü! Allah seni ömrün boyunca güldürsün dedi. Rasûlullah: Yanımda bulunan şu kadınlara taaccüb ettim; senin sesini duyunca acele perdenin arkasına koştular, buyurdu. Bunun üzerine Ömer: Siz onların saygısına daha layıksınız dedi. Ve kadınlara hitaben de: Ey nefislerinin düşmanları olan kadınlar! Rasûlullaha saygı göstermeyip de benden mi çekiniyorsunuz? dedi. Kadınlar da: Evet, senden çekiniyoruz. Çünkü sen Rasûlullahtan sert ve daha ağır sözlüsün dediler.
Örnek bir müminin dahi gazabından rahmetine sığınılan bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
Allah Rasûlünden kadının hissiyatını geceden gündüze çeviren, hassaslığın bile yanında kaba kaldığı tavırlar gelirken kadınların sessiz ve hissiz kalması ne mümkün. Kadının hissiyatını yansıtan ve gönülleri aydınlatan en can alıcı tablolar Allah Rasûlü ve Müslümanların en çok sıkıntı çektikleri harp olan Uhudda zirve noktada kendini göstermiştir.
Allah Rasûlünün öğretilerinin hayatı şekillendirdiği safhalar insanlığı hayrete ve hayranlığa sürükleyen tablolarla doluydu. İslam ile müşerref olan insanlar, feleğin tersine döndüğünü düşünmeye başlamışlardı. Kök anlamı barış ve esenlikle kardeş olan bir din, kız çocuğunu diri diri gömen insanları, haksız yere en küçük bir cana kıymaktan doğaya dahi zarar vermekten çekinir hale getirmişti. Kadını mal gibi kullanan bir toplumda, kadına düşmanlık, cana düşmanlık, hayata düşmanlık simgesine dönüşmüştü. Ve o yüce dinin incelik peygamberinin hanımlara yönelik latif tavırları kadına değer verdiğini söyleyen günümüz insanı için bile önemli mesajlar taşımaktaydı.
Hz. Peygamber (s.a.v) kendisini görmeye gelen kadınlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar, hatta bazen üzerine oturmaları için cübbesini yere sererdi. Oturması için kadına cübbesini seren bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri&
Enes b. Malikten rivayetle: Rasulullahın Farisi bir komşusu vardı, güzel et yemeği yapardı. Rasûlullah (s.a.v) için yemek hazırladı, sonra davet etmeye geldi. Rasûlullah (Aişeyi göstererek): şunun için? diye sordu. Adam: Hayır deyince Rasûlullah: Hayır, (davetinizi kabul etmiyorum) dedi. Adam dönüp davetini tekrarladı. Rasûlullah: Ya şu? diye (yine Aişe (r.anha)yı gösterdi.) Adam: Hayır dedi. Rasûlullah da: Hayır diye cevap verdi. Sonra adam tekrar davet etmeye geldi. Rasûlullah: Ya şu? diye ısrar etti. Adam üçüncü sefer: Evet (o da davetli) dedi. Bunun üzerine kalktılar, adamın evine gittiler.
İşte eşe gösterilen incelik ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
Sad b. Ebi Vakkastan: Bir kere Ömer b. Hattab, Rasûlullahın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullahın yanında da Kureyşten bir takım kadınlar vardı; sesleri Rasûlullahın sesinin oldukça üstüne çıkıyordu. Ömer b. Hattab izin isteyince bu kadınlar hemen kalktılar ve perdenin arkasında gizlendiler. Rasûlullah Ömerin girmesine izin verdi. Ömer huzura girdiği sırada Rasûlullah (kadınların bu haline) gülüyordu. Bunun üzerine Ömer: Ey Allahın Rasûlü! Allah seni ömrün boyunca güldürsün dedi. Rasûlullah: Yanımda bulunan şu kadınlara taaccüb ettim; senin sesini duyunca acele perdenin arkasına koştular, buyurdu. Bunun üzerine Ömer: Siz onların saygısına daha layıksınız dedi. Ve kadınlara hitaben de: Ey nefislerinin düşmanları olan kadınlar! Rasûlullaha saygı göstermeyip de benden mi çekiniyorsunuz? dedi. Kadınlar da: Evet, senden çekiniyoruz. Çünkü sen Rasûlullahtan sert ve daha ağır sözlüsün dediler.
Örnek bir müminin dahi gazabından rahmetine sığınılan bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..