Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gülneva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Ağu 2005
Mesajlar
45
Aldığı Beğeniler
2
Otobüste oturdu um koltu un yanındaki koltukta oturan on beş yaşlarındaki bir kız, ilâç kutusundan aldı ı tableti içtikten sonra, kafasını koltu a koyup uyumaya çalıştı. Gazetemi çıkarmak için çantamı açtı ım sırada steteskobumu görmüş olacak ki, "Siz doktor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, doktorum." deyince "Başım çok a rıyor, bir a rı kesici aldım; ama daha tesir etmedi." diyerek cebinden çıkardı ı hap kutusunu gösterdi. "Bu hapı ne zamandan beri kullanıyorsun?" dedim. Kız, "Beş-altı senedir kullanıyorum. Başım a rıdı ında bundan içiyorum, önceleri iyi geliyordu; ama şimdi pek tesir etmiyor." dedi. Kimin tavsiyesiyle aldı ını sordu umda ise; "Bir arkadaşım tavsiye etmişti, o da başı a rıdı ında kullanıyormuş ve çok iyi geliyormuş, ben de o yüzden kullanıyorum." dedi. Elimden gazeteyi bırakarak, "Evlâdım, hiç doktora sorulmadan ilâç kullanılır mı? Bilinçsiz ilâç kullanmakla hem karaci er ve böbreklerini harap ediyorsun, hem de kendini uyuşturarak tedavi oldu unu sanıyorsun. Nitekim kullandı ın ilâcın artık tesir etmedi ini kendin söylüyorsun." diyerek gelişigüzel ilâç kullanmanın zararlarını, beynimize yaratılışta a rı kesicilerin kondu unu, bu yüzden küçük bir a rıda hemen ilâç kullanmaması gerekti ini otobüsten ininceye kadar anlattım.

Daha sonraları pek çok gencin imtihan öncesi dönemlerde veya küçük rahatsızlıklar sebebiyle bilinçsizce ilâç kullandıklarını gördü ümde, aklıma hep otobüsteki kız gelir. Ve bunun neticesinde üzülürüm. Maalesef bazı meslektaşlarımızın da onların isteklerine bakarak kolayca ilâç yazmalarını yadırgamamak elde de il.

Sıklıkla kullandı ımız ilâçların vücudumuzda yaptıkları tahribatı biliyor muyuz? Böbrek ve karaci erlerde problemlere sebep olan bu ilâçları kullanmamız do ru mu? Bazı ilâçların yan tesirleri tedaviyi engelledi i gibi, bazı problemlerin ortaya çıkmasına da yol açabilir.

Bu problemlerin en büyük kayna ı, halkın bilinçsizli i ve hastanın taleplerine uyarak ilâç yazan hekimlerdir. Bazı insanlar hastalıkların tedavisinde ihmalkâr olurken, bazıları da problemi anlamadan doktora danışmadan kendi yanlış bilgileriyle hastalı a müdahaleye kalkışmaktadır. Bu tipler, bazen basit bir sebebe ba lı baş a rılarında bile a rı kesicilere sarılmaktadır. A rı kesicilerin zararları zamanla ortaya çıkmaktadır. Genç yaşlarda a rı kesici almaya başlayanların, bir müddet sonra böbrek yetmezli i veya a ır karaci er tahribatlarına maruz kaldıklarını görmekteyiz.

Maalesef insanımız yaratılıştan sahip oldu u birçok kabiliyetinin farkında de ildir. Halbuki Rabb'imiz (cc) insan beynine ihtiyaç oldu unda salgılanmak üzere tabiî a rı kesiciler vermiştir. Ancak bu a rı kesiciler belli şartlar altında (inanç, tevekkül ve sabırla birlikte) salgılanmaktadır. Birçok insan, inanç, sabır ve tevekkülü de erlendirmeden hemen ilâca yönelmektedir. Yine en küçük bir ateş ve enfeksiyonda hemen antibiyoti e sarılmaktadır. Başlangıçta antibiyoti in tesiriyle a rının ilk şiddeti geçince ikinci bir yanlış yapılarak antibiyotik erken kesilmektedir. Bu durumda immün sistemler zayıf kalmakta, bakteriler ise direnç kazanmaktadır. Böylece iyi bir beslenme ve istirahat ile iyileşebilecek hastalık, gelişigüzel antibiyotik kullanıldı ından kronikleşmekte, zamanla da antibiyotikler tamamen tesirsiz kalmaktadır

İlâçlarla ilgili ö rendi imiz önemli bir bilgi şudur: İlâçlar hiç de masum de ildir ve her ilâcın kendine göre bir yan tesiri vardır. En büyük yan tesir ise, vücudumuzun lâboratuvarı olarak yaratılmış karaci er ile tasfiye cihazı hükmündeki böbreklerde görülmektedir.

Burada bütün ilâçların yan tesirlerinden bahsetmek yerine, günümüzde sık kullanılan aspirin ile romatizmal hastalık tedavisinde kullanılan ilâçların yan tesirlerinden bahsedelim.

Aspirin; halen mucizevî ilâç durumunu korumakta, a rı kesici, ateş düşürücü, kan sulandırıcı ve romatizmal hastalıklarda tedavi edici tesirleri ile yerini muhafaza etmektedir. Benzer tesirlere sahip NSA dedi imiz romatizmal hastalık tedavisinde kullanılan ilâç grupları da günlük hayatta sık kullanılan ilâçlardandır. 1994 yılında yayımlanan bir makalede; "NSA ilâçların 30 yılı aşan bir süredir artrit (eklem iltihabı) tedavisinde yaygın olarak kullanıldı ı, tedavi sırasında en sık görülen yan tesirlerinin sindirim sistemi üzerinde gerçekleşti inden" bahsedilmektedir. Ayrıca aynı makalede, bu hastalarda, "hafif hazımsızlık şikâyeti, hayatı tehdit edici kanama ve mide delinmelerine kadar uzanan birtakım istenmeyen durumlar gelişebilmektedir." denmektedir.

2000 yılında "Pain" dergisinde yayımlanan bir makalede, uzun süreli ve sıklıkla NSA ilâçlarından alan her 1.200 hastadan birinin (sindirim sistemi ile ilgili ilâcın yan tesirlerinden dolayı) öldü ü, bu ilâçları kullanmayan kişilere oranla NSA ilâçları alanlarda ölüm riskinin 42 kat arttı ı açıklanmıştır. Yine aynı çalışmada iki ay ve daha uzun süre NSA kullanımından dolayı her beş hastadan birinde ülserin varlı ı, her 70 hastanın birinde ülser şikâyetinin, her 150 hastadan birinde mide delinmesi ve kanamanın oldu u bildirilmektedir.

2001 yılı Ulusal Gastroenteroloji Haftası'nda sunulan bir bildiride, acil servise gelen sindirim sistemi kanamalı hastaların % 67'sinde kanama sebebi olarak aspirin, NSA ve di er ilâçlar suçlanmaktadır. Ayrıca NSA ilâçlar, kalb yetmezli ini artıran ilâçlar olarak da kabul edilmektedir.

Yukarıda bahsetti imiz bir ilâç grubuna ait yan tesirlerin, di er birçok ilâç grupları için de geçerli oldu unu ve ilâç kullanan milyonlarca insanın önemli bir risk ile karşı karşıya kaldı ını söyleyebiliriz.

Peki ilâçlar masum de illerse, kullanmayalım mı? Hastalıkları yaratan Rabbimizin, bunların şifasını da yarattı ını, araştırmak suretiyle hastalıklara deva bulunaca ını biliyoruz. Yapılacak araştırma ve çalışmalarla ilâçların yan tesirini azaltmak ve gidermek esastır. Son yıllarda yapılan yeni çalışmalar, bu görüşümüzü do rular niteliktedir. COX-2 denen yeni ilâç grupları, NSA ile benzer tesirlere sahip olmakla birlikte, bahsedilen yan tesirlerin olmayışı önemli bir kazançtır. Şifaya vesile olabilecek hususiyette yaratılmış tabiî ilâçlar yan tesirlerden muaftır; ama bizler henüz onları saf bir şekilde tespit edemedi imizden olsa gerek, masum ilâç kavramını henüz kullanamıyoruz.

Şu anda kullandı ımız ilâçlar istenmeyen yan tesirlerinden tamamen temizlenmiş olmadı ından, bir doktora danışmadan ilâç kullanmamamız veya başkalarına ilâç tavsiye etmememiz gerekir. Bizlere emanet olarak verilmiş hayatımızı şuursuzca tehlikeye atmamız, bizleri dünyada da, ahirette de sıkıntılara düşürebilir.
Bilhassa küçük yaşlarda ders çalışma performansını artırmak, zihin yorgunlu unu gidermek, sporda başarılı olmak, iyi uyumak gâyesiyle ilâca alışan gençlerimizin gelece i bizi endişelendirmektedir. Onlara ilâç kullanma yerine, sahip oldukları iman ve güzel ahlâk temelli mânevî dinamiklerini kullanmalarını tavsiye etmeli, ilâç gerektirecek rahatsızlıkları oldu unda mütehassıs bir hekime danışarak, ilâç almalarını ö retmeliyiz.
 
Üst Alt