Çok düştüm kalktım.
Her düşüş onlarca kaybediş oldu, akıllanmadım.
Öyle böyle değil düşüşlerim. İflası dibine kadar yaşadığım da oldu, tımarhanelik denecek kadar da kaybettim kendimi. Fakat içimde hep bi dik duruş vardı, yıkılmayan bir yanım vardı.
Düştüm, çevrem yok oldu. Düştüm selam vermek hak getire, yolunu değişti insanlar. Düştüm, görmezden gelindim.
Her defasında kalktım düştüğüm yerden, tek başıma, kimse elimi tutmadan. Herkes pervane oldu etrafımda.
Kınamıştım teyzeoğlunu. Aptal mısın, neden onca yaşadığın şeylere rağmen etrafına saçıyorsun varını yoğunu demiştim. Onun yaşadığını ben de yaşadım birebir. Büyük konuşmak böyle bir şey herhalde.
Şimdi çevrenin bu dipsiz kuyu, çıkamaz dediği kuyudan çıktım yine. Yine aynı olmayacağım desem de yine aynı olacağım biliyorum. Huylu huyundan ayrı kalamazmış.
Ve zaman zaman dilime dolanan söz.
YA BEN BU DÜNYANIN İNSANI DEĞİLİM.
YA DA BU İNSANLAR BENİM BİLDİĞİM İNSAN TÜRÜ DEĞİL.
Olur da birgün kendime acımayı öğrenebilirsem her şey yolunda seyredecek.
____________
Aptal insan nasıl olur diye sorulsa cevabım kısa ve net. Benim gibi