- Üyelik Tarihi
- 26 Eki 2010
- Mesajlar
- 1,166
- Aldığı Beğeniler
- 5
- Takım
- Galatasaray
İç güzelliği oluşturmak, sevgi adamı olmak, bir insan için ne kadar önemli... Hatta bundan daha önemli konu var mı?
Eğer insanlar iç güzelliği dikkate alsalar, sevgi, saygı eksenli bir anlayış oluştursalar hangi problemler çözülmez ki? Sevgi Adamı’nın olduğu yerde bütün kötülükler ve çirkinlikler yok olmaya mahkûmdur. Tıpkı ışığın olduğu yerde karanlığın, dostluğun olduğu yerde de düşmanlığın yok olduğu gibi...
Gerek bir insan için, gerekse de bir toplum için iç güzelliğin ve sevgiyi yaşamanın hayati bir önem taşıdığını ne anlatmaya ne de tartışmaya gerek var. Asıl gerek olan konu iç güzellik nasıl sağlanır? Sevgi pırıltıları nasıl oluşur? Başka bir ifadeyle dışını rahatlıkla süsleyen bir insan içini de o kolaylıkta süsleyebilir mi?
Evet... İnsan içini güzelleştirebilir. Pırıl pırıl süsleyebilir? Sevgi Adamı olup, hem kendine, hem de topluma huzur ve mutluluk sunabilir.
Bunu nasıl mı yapacak?
Buyurun öyleyse...
***Ne kadar güzel ve ne kadar mükemmel yaratıldığınızın farkına varın.
İç güzelliğiniz, ne kadar kusursuz, dengeli ve harika bir sanat eseri olduğunun farkına varmakla başlar.
Nazarlarınızı, kendi yaradılışınıza çevirin. Canlılar içinde ne kadar ayrıcalıklı olduğunuzu, her şeyin size hizmet ettiğini görün. Aklınızı, bir küçük bir kainat olan kendi dünyanıza çevirin. Bu dünyaya büyük yaratıcının ne kadar masraf ettiğini yakalamaya çalışın. Mesela, güzünüzün, dilinizin, aklınızın ve diğer organlarınızın paha biçilmez değeri karşısında sizden ne istendiğini yakalamaya çalışın.
Niçin bütün kainat size hizmet ettiriliyor? Neden binlerce nimetler önünüze seriliyor? Vücut sarayındaki akılları durduran intzamın, düzenin ve iç ahengin yaratıcısı sizlere ne anlatmak istiyor ve hangi mesajı vermeye çalışıyor?
İşte insan kendini tanımakla, anlamakla, niçin yaşadığını, neden varolduğunu keşfetmekle çok önemli bir noktaya gelir. O da bir kul olduğunun farkına varmasıdır. Kainatı yaratan kudret sahibinin bir kulu olduğunun farkına varan insan, ne için yaşadığını ve nereye, kimin huzuruna gideceğini de anlayacaktır. İşte bu anlayış, insanın iç dünyasında müthiş inkılâplar yapar. insan kendisine çeki-düzen verir. Kendini yüce yaratıcının emirlerine göre hazırlar. Kirlerden temizler. Zaten ibadetlerin de esas manası budur. Bu ise, ebedî, pırıl pırıl bir iç güzellik ve sevgi adamlığı oluşturur.
Eğer insanlar iç güzelliği dikkate alsalar, sevgi, saygı eksenli bir anlayış oluştursalar hangi problemler çözülmez ki? Sevgi Adamı’nın olduğu yerde bütün kötülükler ve çirkinlikler yok olmaya mahkûmdur. Tıpkı ışığın olduğu yerde karanlığın, dostluğun olduğu yerde de düşmanlığın yok olduğu gibi...
Gerek bir insan için, gerekse de bir toplum için iç güzelliğin ve sevgiyi yaşamanın hayati bir önem taşıdığını ne anlatmaya ne de tartışmaya gerek var. Asıl gerek olan konu iç güzellik nasıl sağlanır? Sevgi pırıltıları nasıl oluşur? Başka bir ifadeyle dışını rahatlıkla süsleyen bir insan içini de o kolaylıkta süsleyebilir mi?
Evet... İnsan içini güzelleştirebilir. Pırıl pırıl süsleyebilir? Sevgi Adamı olup, hem kendine, hem de topluma huzur ve mutluluk sunabilir.
Bunu nasıl mı yapacak?
Buyurun öyleyse...
***Ne kadar güzel ve ne kadar mükemmel yaratıldığınızın farkına varın.
İç güzelliğiniz, ne kadar kusursuz, dengeli ve harika bir sanat eseri olduğunun farkına varmakla başlar.
Nazarlarınızı, kendi yaradılışınıza çevirin. Canlılar içinde ne kadar ayrıcalıklı olduğunuzu, her şeyin size hizmet ettiğini görün. Aklınızı, bir küçük bir kainat olan kendi dünyanıza çevirin. Bu dünyaya büyük yaratıcının ne kadar masraf ettiğini yakalamaya çalışın. Mesela, güzünüzün, dilinizin, aklınızın ve diğer organlarınızın paha biçilmez değeri karşısında sizden ne istendiğini yakalamaya çalışın.
Niçin bütün kainat size hizmet ettiriliyor? Neden binlerce nimetler önünüze seriliyor? Vücut sarayındaki akılları durduran intzamın, düzenin ve iç ahengin yaratıcısı sizlere ne anlatmak istiyor ve hangi mesajı vermeye çalışıyor?
İşte insan kendini tanımakla, anlamakla, niçin yaşadığını, neden varolduğunu keşfetmekle çok önemli bir noktaya gelir. O da bir kul olduğunun farkına varmasıdır. Kainatı yaratan kudret sahibinin bir kulu olduğunun farkına varan insan, ne için yaşadığını ve nereye, kimin huzuruna gideceğini de anlayacaktır. İşte bu anlayış, insanın iç dünyasında müthiş inkılâplar yapar. insan kendisine çeki-düzen verir. Kendini yüce yaratıcının emirlerine göre hazırlar. Kirlerden temizler. Zaten ibadetlerin de esas manası budur. Bu ise, ebedî, pırıl pırıl bir iç güzellik ve sevgi adamlığı oluşturur.
![Shake2[1] :anlastik: :anlastik:](https://www.yenidendogus.net/images/smilies/shake2[1].gif)
