Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ihblue

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Eki 2005
Mesajlar
6
Aldığı Beğeniler
0

İHLAS SÜRESİ (112)

1-De ki: O Allah (vardır ve) Bir'dir

2-O hiçbir şeye muhtaç de ildir, her varlık ona muhtaçtır

3-O do urmadı, do urulmadı

4-O'na denk-benzer hiçbir şey yoktur.

İhlas süresinin iniş sebebi olarak; farklı kesimlerin Peygamberimize "Rabbinin nesebi, keyfiyeti, mahiyeti nedir?" şeklinde sorular sormaları gösterilmektedir. İslamiyetin "Tevhid" vasfını, Musevilik, Hıristiyanlık ve di er inanç sistemlerindeki Tanrı anlayı şından kesin hatlarla ayırıp ilan eden bu sure, erken Mekke döneminde nazil olmuş, Bilal-i Habeşi'nin "Ehad!.." nidalarında makes bularak, İslamın en temel ve özlü inanç çekirde ini oluşturmuştur.

İhlas süresi Tevhid inancını ve Allah'ın Zatî sıfatlarını özlü olarak anlattı ı gibi, Allah'ın en şerefli eseri olan insanın kendini bulmasında, anlamasında ve sa lıklı ve güçlü bir ruh hayatının yapılanmasında bir harita ve pusula gibi yön gösterme rolü üstlenmiş görünmektedir.

Denebilir ki İhlas süresi Allah'ı en özlü ve kapsamlı biçimde anlattı ı gibi, Allah ile insanı esasta buluşturan ve kaynaştıran bir işleve de sahiptir

Bu sebeple İnsan, İhlas süresinin ihtiva etti i anlamları derinlemesine düşünmeli ve benli inde yaşamalıdır.

-------------------------------------------------------------------------
1-Allah'ın varlı ı ve insanın benli inin varlık kazanması.
-------------------------------------------------------------------------
"Hüvallahü!"...
-------------------------------------------------------------------------
Varlık ilkesi
-------------------------------------------------------------------------

Allah'ın var oldu u bu kadar özlü ve kısa bir cümleyle ifade edilivermektedir. Ruh sadeli i ama içtenli i çok sever. Nefis bu konuda ne kadar körse yani helal haram tanımadan her şeye dalmak istiyorsa, ruh ve onun kalbi gibi olan vicdan, tam aksine son derece nezih, hassas, duyarlı ve samimiyet taraftarıdır. Seni Allah yarattı deyiverin ona, bakın nasıl mutluluktan kendinden geçiverecektir!..

Var olmak, Var olanı anlamak Var olanı kabul etmek kadar kolay ve sade bir gerçek gösterilemez. Var'ın kanıtı kendinde vardır ve kanıtı kolay lı ındadır. Var olanın kanıtlanması da kabul edilmesi de çok kolaydır. Yok diyen var denebilecek bütün kanıtları baştan yok saymış olmakta, kabul etmeyi zorlaştırmaktadır. Yoku kanıtlamak için öncelikle var olan Kur'an, Peygamber, insan ve evren gibi var olanları yok etmek zorunda kalacaktır.

Kolayca elde edilebilecek mutluluk yolu terk edilip, en zor yol olan inkarla mutsuzluk tercih edilmektedir. Tıpkı yerdeki bütün ışık pırıltılarını bir güneşe vermemekle, cam parçaları, su damlaları sayısınca güneşler kabul etmek zorunda kalmak gibidir.

Benlik ve bütün varlıklar ya Bir Allahtan dolayı vardırlar ya da her varlık kendi başına bir ilah olma durumundadır.

İnsan ruhunun, kalbinin ve aklının en çok sıkıldı ı şeylerden bir tanesi belirsizliktir. Gelece i belirsiz olan bir insan bu kaygı üzerinde yo unlaştıkça, depresyonlara uzanan hastalıklarla karşılaşabilir. Sınavının ne zaman olaca ını bilmeyen ö rencinin, düşmanla ne zaman nerde karşılaşaca ı kendisine bildirilmeyen askerin, ciddi bir mahkemesi süren ve akibetinden endişelenen sanık ve ailesinin psikolojik durumlarını düşünelim.

Bir de bunu hayat öncesi ve sonrası için uygulayalım. Kim oldu umuzu, nerden ve niçin geldi imizi kesin bilmedi imizi, öldükten sonra neler olaca ı konusunda hiçbir bilgimizin bulunmadı ını varsayalım; bu hayata kaçta kaçımız katlanabilirdi acaba? Herhalde Anksiyete, depresyon, paronaid ve şizofrani gibi kavramlar psikolojik durumlarımızı ifade etmekte yetersiz kalırdı.

İnsanın karanlıktan korkması aslında eşyanın de işti inden de il, görünmez hale geldi inden ve belirlili in belirsizli e dönüştü ündendir.Eşya yine aynı eşyadır fakat onlarla göz teması ve duygusal iletişim kurma ve hareket tarzlarımızı belirleme imkanı ortadan kalkınca, karanlık içinde insan yokluk duygusuna kapılmakta ve endişe duymaktadır. Bir dü meye dokunarak eski görüntüyü tekrar yakalamakla ruh eski huzuruna geri dönmektedir.

Fakat bu durum aslında bize müthiş bir olayı ders vermektedir. Yok oldu u farz edilen eşya bile insanı bazen nefis-ruh hastalı ına dönüşebilecek korkulara itebilmektedir. E er bu belirsizlik duygu ve düşüncesi, Yaratıcının varlı ı ve Öldükten sonra dirilme gibi konularda olsaydı, herhalde insanlar bu hayatı yaşanmaz bulacaklardı. Günümüzde inkarcıların, hem de zenginlikler içinde yaşadıkları hayatları da aslında moral gücünü, insanlıktaki bu evrensel huzuru sa layan ve dinlerden kaynaklanan bu belirlenmişlikten almaktadırlar.

İnsan benli inde Allah'ı bulmuş O'na inanmışsa önce kendini sonra her şeyi bulmuş her şeye anlam kazandırmış demektir.

"Madem O var ben de varım; ya da ben varım demek ki beni var eden bir Zat var!" diyerek varlı a çok anlamlı bir adımla giriş yapmış olur.

-------------------------------------------------------------------------
2-Allah'ın Birli i ve insan benli inin bütünlük kazanması
-------------------------------------------------------------------------
"Ehad"...
-------------------------------------------------------------------------
Bütünlük ilkesi
-------------------------------------------------------------------------

"Ehad" kelimesi, arapçada hiçbir zaman hiçbir varlık için bir sıfat olarak tek başına bu şekilde kullanılmamıştır.

Ayrıca burada, çokluk içinden birinci olan anlamındaki "Vahid" kavramı da kullanılmamıştır.

Bu yönüyle de O hem Zatı hem de sıfatlarıyla Tek' dir.

Allah'ın müstesna varlık olarak yarattı ı her bir insan da Allah tarafından, di er bütün insanlardan tamamen farklı kendi orijini ve özellikleri için de yaratılmıştır. Sözgelimi parmak izlerimiz tamamen farklıdır&Bu yönüyle her bir insan da bütün kainatta tek, orijinal ve biriciktir&

İnsan mücevher bir varlıktır. Bu sebeple en başta olmak şeytanın ve şeytanla benzer misyonu yüklenen insanların onda gözü vardır. İnsanın içinde de farklı güçler çatışıp insana sahip çıkma savaşı verirler. İrade, nefisle, vicdan akılla, ruh bedenle sürekli bedeni tek ellerine geçirme savaşları yaşarlar. Bu da ruhun mekanizmalarının birlik ve bütünlü ünün bozulması, zayıf düşmesi ve rahatsızlıklara davetiye çıkarma anlamına gelmektedir.

E er insan "Ehad!" imdadıyla Hakka yönelmezse, ve varlı ındaki ruh bütünlü ünü sa layamazsa, özellikle nefis-şeytan-organlardan oluşan müttefik kırmızı kuvvetlerin zafer naraları atmaları kaçınılmaz olacaktır. Bu da ruhu bütünlü ünün bozulması, nefis hastalıklarının da bu parçalanmış ünitelere sirayet etmesi anlamına gelmektedir. Kalp "Aşklarım! der sarhoş olur avare dolaşır, akıl felsefelerim, ideolojilerim, ütopyalarım der başka diyarlar da pervaz eder, irade bulunamaz; çünkü a ır bakımda komaya girmiş felç olmuştur, göz renkli dünyalara gömülmüş, dilin ise altında kalıp ezildi i lezzet da ları baskısından konuşacak hali kalmamıştır&

Bu durumda kişilik parçalanmasının da önüne geçilemez&Çok acil olarak, bütünleşmiş saf ruhların oluşturdu u nezih ortamlara gitmek, Hızır çeşmelerine koşmak, dostluk ve kardeşlik çayından içmek gerekmektedir&

Allah "Ehad" dir. Tek'dir. Rububiyetinde, yaratmasında ve icraatında hiçi bir orta ı yoktur.

İnsan tek ve orijinal bir varlık olarak yaratılmıştır. O'nun varlı ında Allahtan başka hiçbir varlı ın ortaklı ı ve müdahalesi yoktur. Bu durumda insan bu bütünlü ünü, orijinal kişili ini ancak ve ancak Yaratıcısına ba lanmakla kazanabilir ve sürdürebilir.

Allahtan dolayı varlık kazanma kadar, Allahtan dolayı teklik kazanma ve bütünlük oluşturma da benli imiz ve ruhumuz adına bir o kadar önemlidir.
 

Nas

Aciz Kul
 
Üyelik Tarihi
28 May 2009
Mesajlar
55
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Beşiktaş
Allah razi olsun
 
Üst Alt