Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
İbn-i Atâ -kuddise sirruh- şöyle der:
"Bu mânevî yolda terakkî edenler, sırf namaz ve oruç gibi farz ibâdetlerle bu yüceliğe ulaşmış değillerdir. Aksine bunları eksiksiz ve kusursuz bir şekilde îfâ etmeye ilâveten, fazîletli ameller ve davranışlarla yükselmişlerdir. Nitekim Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
"Kıyâmet günü bana en yakın olanınız, huy ve ahlâk olarak en güzel olanınızdır." (Tirmizî, Birr, 71) buyurmuşlardır."
SÖZÜN ÖZÜ:
Şâir ne güzel söyler:
Edeb bir tâc imiş nûr-i Hüdâ'dan
Giy ol tâcı emîn ol her belâdan
Bir ârif şâir de şöyle der:
Ehl-i diller arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb
Hakîkî edeb ve ahlâk kahramanı olanlar, peygamberler ve velîlerdir. Bir de, bu zevâtı tâkip etmesini bilenlerdir ki, onlar, yüce bir ahlâka sahip olma irâdesini gösterirler. Ahlâkın esası, dînin olgunluğundan ayrı bir şey değildir. Ahlâk, hayvânî vasıflardan kurtulup insânî meziyetlerle ziynetlenmektir. Gerçekte müslüman olmak da, İslâm ahlâkına sahip olmaktır. Ulvî güzellikleri, hâl ve davranışlara taşıyabilmektir.
Hâsılı akıl ve hikmet nazarı ile bakıldığında Kur'ân-ı Kerîm'de en büyük ve esaslı yer tutan mevzuun edeb ve ahlâk olduğu görülür. Ondaki târihî kıssalar dahî ahlâkı, yâni davranış mükemmelliğini telkin maksadıyladır.
Hazret-i Mevlânâ buyurur:
"Kalbim: "- Îmân nedir?" diye aklıma sordu. Aklım da kalbimin kulağına: "- Îmân edebden ibârettir." diye fısıldadı."
"Onun için edebsiz kimseler, yalnız kendisine kötülük etmiş olmaz. O, belki edebsizliği yüzünden bütün dünyâyı ateşe vermiş olur."
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Hakk'a karşı edep; nerede, ne zaman ve kimde zahir olursa olsun, Hakk'ı kabul edip, ona boyun eğmek, ondan geleni asla reddetmemek ve her vakit ondan razı olmaktır. Hakiki edep, Hak'ta kulun fani olmasıdır.

Kur'an-ı Kerim'de Allah (c.c.) kulunu şöyle görmek istiyor:

- Nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir. (Hadid 4)

Edep, Allah'la beraberliği hissetmektir.

- Rabb'in her an gözetlemektedir. (Fecr 14)

- Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. (Nisa 1)

- Şüphesiz biz ona (insana) şah damarından daha yakınız. (Kaf 16)

Allah'a karşı edebin en güzeli, bu yakınlığı her an hissedebilmedir. Davud-i Taî şöyle anlatır: Yirmi yıl Ebu Hanife hazretleri ile birlikte bulundum. Bu zaman zarfında ayaklarını uzattığını hiç görmedin. Kendisine:

- Yalnızken ayağını uzatmanda ne mahzur var? dedim.

Bana:

- Cenab-ı Hak karşısında edepli olmak daha eftaldir, dedi.

İhsan derecesine ulaşan ehlüllah hep böyle düşünürler.
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Müminlere karşı edep

"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz." (Hucurat 10)

"Birbirinizin gizli hallerin araştırmayın." (Hucurat 12)

"Bazınız bazınızın gıybetini yapmasın." (Hucurat 12)

"Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın." (Al-i İmran 103)

Müminler hakkında Allah (cc) işte böyle buyuruyor. Müminler, Ensar ve Muhacir gibi kardeş oldukları zaman her şey güzel olacak. Ensar ve muhacirler kendi ihtiyaçları olmalarına binaen gönüllerinde hiç sıkıntı duymaksızın kardeşlerini kendilerine tercih ediyorlardı. İşte kardeşlikteki isar bu halde idi.

Peygamberimiz (sav) ise müminlerin vasıflarını ne güzel ifade buyuruyor: "Müminlerin dertleriyle ilgilenmeyen onlardan değildir."

"Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu zelil etmez, ona harekette bulunmaz, onu terk etmez, ona hakaret etmez."

Neticede müminler ancak Kuran ve sünnet ölçüleri içerisinde hayatlarını devam ettirirlerse, o zaman edeplerini muhafaza edebilirler. Aralarınde huzur, güven ve muhabbet oluşur.
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Kadınların edebine gelince

Kadınlar da tıpkı erkekler gibi eşref-i mahluktur ve yaratılış gayeleri Allah'a kulluktur.

Bu halin muhafazası ise ilahî ikazlara kulak vermek, dinin emirlerini yerine getirmekle mümkündür. Aksi halde bu değerlerini muhafaza edemezler. Özellikle bazı kadınların giysileri Kuran'a, sünnete ve edebe uymayan bir giysidir. Bu giysiler, cehennemlik alameti ve cahiliyye adetlerinden olan giysilerdir.

Ey hanımlar! Sizler günah aleti olamazsınız. Bu sizin imanınızla hiç bağdaşmaz. Gelin takva elbisesini giyinin de Hz. Fatıma ve Hz. Aişe annelerimize benzeyin. Bilin ki cehennem ateşinin azabı pek şiddetlidir. Bizi yaratan Rabbimiz her an bizimle beraberdir. Bunu düşünelim.

Ey hanımlar! Edebinizi muhafaza edin. Peygamberimiz (sav) kadınların biatını alırken perde arkasından biatlarını kabul etti. Sahabe-i Kiram Peygamberimizin evine geldiklerinde, Peygamberimizin hanımlarından bir şey soracakları ve isteyecekleri zaman bir perde arkasından sormalarını Allah (cc) emretti. (Ahzab 53)

Kuran-ı Kerimde Allah (cc) Peygamber'in hanımları, onların analarıdır. (Ahzab 5) buyuruyor.


Buna rağmen görüşmelerde edeplerinin bozulmaması ve bize de örnek olmaları için haremlik, selamlık farz kılınmıştır. Bu emir, tüm mümin hanımlar için geçerlidir. Kuran ve sünnette edebin sınırları bellidir. Bu sınırlara dikkat edelim, şartlar ve ortam nasıl olursa olsun biz edebimizi koruyalım.

Allah'ım! Ümmet-i Muhammedi Kuran'a mahkum et. Amin.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
bu güzel eklemeler için ALLAH razı olsun.....

MEVLAM her iki dünyayada en güzel makamlar versin.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
İmamı Rabbanî, edebi şöyle tarif eder: Bilesin, âdaptan velev ki bir edebi muhafaza, mekruhlardan velev ki tenzihi olsun bir mekruhu terk etmek, zikirden, tefekkürden, murakabe ve teveccühten çok daha eftaldir.

Şair ne güzel söylemiş:

Ehli diller arasında aradım, kıldım talep.

Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep.



Allah a karşı edep

Allahu Tealanın emirlerini yerine getirmek, nehiylerinden kaçınmak, ihsan derecesine ulaşmaktır edep. Kişinin Allahı görüyormuş gibi ibadet etmesidir. Rabbini göremiyorsa da Allah (c.c.) onu görüyor. Hatta Allahın ayetleri okunurken, ayetlerin bizim şahsımıza hitap ettiğini hissedebilme... Kalbimizde imanın lezzetini tadarak yaşayan bir Kur an olabilmek edeplerin en üstünüdür.

Sufilerin dilinde: Hakka karşı edep; nerede, ne zaman ve kimde zahir olursa olsun, Hakkı kabul edip, ona boyun eğmek, ondan geleni asla reddetmemek ve her vakit ondan razı olmaktır. Hakiki edep, Hakta kulun fani olmasıdır.

Kur an-ı Kerimde Allah (c.c.) kulunu şöyle görmek istiyor:

- Nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir. (Hadid 4)

Edep, Allahla beraberliği hissetmektir.

- Rabbin her an gözetlemektedir. (Fecr 14)

- Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. (Nisa 1)

- Şüphesiz biz ona (insana) şah damarından daha yakınız. (Kaf 16)

Allaha karşı edebin en güzeli, bu yakınlığı her an hissedebilmedir. Davud-i Taî şöyle anlatır: Yirmi yıl Ebu Hanife hazretleri ile birlikte bulundum. Bu zaman zarfında ayaklarını uzattığını hiç görmedin. Kendisine:

- Yalnızken ayağını uzatmanda ne mahzur var? dedim.

Bana:

- Cenab-ı Hak karşısında edepli olmak daha eftaldir, dedi.

İhsan derecesine ulaşan ehlüllah hep böyle düşünürler.

Gönül ehillerinin dilinde edep şu dizelelerle tarif edilir:

Edep; bir tac imiş Nur-u Hüda dan.

Giy ol tacı, emin ol her belâdan
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Rasulullah a karşı edep

Fahri kainat (s.a.v.) efendimizi beşerî istidat ve takat dahilinde kavrayabilmek mümkün değildir. Allah (cc), Kur an-ı Kerim de Peygamberimizin ahlakını şöyle beyan buyuruyor:

Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin. (Kalem 4)

Peygamberimiz (s.a.v.) ise şöyle buyuruyor: Beni Rabbim edeplendirdi de ne güzel edeplendirdi. İşte nuri Muhammedî, edepte insanlık için en güzel örnektir.

Onun edebi ile edeplenmek bize emanet olarak bıraktığı Kur an ve sünnet emanetine sarılmakla mümkündür. Çünkü Allahu Teala, Peygamber size ne verdi ise onu alın ve size neyi yasakladı ise ondan sakının. (Haşr 10) buyuruyor.

Hz. Aişe annemize göre de Onun ahlakı Kur an dı.

Peygamberimizi ümmet için hatta insanlık için her konuda en güel örnektir. Onun sünnetini hayatlarına düstur edinenler ebediyyen nasibini alan bahtiyar insanlardır. Bu anlatılanlara bir kaç örnek:

Peygamberimizin edebinden nasibi olan, onun nurlu yolundan istifade edebilir. İşte bu istifadeye mazhar güzel insanlardan birkaç örnek:

Mescidi Nebevînin tamirinde abdestsiz hareket etmeyen Osmanlının güzide insanları, çekiçlerine keçe bağlayarak Rasulullahın ruhaniyetini tedirgin kılmaktan teeddüb etmişlerdir.

İmamı Malik, Allah Rasulünün bastığı toprağa hürmeten Medine-yi Münevverede hayvan üstüne binmedi, ayakkabı giymedi.

Peygamberimiz orduya yardım talebinde bulununca Hz. Ebu Bekir (r.a.), servetinin tamanını getirmiş, Rasulullahın: Çoluk çocuğuna ne bıraktın ya Ebu Bekir? sualine de büyük bir iman vecdi ile
 
Üst Alt