- Üyelik Tarihi
- 24 Ağu 2009
- Mesajlar
- 14,031
- Aldığı Beğeniler
- 9,655
- Takım
- Galatasaray
Bir kadın beş vakit namazını kılar Ramazan orucunu tutar iffetini korur bir de kocasına itaat ederse ona ‘Haydi cennetin hangi kapısından istersen gir’ denilir” (Ahmed b. Hanbel Müsned I 191; Elbânî Sahîhu’t-Tergîb ve’t-terhîb II 411-412 618).
Bu hadîs-i şerif; bizim iffet timsâli analarımız bacılarımız kızlarımız için ne güzel bir müjdedir!
Kâinâtın Efendisi erkek kadın ayırımı yapmadan bütün ümmetine verdiği bir başka müjdede şöyle buyurur:
“Siz bana altı şeyi garanti edin ben de size cennete girmeyi garanti edeyim:
1)Konuştuğunuzda doğru söyleyin.
2)Va’dettiğiniz zaman va’dinizi yerine getirin.
3)Size bir şey emanet edildiğinde emanete riâyet edin.
4)Allah’ın yasakladığı günahlardan uzak durmak suretiyle iffetinizi koruyun.
5)Harama bakmaktan sakının.
6)Ve elinizi haramlara dokunmaktan koruyun (Ahmed b. Hanbel Müsned V 323; Elbânî Silsiletü’l-ehâdîsi’s-sahîha III 454 nr. 1470).
Böyle bir müjdeyi Kureyşli gençlerin şahsında ümmetinin gençlerine şöyle verir:
“Kureyşli gençler! İffetinizi koruyun; zinadan uzak durun. İffetini koruyana cennet var!” (Hâkim el-Müstedrek [Atâ] IV 398; Elbânî Sahîhu’t-Tergîb ve’t-terhîb II 618).
Bu hadîs-i şerif; bizim iffet timsâli analarımız bacılarımız kızlarımız için ne güzel bir müjdedir!
Kâinâtın Efendisi erkek kadın ayırımı yapmadan bütün ümmetine verdiği bir başka müjdede şöyle buyurur:
“Siz bana altı şeyi garanti edin ben de size cennete girmeyi garanti edeyim:
1)Konuştuğunuzda doğru söyleyin.
2)Va’dettiğiniz zaman va’dinizi yerine getirin.
3)Size bir şey emanet edildiğinde emanete riâyet edin.
4)Allah’ın yasakladığı günahlardan uzak durmak suretiyle iffetinizi koruyun.
5)Harama bakmaktan sakının.
6)Ve elinizi haramlara dokunmaktan koruyun (Ahmed b. Hanbel Müsned V 323; Elbânî Silsiletü’l-ehâdîsi’s-sahîha III 454 nr. 1470).
Böyle bir müjdeyi Kureyşli gençlerin şahsında ümmetinin gençlerine şöyle verir:
“Kureyşli gençler! İffetinizi koruyun; zinadan uzak durun. İffetini koruyana cennet var!” (Hâkim el-Müstedrek [Atâ] IV 398; Elbânî Sahîhu’t-Tergîb ve’t-terhîb II 618).