Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
"İBADET VE RIZIK"


Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakikî bir insanlık vazifesi ve ne kadar fıtrî, beşerin yaratılışına uygun olduğunu görmek istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:
Seferberlikte, bir taburda, biri bilgili, görevini seven; diğeri acemi, nefsini seven iki asker beraber bulunuyordu. Görevini seven asker, eğitime ve cihâda dikkat eder, erzak ve yiyeceği hiç düşünmezdi.

Çünkü anlamış ki; onu beslemek ve ihtiyaçlarını vermek, hasta olsa tedâvi etmek, hattâ lokmayı ağzına koymak dahi devletin vazi-fesidir. Ve onun asıl vazifesi, eğitim ve cihaddır. Fakat bâzı erzak ve cihazat işlerinde işler. Kazan kaynatır, karavanayı yıkar, getirir. Ona sorulsa: "Ne yapıyorsun?" "Devletin bana verdiği işi yapıyorum" der. Demiyor; "Nafakam için çalışı-yorum."
Diğer şikayet sever ve acemi asker ise, eğitime ve harbe dikkat etmezdi. "O, devlet işidir. Bana ne?" derdi. Dâima nafakasını düşünüp onun peşinde dolaşır, taburu terk eder, çarşıya gider, alışveriş ederdi. Bir gün, bilgili arkadaşı ona dedi:
"Birader, asıl vazifen, eğitim ve savaştır. Sen, onun için buraya getirilmişsin. Padişaha güven. O, seni aç bırakmaz. O, O'nun vazifesidir. Hem sen, âciz ve fakirsin; her yerde kendini beslettiremezsin. Hem din için gayret etme ve seferberlik zamanıdır. Hem sana âsidir der, ceza verirler. Evet iki vazife, peşimizde görünüyor. Biri, pâdişahın vazifesidir. Bazen biz O'nun angaryasını çekeriz ki, bizi beslemektir. Diğeri, bizim vazifemizdir. Pâdişah bize kolaylaştırmalar ile yardım eder ki, eğitim ve savaştır."
Acaba o serseri asker, o mücâhid alime kulak vermezse, ne kadar tehlikede kalır anlarsın!
İşte, ey tembel nefsim! O dalgalı savaş meydanı, bu dağdağalı dünya hayatıdır. O taburlara taksim edilen ordu ise, insan topluluklarıdır. Ve o tabur ise, şu asrın İslam Cemaatidir. O iki asker ise: Biri dinin farzlarını bilen, işleyen ve büyük günahları terk eden ve işlememek için nefis ve şeytanla mücadele eden müttaki müslümandır. Diğeri: Rezzak-ı Hakikî'yi suçlama derecesinde geçim derdine dalıp, farzları terk eden ve geçim derdi yolunda rast gele günahları işleyerek, delalete giden fâsıktır. Ve o eğitim ve tâlimat ise, (başta namaz) ibâdettir. Ve o savaş ise; nefis ve heva, cin ve ins şeytanlarına karşı mücadele edip günahlardan ve rezil ahlaktan, kalb ve ruhunu ebedi helaktan kurtarmaktır. Ve o iki vazife ise; birisi, hayâtı verip beslemektir. Diğeri, hayâtı verene ve besleyene saygı besleyip yalvarmaktır. Ona tevekkül edip, O'na güven duymaktır.
Evet en parlak Samed Allah'ın mucizevi sanatı ve Rabbin harika hikmeti olan hayatı kim vermiş, yapmış ise; rızıkla o hayatı besleyen ve devamını sağlayan da O'dur. O'ndan başkası olamaz.. Delil mi istersin? En zayıf, en aptal hayvan; en iyi beslenir (Meyve kurtları ve balıklar gibi). En âciz, en nâzik mahluk; en iyi rızkı o yer (Çocuklar ve yavrular gibi).
Evet helal rızkın vasıtaları, iktidar ve irade ile olmadığını; belki, aciz ve zayıf olduğunu anlamak için balıklar ile tilkileri, yavrular ile canavarları, ağaçlar ile hayvanları karşılaştırmak kâfidir. Demek geçim derdi için namazını terk eden, o askere benzer ki: Eğitimi ve korunağını bırakıp, çarşıda dilencilik eder. Fakat namazını kıldıktan sonra Cenâb-ı Rezzak-ı Kerîm'in rahmet matbaasından rızkını aramak, başkalara yük olmamak için bizzat gitmek; güzeldir, mertliktir, o dahi bir ibâdettir. Hem insan ibâdet için yaratıldığını, fıtratı ve manevi aletleri ile gösteriyor. Zira dünya hayatına lâzım olan amel ve iktidar cihetinde en adi bir serçe kuşuna yetişmez. Fakat manevi ve ahiret hayatına lâzım olan ilim ve fakirliğini bilip gösterme ile yalvarmak ve ibâdet cihetinde hayvanların sultanı ve kumandanı hükmündedir.
Demek ey nefsim! Eğer dünya hayatını kendine amaç yapsan ve ona daima çalışsan, en adi bir serçe kuşunun bir askeri hükmünde olursun. Eğer ahiret hayatını kendine amaç yapsan ve şu hayatı dahi ona vesile ve tarla etsen ve ona göre çalışsan; o vakit hayvanâtın büyük bir kumandanı hükmünde ve şu dünyada Cenâb-ı Hakk'ın nazlı ve yalvaran bir abdi, kerim ve muhterem bir misafiri olursun.
İşte sana iki yol, istediğini seçebilirsin. Hidayet ve tevfiki Erhamü'r-Râhimîn'den iste...

"-(Sadeleştiren: Ömer AYBAR)
 

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
Mesuliyetlerimize sadık kalalım...daimiyet gösterelim...incelik gösterelim...öğrenelim ve bilinçli hareket ve hizmet ehl-i olalım inşallah...
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
Orjinal Yazarı cüneyd-i
Mesuliyetlerimize sadık kalalım...daimiyet gösterelim...incelik gösterelim...öğrenelim ve bilinçli hareket ve hizmet ehl-i olalım inşallah...

inş-Allah
amin ...
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
ORiJiNAL YAZARI : keremm
Demek ey nefsim! Eğer dünya hayatını kendine amaç yapsan ve ona daima çalışsan, en adi bir serçe kuşunun bir askeri hükmünde olursun. Eğer ahiret hayatını kendine amaç yapsan ve şu hayatı dahi ona vesile ve tarla etsen ve ona göre çalışsan; o vakit hayvanâtın büyük bir kumandanı hükmünde ve şu dünyada Cenâb-ı Hakk'ın nazlı ve yalvaran bir abdi, kerim ve muhterem bir misafiri olursun.
İşte sana iki yol, istediğini seçebilirsin. Hidayet ve tevfiki Erhamü'r-Râhimîn'den iste...

"-(Sadeleştiren: Ömer AYBAR)

Allah (cc) razı olsun...
emeğine sağlık...
 
Üst Alt