Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

kalypso-tb

acil tıp teknisyeni
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2009
Mesajlar
596
Aldığı Beğeniler
1
Konum
FEZA
Takım
Beşiktaş
Haftalık ibadet planını

1- Cuma namazına ve Cuma gününe önem ver. Cuma günü Kehf suresini oku. En azından Cuma günü sabah namazını mescidde kıl. Cuma günü gusül al, tırnaklarını temizle, güzel koku sürün. Cuma günü tevbeye vakit ayır. Cuma günü olduğu için özellikle salâvat getir.

2- Haftada bir gün bile olsa ilmi bir ders halkasına katıl.

3- Haftada bir sadaka vermeye çalış.

4- Bir hasta ziyaret et. Bir arkadaş ziyaret et. Sılayı rahim yap.

5- Ailece bir gezi veya dinlenme programı yap. Çocuklara özel bir gün ayır.

6- Sağlık durumuna göre mubah bir spor yap.

7- Bir gün oruç tutmaya çalış.

8- Bir saat evde ailece Kur'an ve fıkıh dersi yap.

9- Bir günü dinine hizmete ayır.

Aylık ibadet planı

1- Her ay bir kitap oku. Okuduğun kitabı başkalarına tavsiye et, gerekiyorsa hediye et.

2- Hafızsan Kur'an'ı hatmet. Hafız değilsen en az yarım hatim etmiş ol. Kısa bir sure veya on ayet ezberle.

3- Aylık bütçeni hesapla, bir sonraki ay için tedbirler belirle. İnfaka daha çok pay ayırmaya çalış.

Yıllık ibadet planı

1- Zekâtını hesapla ve öde.

2- Borçlarını ve diğer kul haklarını hesapla, onlardan kurtul.

3- Ramazan ayı için hususi planlar yap.

4- Kur'an dili Arapçayı öğrenmeye çalış. Ya da benzeri bir amel yap.

Ömür için ibadet planı

1- Vasiyetini yazmış ol. Vasiyetinde, kul haklarına ati bilgiler bulunsun. Senden sonrakilere sıkıntı bırakmamaya çalış. Geride bıraktıklarına ciddi şeyler vasiyet et. Allah'tan korkmalarını emret. Dinlerine hizmet etmelerini söyle.

2- Ölmeden önce ümmetine hizmet etmiş olarak gitmek için bir şeyler yapmaya çalış. Cami inşa ettir. Talebe okut. Fakirlere destek ol. Kendi başına yapamıyorsan, yapan bir teşkilata katıl, orada hizmet et.

3- Kur'an'ı ezberlemiş olarak ölmeye çalış. Senin için artık mümkün değilse çocuklarının Kur'an'ı ezberlemiş olmalarına çalış. Kur'an hafızları arasında, olmazsa hafız babaları, anneleri arasında, o da olmazsa onlara hizmet edenlerin arasında adın bulunsun. Şunu iyi bil: Allah için zor bir şey yoktur. Samimi bir şekilde isteyene Allah istediğini vermektedir.

4- Ömür boyu yapılacak ibadetlerden biri de hac ibadetidir. Onu hesaplayarak mal biriktir. Her yıl hacca hazır, gidecekmiş gibi heyecanlı ol. Gitmeye hazır bekle. Gitmek nasip olunca da kendini yeniden doğmuş kabul et. Bir daha evine dönmeyecek ve Arafat'tan cennete gidecek gibi hazırlıklı ol. Allah seni bu aşk ve heyecanla görmelidir.

5- Senden sonrakiler için mali bir sıkıntı bırakmamaya çalış. Hatta onlara rızık açısından bir rahatlık bırakman sünnete daha uygundur.

6- Bir vakıf eseri bırakmaya gayret et. Allah için olsun, küçücük olsun.

Hayat kısa ama!
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
ALLAH RAZI OLSUN PAYLASAN YÜREGINIZE SAGLIK VE KALBI TESEKKÜRLER

COK GÜZEL MANIDAR BIR KONU ACMISINIZ
TESEKKÜR EDERIM:alkis:
 

kalypso-tb

acil tıp teknisyeni
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2009
Mesajlar
596
Aldığı Beğeniler
1
Konum
FEZA
Takım
Beşiktaş
Beğendiğiniziçin ben teşekkür ederim
 

kalypso-tb

acil tıp teknisyeni
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2009
Mesajlar
596
Aldığı Beğeniler
1
Konum
FEZA
Takım
Beşiktaş
İbn Abbas (r.a.) şöyle anlattı:
-Şam'da bir Yahudî vardı. Bir cumartesi günü Tevrat'ı okudu. Ondaki müjdeyi gördü. Oraya baktığı zaman , dört yerinde Resûlüllah (s.a.v.)'ın vassfını buldu. Onları kesti ve yaktı.
İkinci bir cumartesi, baktığı zaman, aynı şeyleri, Tevrar'ın sekiz yerinde buldu. Onları da kesip yaktı.
Üçüncü cumartesi baktığı zaman, aynı şeyleri Tevrat'ın oniki yerinde buldu.
Kendi kendine düşündü ve şöyle dedi:
-Eğer bunları da koparırsam, Tevrat'ın tümü onun vasıflarıyla dolacak.
Arkadaşlarına Resûlullah (s.a.v.)'ı sordu; şöyle dediler:
-Yalancının biridir. En iyisi, ne sen onu gör; ne de o seni görsün.
Şyle dedi:
-Musa'nın Tevrat'ı hakkı için , benim onu ziyaretime kimse engel olamaz.
Onun böyle demesi üzerine izin verdiler. O da, bineğine bindi; gece gündüz yola koyulup gitti. Medine'ye yaklaştığı zaman; onu Selman karşıladı.
Selman, güzel yüzlüydü. Onu görünce Muhammed (s.a.v.) sandı. Halbu ki, Resûlullah (s.a.v.) üçgün önce vefât etmişti Selman ağladı ve şöyle dedi:
- Ben onun kölesiyim.
-Peki o nerede? Diye sorunca, Selman(r.a.) düşündü:
-Vefat etti, dese, dönüp gidecek.
-Sağdır., dese, yalancı olacak.Şöyle dedi:
-Gel benimle, seni arkadaşlarının yanına götüreyim.
Mescide girdiği zaman, ashabın tümü mahzun bir hâlde idiler.
Resûlüllah(s.a.v.)'ı onların arasında sanarak:
-Selâm sana ey Muhammed! dedi. Bunun üzerine ashabın ağlaması arttı.
-Sen kimsin? Yaramızı tazeledin. Galiba bir yabancısın. Üçgün oluyor. O vefât etti.
Bunu duyan Yahudî bir sayha attı ve şöyle dedi:
-Vay perişanlığıma, o kadar yolum da boşa gitti. Keşke anam beni doğurmasaydı da; Tevrat'ı okumayaydım. Tevrat'ı okuyunca da onun vasfını görmeyeydim. Onun vasfını gördüm; bari kendisini göreydim.
Bundan sonra şöyle dedi.
-Ali burada mı, onu bana anlatsın.
-Evet burada, deyince sordu:
-Adın nedir?
-Ali deyince , şöyle dedi:
-Senin ismini de Tevrat'ta buldum.
Bundan sonra Hz. Ali(r.a.) şöyle anlattı:
-O ne uzun boyluydu; ne de kısa. Başı yuvarlaktı. Alnı genişti. Gözleri siyah ve irice idi. Kirpikleri uzundu. Görüldüğü zaman dişleri arasından nur yayılırdı. Saçlıydı. Elleri ve ayakları etliceydi. Yürüdüğü zaman , yüksek bir yerden iniyormuş gibi ayağını yerden kuvvetle kaldırırdı. İki omuzu arasında nübüvvet mührü vardı.
Yahudî bunları dinledikten sonra şöyle dedi:
-Doğrusun yâ Ali, onun Tevrat'taki vasfıda böyledir.
Bundan sonra şöyle dedi:
-Yâ Ali! Onun bir elbisesi kaldı mı, koklamak istiyorum.
Bunun üzerine Hz Ali(r.a.), Selman (r.a.)'a şöyle dedi:
-Ey Selman! Fatıma'nın kapısına git ve söyle : Babası Resûlüllah'ın cübbesini versin, getir...
Selman, Fatıma'nın kapısına gitti ve şöyle dedi:
-Ey peygamberin övündüğü kapı! Ey evliyanın ziynet kapısı.
Hasan ve Hüseyin ağlıyorlardı. Kapıyı vurunca , Hz. Fatıma içerden şöyle dedi:
-Yetimlerin kapısını çalan kimdir?
-Ben Selman, dedi. Sonra Hz. Ali'nin dediğini ona anlattı.
Bunun üzerine Hz. Fatıma ağladı ve şöyle dedi:
-Babamın cübbesini kim giyecek?
Ona dair şeyler anlattı. Yedi yerinden hurma lifi ile dikili idi. Hz. Ali onu alıp kokladı. Sonra sahabe alıp kokladı. Bundan sonra, Yahudi aldı, kokladı ve şöyle dedi:
-Bunun kokusu ne kadar güzeldir. Bundan sonra, Resûlullah (s.a.v.)'ın kabrine gitti. Başını semaya kaldırdı ve şöyle dedi:
-Yâ Rabbi! Sen'in birliğine, eşin ve ortağın bulunmadığına şahadet ederim. Bu kabrin sahibinin, esnin Resûl'ün ve Habib'in olduğuna şehadet ederim. Onun söylediklerini tasdik ediyorum.
Eğer müslümanlığımı kabul ediyorsan, bu saatte ruhumu al! Bundan sonra, düşüp öldü.
Onu, Hz. Ali(r.a.) yıkadı. Baki mezarlığına defnetti.
Allah ona rahmet eylesin. Bizi salihler zümresiyle haşreylesin.
Amin!...
 

kalypso-tb

acil tıp teknisyeni
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2009
Mesajlar
596
Aldığı Beğeniler
1
Konum
FEZA
Takım
Beşiktaş
1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bir kavmin arasında bulunan salih bir kimsenin öldükten son*ra geriye bıraktığı çocuğuna kendi ismini takan o kavme, Hz. Allah mane*vi bir mükâfat lûtf edecektir.”[159]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her müminin iki kapısı vardır:

a) Birinci kapıdan, işlediği namaz, oruç ve hac gibi iyilikleri yük*selir. (Arş-i âlâda kayıt defterine yazılır.)

b) Diğer kapıdan ise rızkı iner.

Bu iki kapının sahibi öldüğü zaman, her iki kapı, sahiplerini, kaybet*tikleri için ağlarlar.”[160]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Her müslüman erkek, ilk gördükleri kadından (Allah'dan korkup ve haya ederek) gözlerini kapatıp geriye çevirirse, Hz. Allah, o müminin kalbinde bir ibadet zihniyetini yaratır. Ve kişi dolayısıyla o ibadetin tadı*nı kalbinde hisseder.”[161]

4- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Herhangi bir müslüman, fakir bir müslümanı giydirirse, giydir*diği o elbise fukaranın üzerinde bulunduğu müddetçe Allah'ın himayesi altında bulunur.”[162]

5- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kim gösteriş (başkalarının görmesi) için, iyilik yaparsa, Hz. Allah'da kendisine karşı gösteriş yapar. (Gösteriş için yaptığı İyiliklerinin sevabını yakar ve kendisini de rezil eder.)

Kim başkası işitsin diye iyilik yaparsa, Hz. Allah o kimsenin yaptığı iyiliklerini imha eder ve kötü bir insan olduğunu etrafa duyurtur.”[163]

6- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kim, borçlu olan fakir bir kimseye kolaylık gösterirse, Hz. Allah'da o kimsenin dünya ve ahiret işlerini kolaylaştırır.”[164]

7- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kim, her iki çenenin arasındaki diline ye her iki bacaklarının arasındaki tenasül uzvuna hakim olacağına dair kefil olursa, Bende onun Cennete gireceğine dair kefil olurum.”[165]

8- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Yapmış olduğu kötülüğün cezasını dünyada gören bir kimse, bu cezayı ahirette görmeyecektir.”[166]

9- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bir din kardeşinin herhangi bir ihtiyacının (sıkıntısını) gideren bir kimsenin, Allah'da ihtiyacını görür.”[167]

10- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Fakire verilen sadaka, sahibini (boğulmak, yanmak gibi) her türlü tehlikelerden korur.”[168]


KAYNAKLAR:
[159],[160] İmam Suyuti,Camiu’s-Sağir Ve Tercemesi İzahlı 2000 Hadis, Aydın Yayınevi: 2/31
[161,162,163,164,165,166,167] İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercemesi İzahlı 2000 Hadis, Aydın Yayınevi: 2/32
[168] İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercemesi İzahlı 2000 Hadis,Aydın Yayınevi: 2/31-3
 
Üst Alt