- Üyelik Tarihi
- 4 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,198
- Aldığı Beğeniler
- 6
-Aziz ve Müşfik Üstadıma rahmet ve minnet duygularımla
ithaf-
"Gün" ahirzamandı...
İçtimai hayatta hücum eden günahlardı..
Ya an ya mur sonrası yapılan yürüyüşlerdi..
Tefekkür eksersizleriydi..
"Me'yusâne bir hatırada" dolaşıyordum.
Ye'is günah hücumlarında bunalan, taate muvaffak
olamayanlarda
görüldü ünde "ucb" hastalı ını netice veren, mani-i
her kemalolan bir
hastalıktı..
Ev sı ınaktı...
Muzdarip ve ızdırar derecesinde himmete muhtaç bir halet-i
ruhiye
içinde "Lebbeyk Üstadım" dedim. "Yüzüm olmasa da sana
geldim."
Kastamonu Lahikasında Üstadımdan meded istedim. Tefe'ül
de hamdolsun
aynı dermanı buldum.
"Me'yusane bir hatıradan müjdeli bir ihtar"da; Aziz ve
Müşfik
Üstadımız İçtima-i hayattaki binlerce günaha maruz
kalan talebelerini
düşünüyordu...
Ve "iştirak-i a'mâl-i uhreviye kanunuyla.. Bin taraftan
hücum eden
günahlara, binler dil ile mukabele edilebilecegini"
müjdeliyordu..
Söz Güzeli sözlerine şöyle devam ediyordu:
"Risâle-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takva ve
içtinâb-ı
kebâir derecesiyle o ulvi ve küllî ubuduyete sahip olur.
Elbette bu
büyük kazancı kaçırmamak için takvada, ihlasta,
sadakatte çalışmak
gerektir."
Sadakte Üstadım!.. Herkesin "nefsi nefsi" dedi i bir
zamanda "ümmeti
ümmeti" diyen Fahr-i Kainata (ASM) ittibaen; tarassut ve tazyikat
altında oldu un zamanlarda bile talebelerini düşündü ün,
onlara
Kur'an eczanesinde ilaçlar sundu un için rahmet
ithaf-
"Gün" ahirzamandı...
İçtimai hayatta hücum eden günahlardı..
Ya an ya mur sonrası yapılan yürüyüşlerdi..
Tefekkür eksersizleriydi..
"Me'yusâne bir hatırada" dolaşıyordum.
Ye'is günah hücumlarında bunalan, taate muvaffak
olamayanlarda
görüldü ünde "ucb" hastalı ını netice veren, mani-i
her kemalolan bir
hastalıktı..
Ev sı ınaktı...
Muzdarip ve ızdırar derecesinde himmete muhtaç bir halet-i
ruhiye
içinde "Lebbeyk Üstadım" dedim. "Yüzüm olmasa da sana
geldim."
Kastamonu Lahikasında Üstadımdan meded istedim. Tefe'ül
de hamdolsun
aynı dermanı buldum.
"Me'yusane bir hatıradan müjdeli bir ihtar"da; Aziz ve
Müşfik
Üstadımız İçtima-i hayattaki binlerce günaha maruz
kalan talebelerini
düşünüyordu...
Ve "iştirak-i a'mâl-i uhreviye kanunuyla.. Bin taraftan
hücum eden
günahlara, binler dil ile mukabele edilebilecegini"
müjdeliyordu..
Söz Güzeli sözlerine şöyle devam ediyordu:
"Risâle-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takva ve
içtinâb-ı
kebâir derecesiyle o ulvi ve küllî ubuduyete sahip olur.
Elbette bu
büyük kazancı kaçırmamak için takvada, ihlasta,
sadakatte çalışmak
gerektir."
Sadakte Üstadım!.. Herkesin "nefsi nefsi" dedi i bir
zamanda "ümmeti
ümmeti" diyen Fahr-i Kainata (ASM) ittibaen; tarassut ve tazyikat
altında oldu un zamanlarda bile talebelerini düşündü ün,
onlara
Kur'an eczanesinde ilaçlar sundu un için rahmet