- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
İKİ ARKADAŞ
İki tane çok iyi arkadaş varmış. Bunlar üniversite yıllarında tanışmışlar. Okul bitince biri memleketine yani Mardin'e gitmiş, di eri ise İstanbul'da kalmış.
İstanbullu bir gün Mardin'e gitmiş arkadaşını ziyaret etmek için. Arkadaşının evinde kalırken binada bir kız görmüş. Arkadaşına sormuş ve o da onun komşunun kızı oldu unu söylemiş. İstanbullu geri
dönmek zorunda kalmış. Mardinli işi ayarlamış ve İstanbullu gelip o be endi i kızla evlenmiş.
Bir zaman sonra Mardinlinin işleri bozulmuş. Tek çare, otobüse atlamış ve durumu çok iyi olan arkadaşının yanına gitmiş. Şirketin kapısından girmiş ve do ruca sekretere çıkmış. Adını vermiş ve odaya girmek için hazırlanmış. Sekreter onu engellemiş ve patronun böyle birini tanımadı ını söylemiş. Mardinli çıkmış dışarı. Battı ına mı yansın, arkadaşından yedi i kazı a mı yansın, dolanıp durmuş.
Yolda bir ihtiyar bunu durdurmuş. Ne derdinin oldu unu sormuş. Önce bir şey söylememiş ama sonra bütün olayı anlatmış. Yaşlı adam,
"Ben yaşlıyım ve miras bırakacak hiç kimsem yok. Senin istedi in parayı ben vereyim sana. Ama borç olarak de il. Sanki benim o lummuşsun gibi. Zaten hiç o lum olmadı" demiş..
Önce kabul etmemiş Mardinli, sonra ısrara dayanamamış. Memleketine dönmüş. İşlerini düzeltmiş ve ülkenin sayılı zenginleri arasına katılmış. Bir gün bir davete katılmak için İstanbula geçmiş. Orada eski arkadaşına rastlamış. Ne kadar kaçınsalar da bir araya gelmek zorunda kalmışlar. Ve aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
"O gün zor durumdaydım. Yanına geldim. Ama beni tanımazlıktan geldin. Niye?"
"O gün benden çıktıktan sonra yaşlı bir adama rastladın de il mi?"
"Evet. Sen nereden biliyorsun bunu?
"O benim babamdı. Senin geldi ini duyunca durdum düşündüm. E er sana borç verseydim. Ömür boyu karşımda boynu bükük kalacaktın. Bunun olmasını istemedim. Bu yüzden hemen peşinden babamı gönderdim. Babamın sana verdi i para benim paramdı.
Mardinli şöyle bir durmuş ve "Yaa. Senin karın var ya"
"Evet"
"O da benim nişanlımdı"
İki tane çok iyi arkadaş varmış. Bunlar üniversite yıllarında tanışmışlar. Okul bitince biri memleketine yani Mardin'e gitmiş, di eri ise İstanbul'da kalmış.
İstanbullu bir gün Mardin'e gitmiş arkadaşını ziyaret etmek için. Arkadaşının evinde kalırken binada bir kız görmüş. Arkadaşına sormuş ve o da onun komşunun kızı oldu unu söylemiş. İstanbullu geri
dönmek zorunda kalmış. Mardinli işi ayarlamış ve İstanbullu gelip o be endi i kızla evlenmiş.
Bir zaman sonra Mardinlinin işleri bozulmuş. Tek çare, otobüse atlamış ve durumu çok iyi olan arkadaşının yanına gitmiş. Şirketin kapısından girmiş ve do ruca sekretere çıkmış. Adını vermiş ve odaya girmek için hazırlanmış. Sekreter onu engellemiş ve patronun böyle birini tanımadı ını söylemiş. Mardinli çıkmış dışarı. Battı ına mı yansın, arkadaşından yedi i kazı a mı yansın, dolanıp durmuş.
Yolda bir ihtiyar bunu durdurmuş. Ne derdinin oldu unu sormuş. Önce bir şey söylememiş ama sonra bütün olayı anlatmış. Yaşlı adam,
"Ben yaşlıyım ve miras bırakacak hiç kimsem yok. Senin istedi in parayı ben vereyim sana. Ama borç olarak de il. Sanki benim o lummuşsun gibi. Zaten hiç o lum olmadı" demiş..
Önce kabul etmemiş Mardinli, sonra ısrara dayanamamış. Memleketine dönmüş. İşlerini düzeltmiş ve ülkenin sayılı zenginleri arasına katılmış. Bir gün bir davete katılmak için İstanbula geçmiş. Orada eski arkadaşına rastlamış. Ne kadar kaçınsalar da bir araya gelmek zorunda kalmışlar. Ve aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
"O gün zor durumdaydım. Yanına geldim. Ama beni tanımazlıktan geldin. Niye?"
"O gün benden çıktıktan sonra yaşlı bir adama rastladın de il mi?"
"Evet. Sen nereden biliyorsun bunu?
"O benim babamdı. Senin geldi ini duyunca durdum düşündüm. E er sana borç verseydim. Ömür boyu karşımda boynu bükük kalacaktın. Bunun olmasını istemedim. Bu yüzden hemen peşinden babamı gönderdim. Babamın sana verdi i para benim paramdı.
Mardinli şöyle bir durmuş ve "Yaa. Senin karın var ya"
"Evet"
"O da benim nişanlımdı"