Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Osmanlı Devletinin en kritik bir devrinde otuz üç yıl hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla birlikte, yapılan iftiralar ve hakaretlerin kötü tesiri halen devam etmektedir. Osmanlı Devletinin çöküşünü otuz üç sene geciktiren ve eğitim, kültür, sanat, mimarî, askerî teşkilat, bilim ve teknoloji sahalarında yaptığı yenilik ve hizmetlerle, devlet ve millete şeref ve itibar kazandıran Abdülhamid Han hakkında yerli ve yabancı birçok meşhur şahsiyet itiraflarda bulunmuştur. Bunlardan 7 tanesi, sultanın uğradığı haksızlıkları gözler önüne sermek için yeterli olacaktır.
Zamanın Alman Başbakanı Bismark; Sultan Abdülhamid, Avrupada bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim demiştir.
İttihat ve Terakkinin lideri Enver Paşa memleketi terk ederken Talat Paşaya şu büyük itirafta bulunmuştu: Sultan Abdülhamidi hal etmekle hayatımızın en büyük hatasını işledik. Kendisini çok yanlış anlamışız
Sultan Abdülhamid Hana muhalefetinden dolayı pişmanlığını en açık bir şekilde dile getiren Filozof Rıza Tevfiktir. Onun, Sultan Abdülhamid Hanın Ruhaniyetinden İstimdad isimli şiirininden bir dörtlük şöyledir:Tarihler ismini andığı zamanSana hak verecek ey koca sultanBizdik utanmadan iftira atanAsrın en siyasî padişahına
Yunan Kraliyet ailesinden Michel de Grècein, Fransada yayınlanan ve Batıyı ayağa kaldıran romanı Son Sultan, Avrupalıların Kızıl Sultan diye yaftaladıkları Sultan İkinci Abdülhamid Hanın hayatını anlatıyor. Romandan bir bölüm:Genç yaşta tahta çıktığı zaman öylesine mücadele eder, öylesine saldırılara göğüs gerer ve öylesine vuruşur ki sonunda Avrupa devletleri tahtta Sultan Abdülhamid bulunduğu müddetçe Osmanlı Devletini yok edemeyeceklerini anlarlar. Bu yüzden Sultan Abdülhamidi devirmek için ellerinden geleni yaptılar ve tahttan indirdiler. Sultan Abdülhamid düşürülür düşürülmez İngiltere, petrol kuyularının üzerine atıldı.
Nihal Atsız, 1956 senesinde Peyami Safanın Sultan Abdülhamid Han için cahil demesi üzerine uzun ve manalı bir yazı kaleme almıştır. Bu yazının bir kısmı şöyledir:Bu dünyada herkes birçok şeyin cahilidir. Yeter ki kendi işinin cahili olmasın. Kendi işinin ehli olduğunu bin bir delille ispat etmiş bulunan Sultan Abdülhamid ise asla cahil değildir. Onun bir yüksek okul ve hatta lise diploması yoktu. Fakat hususi öğretmenlerle hayattan ve içinde yetiştiği büyük ve muhteşem hanedandan çok cevherli şeyler öğrenmişti.
Sultan 2. Abdülhamid döneminde Osmanlı Bahriyesinde 40 yıl hizmet etmiş olan Woods Paşa, sultan hakkında şu sözleri sarf etmiştir. Bana göre Sultan Abdülhamid, gelmiş geçmiş Osmanlı padişahları arasında en müstesna mevkii işgal edenlerden biridir. Osmanlı Devletinin kuruluşundan beri gelen en başarılı hükümdarlardandır. Çok sakin ve gösterişten uzak bir halde yaşardı. Bir meseleye çözüm ararken, mütehassıslarını dinler, ancak onların fikirlerine esir olmazdı. Şehzade iken de akıllı, nazikti ve İstanbula gelen seçkin Avrupalılar kendisini ziyaret etmek isterlerdi.
Sultan İkinci Abdülhamide muhalif olarak siyasete başlayan ve çok sonraları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar, o dönem adalet sistemi için şunları yazıyor:İkinci Abdülhamid, kendisine muhalefet eden hâkimlere, davaya ve mahkemenin kararlarına karşı hiçbir hareket ve teşebbüste bulunmamıştır. Esasen, adlî ve kazâ hakkına bağlı işlerin sorumluluğunu, Adliye Nâzırı Abdurrahman Paşaya bırakmıştı. Sultan, adliye işlerine karışmazdı İdamlardan da hoşlanmazdı