Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

S@ddbinMu@z

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
39
Aldığı Beğeniler
0
Fehmi Koru ve bir şehidin not defteri
Bir gazeteci için, günlük yazı yazanlar için, hele benim gibi karmaşık ilişkiler ağı içinde baş döndürücü serüvenleri seven biri için, ortamın alabildiğine gergin ve tartışılacak onca şeyin olduğu bir günde, bütün bunlardan uzaklaşacağım.

Sebebini de söyleyeyim hemen: Fehmi Bey'in (Koru) bunaltıcı sorgulamalarından hiç değilse bir günlüğüne kurtulmak& Acaba bugün ne diyecek stresinden biraz uzaklaşabilmek&

Noktasına, virgülüne kadar hem de birkaç kez okuduğu (kendisi öyle söyledi) yazılarımdaki en küçük çelişkileri zihnine not ettiği yetmiyormuş gibi, her gün kapıma dayanıp neşeli bir selamlaşmadan sonra bütün bunları sıralamasının nasıl bir gerilim olduğunu bilemezsiniz.

Ardından odasına geçip, Ali Bayramoğlu ile beraber adeta bir mahkeme heyeti oluşturmalarının, beni soru yağmuruna tutmalarının nasıl bir hal olduğunu ise hiç bilemezsiniz.

Bu sorgulamaların esin kaynağının, bilgi kaynağının ötesine geçmesinden sonra ikisinin de odasına gitmez oldum. Ama değişen bir şey olmadı. Odalarımızın arasındaki mesafe bu kadar yakın olduktan sonra fark etmeyecek de&

Bütün bunlara rağmen onların neşesi, zenginliği olmadan Yeni Şafak'ın, özellikle de yazar/yönetici katının, bu gazetede yazar olmanın keyifli olamayacağını bildiğim için, sabırla direniyorum. Direndikçe de çok şey öğreniyorum.

Yıllardır bırakın yazıyı bir cümlemi bile beğendiremediğim Fehmi Bey için bugün bütün iddialı cümlelerden vazgeçtim. Kafamda yazmak zorunda olduğumu hissettiğim birkaç konu olmasına rağmen.

Dede Efendi Evi'nde yapılabilecek bir fasıl programına katkı olacak şekilde, en azından artık buna bari bir şey söyleyemez her halde diyebileceğim birkaç mısra aktarıp bugünlük kurtulayım. Gündelik iç veya dış politika değerlendirmeleri içermediği için yanılma payı da olmayacaktır.


... Seninle ilk sevişip uçan nazarlarımız buluşmak üzere...

Kemân-ı aşkının ince, inildeyen telinin sedâ-yı aksini rûhum niçün bu gün duydu?
Hemen uzak ve karanlık ufukların kuytu kucaklarında açıldı senin şükûfelerin...
Onun bu hâl-i tekâmül-i hazânını birazcık benimle birlik olup dinle sevgilim şimdi.


Seninle ben iki hırçın güverciniz ki bu gün
ötüp konuştuğumuz anların sa'adetine,
bugünkü ayrılığın hep sebeb-i felâketine
felek müsâ'ade etti hased ve gıpta içün.
Gülüp görüştüğümüz bî-vefâ çiçeklikler
sükûn-ı rahmet ile her gün bu nağme-i izhara
ses veren gözlerdir; hüzn ü elemle neler neler söyler...


Neler neler diyorum yâre, açıldı efgânım...
Neler neler diyorum, hepsi... hepsi yalan..


Başörtüsü ve rejim kavgalarının tansiyonunun özellikle tırmandırıldığı, dünyanın ve Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlara kilitlendiği, şehid haberlerinin Anadolu'nun her köşesindeki evlere ateş düşürdüğü günlerde şaka yaptığımı sanıyorsunuz değil mi?

Hayır! Şaka yapmıyorum. Çünkü bu güzel mısralar bir şarkı sözü değil. Hiçbir fasıl programına konu olabilecek cümleler de değil.

Saf bir aşkın, hiç anlatılmamış bir sevginin, yürek yakan bir acının öyküsü. Anadolu'dan çok uzaklarda savaşın günlüğünü tutan bir şehidin öyküsü.


Doksan yıl önce, Filistin'de yaşanan Gazze savaşları sırasında İngilizlerle savaşırken şehit düşen Hüseyin Çavuş'un cebinden çıkan küçücük defterin sayfalarından alındı. Savaşın, efkarın, özlemin, direnişin, öfkenin ve bir milletin kaderinin birkaç cümleye sığdırıldığı o küçük not defterinde aslında bugünün de tarihi yazıyor.

belge0c818f7c0c818f7dby.jpg


Hüseyin Çavuş'un yüreğindeki sevgiyi paylaşalım istedim. O kızgın güneşin altında içecek su, gölgelenecek zeytin ağacından bile mahrum olan, elleri tetikte gönlü Anadolu'da bir yiğit savaşçının, savaşı olduğu kadar sevmeyi de bilen birinin acısını&

Bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış bu metni arşivlerden çıkaran ve bana ulaştıran çok değerli dostuma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Fehmi Bey'e de Hüseyin Çavuş'tan birkaç cümle yazmama vesile olduğu için teşekkür ediyorum. Eleştirileri bile böyle güzel metinleri bugüne taşımama zemin hazırlıyorsa bir de övgüsünü düşünün!

http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=28.02.2008&y=IbrahimKaragul
 
Üst Alt