Burada yazdiklarimiz önce kendi nefsimize kardeslerim,
sizleri tenzih ederiz...
Rabbimizin istedigi kullugu ve kulluk göstergesi bütün amelleri yapabilmemizin ilk sarti
Rabbi tanima ve ona yönelme ilimlerini edinmemizdir...
Kainattaki Hikmetleri taniyip kavrayip anlamaya calismamizdir...
Ilim bir rehber,yol gösterici isiktir...Cok daha ötelere bakmaya yarayan bir dürbün gibidir.
Dogruyu yanlistan ayirmada özel hazirlanmis bir techizatttir...
Ilim, sahibine bir cok fayda ve güzellik kattigi gibi
ayni zamanda bir cok sorumlulukta katmaktadir...
Ilim sahibi
ilmini sadece insanlara üstünlük vesilesi görmeye baslarsa
ve ahiret ilminden dünyalik elde etmeyi hedeflerse
Allah c.c muhafaza seytanin ve nefsinin elinde maskaraya döner...
Ilminin gerceklerini yasamak yerine ilminin dünyalik faydalari pesinde
bu zevklerle tatmin olmaya baslayan kisi,
ben daha cok biliyorum,ben en cok biliyorum diye bir de meydan okumalara basladi mi
ilim artik kendisi icin cennet ve riza vesile olmaktan
Cehennem malzemesi olmaya dogru götüren bir meta olur...
Haddimiz olmayarak
Simdi sizlere bir sorumuz olacak ?
Allah c.c ve Rasülü s.a.v Efendimizin en büyük düsmani kimdir ?
Seytan dediniz degil mi ?
Sorariz bilmedigi ayet ,hadis,menkibe var midir ?
Mevla ile konusma cenneti ve cehennemi musahede etme ve
bircok olaya katilmak ile en tecrübeli yaradilmislardandir...
Ilmen ilmin zirvesinde oldugu halde neden seytan olmustur ?
Peki Mekke'de Ebucehil denilen azgin kafirin mekkede kurulan mahkemelerin
en üst hakimi oldugunu bilir miyiz?
Kisaca Ebucehil Kanun adami.....
Fakat bakiniz ki tarihe Cehaletin babasi olarak gecmistir...
Dememiz o ki ilim edinilmesi ve kazanilmasi kadar bu ilimden fayda elde etmek önemlidir...
Bilgi yiginagi olmak degil amele dönen ilimlerle donatilmis olmak gerekmektedir...
Ilim yasantimizda ve davranislarimizda kendisini göstermeli...
Ilmi sadece kelime dili ile degil hal dili yani davranislarimizla da etrafimiza aktarabilmeliyiz...
Bugün yeni bir ilim ögrendim mi sorusundan önce
bugün hangi amelleri yaptim sorusunu kendimize sormaliyiz!
Ilmim amellerimi mi artiriyor...Kibrimi mi
Ilmim insanlara mi yaklastiriyor yoksa insanlardan kaciriyor mu ?
Ögrendikce kücülüyor muyum büyüyor muyum?
Bilgi zenginligi her önümüze geleni kirma hakkimi veriyor bize?
Ya da muhatabimizda bakacagimiz ilk sey eksiklik ve hatalar midir ?
Elestiri ve hata bulmak icin gösterdigimiz gayreti,
güzellikleri takdir ve tebrik sebeplerini
aramaya ve bulmaya harcasak cok mu zor olur?
Yoksa takdir ve tebrik edersek bizden birsey mi eksilir?
Yüce kitabimizda Alemlerin Sahibi Allah'imiz (c.c.) buyururlar ki
Bismillah
" Insanlardan kibirlenerek yüzünü cevirme, yeryüzünde kasilarak yürüme.
Cünkü Allah, kendini begenmis, övünüp duran kimseleri asla begenmez. "
31/18
Ilim ögrenildikce kisi Kainattaki yerini kavrar... Doldurdugu boslugun ebatlarini farkeder.
Hakikatler kisiye acziyetini ve zayifligini isaret eder...
Ve kisi kendisine fayda veren ilmi edinmisse hayati boyunca mütevazi olur...
Bir topluma girdiginde en büyük günahkar kim deseler kendisi zanneder...
Sürekli günahlari ve ayiplariyla mesgul olup iyilik ve sevaplarini yetersiz görür hatta unutur...
KALB KIRMAZ,insanlara üstten bakmaz,ben bilirim havalarina girmez...
Cennete götürecek ilim sahibinde yumusak huy ,mutevazilik ,acziyet ve teslimiyet gibi hos ahlaklar olusturur.
Mevlamiz ne buyuruyor Kuran-i Kerimde
Bismillah
" Süphesiz Allah, kibirlileri sevmez."
16/23:
Rabbim bizleri,
sevgisini kaybetmis rahmetinden kovulmus kimsesizlik cukuruna itilmislerden eylemesin...
Yazimiza yasanmis bir olayla tamamlamak istiyoruz
Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine..
- Icinizde kim bende bir ayip görüyorsa bildirsin, dedi...
Müritlerinden biri...
- Efendim, sizde büyük bir ayip var, diye cevap verdi.
Ayibini talebesine soracak kadar kendini asmis bu mütavazi insan hic kizmadi,
talebesi böyle söylüyor diye üzülmedi,
belki sadece ayibindan kurtulabilmek ümidiyle sordu..
- Söyle dedi, kardesim, o ayibim nedir?
Talebe gözleri dolu dolu..
- Bizim gibilerin size talebe olmasi, dedi...
Bu söz gönüllere cok tesir etmis, sohbette bulunan herkes aglamaya baslamisti.
Ahmed Rufai Hazretleri de agliyordu..
Bir ara sadece..
- Ben sizin hizmetcinizim, ben hepinizden asagiyim diyebildi.
Rabbimiz, ögrendiklerimizle amel edebilmeyi nasip etsin
cümlemize insaAllah..
Fayda vermeyen ilimden Rabbim SANA siginiriz....
Fi emanillah
Esselamü Aleyküm Ve Rahmetüllah
sizleri tenzih ederiz...
Rabbimizin istedigi kullugu ve kulluk göstergesi bütün amelleri yapabilmemizin ilk sarti
Rabbi tanima ve ona yönelme ilimlerini edinmemizdir...
Kainattaki Hikmetleri taniyip kavrayip anlamaya calismamizdir...
Ilim bir rehber,yol gösterici isiktir...Cok daha ötelere bakmaya yarayan bir dürbün gibidir.
Dogruyu yanlistan ayirmada özel hazirlanmis bir techizatttir...
Ilim, sahibine bir cok fayda ve güzellik kattigi gibi
ayni zamanda bir cok sorumlulukta katmaktadir...
Ilim sahibi
ilmini sadece insanlara üstünlük vesilesi görmeye baslarsa
ve ahiret ilminden dünyalik elde etmeyi hedeflerse
Allah c.c muhafaza seytanin ve nefsinin elinde maskaraya döner...
Ilminin gerceklerini yasamak yerine ilminin dünyalik faydalari pesinde
bu zevklerle tatmin olmaya baslayan kisi,
ben daha cok biliyorum,ben en cok biliyorum diye bir de meydan okumalara basladi mi
ilim artik kendisi icin cennet ve riza vesile olmaktan
Cehennem malzemesi olmaya dogru götüren bir meta olur...
Haddimiz olmayarak
Simdi sizlere bir sorumuz olacak ?
Allah c.c ve Rasülü s.a.v Efendimizin en büyük düsmani kimdir ?
Seytan dediniz degil mi ?
Sorariz bilmedigi ayet ,hadis,menkibe var midir ?
Mevla ile konusma cenneti ve cehennemi musahede etme ve
bircok olaya katilmak ile en tecrübeli yaradilmislardandir...
Ilmen ilmin zirvesinde oldugu halde neden seytan olmustur ?
Peki Mekke'de Ebucehil denilen azgin kafirin mekkede kurulan mahkemelerin
en üst hakimi oldugunu bilir miyiz?
Kisaca Ebucehil Kanun adami.....
Fakat bakiniz ki tarihe Cehaletin babasi olarak gecmistir...
Dememiz o ki ilim edinilmesi ve kazanilmasi kadar bu ilimden fayda elde etmek önemlidir...
Bilgi yiginagi olmak degil amele dönen ilimlerle donatilmis olmak gerekmektedir...
Ilim yasantimizda ve davranislarimizda kendisini göstermeli...
Ilmi sadece kelime dili ile degil hal dili yani davranislarimizla da etrafimiza aktarabilmeliyiz...
Bugün yeni bir ilim ögrendim mi sorusundan önce
bugün hangi amelleri yaptim sorusunu kendimize sormaliyiz!
Ilmim amellerimi mi artiriyor...Kibrimi mi
Ilmim insanlara mi yaklastiriyor yoksa insanlardan kaciriyor mu ?
Ögrendikce kücülüyor muyum büyüyor muyum?
Bilgi zenginligi her önümüze geleni kirma hakkimi veriyor bize?
Ya da muhatabimizda bakacagimiz ilk sey eksiklik ve hatalar midir ?
Elestiri ve hata bulmak icin gösterdigimiz gayreti,
güzellikleri takdir ve tebrik sebeplerini
aramaya ve bulmaya harcasak cok mu zor olur?
Yoksa takdir ve tebrik edersek bizden birsey mi eksilir?
Yüce kitabimizda Alemlerin Sahibi Allah'imiz (c.c.) buyururlar ki
Bismillah
" Insanlardan kibirlenerek yüzünü cevirme, yeryüzünde kasilarak yürüme.
Cünkü Allah, kendini begenmis, övünüp duran kimseleri asla begenmez. "
31/18
Ilim ögrenildikce kisi Kainattaki yerini kavrar... Doldurdugu boslugun ebatlarini farkeder.
Hakikatler kisiye acziyetini ve zayifligini isaret eder...
Ve kisi kendisine fayda veren ilmi edinmisse hayati boyunca mütevazi olur...
Bir topluma girdiginde en büyük günahkar kim deseler kendisi zanneder...
Sürekli günahlari ve ayiplariyla mesgul olup iyilik ve sevaplarini yetersiz görür hatta unutur...
KALB KIRMAZ,insanlara üstten bakmaz,ben bilirim havalarina girmez...
Cennete götürecek ilim sahibinde yumusak huy ,mutevazilik ,acziyet ve teslimiyet gibi hos ahlaklar olusturur.
Mevlamiz ne buyuruyor Kuran-i Kerimde
Bismillah
" Süphesiz Allah, kibirlileri sevmez."
16/23:
Rabbim bizleri,
sevgisini kaybetmis rahmetinden kovulmus kimsesizlik cukuruna itilmislerden eylemesin...
Yazimiza yasanmis bir olayla tamamlamak istiyoruz
Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine..
- Icinizde kim bende bir ayip görüyorsa bildirsin, dedi...
Müritlerinden biri...
- Efendim, sizde büyük bir ayip var, diye cevap verdi.
Ayibini talebesine soracak kadar kendini asmis bu mütavazi insan hic kizmadi,
talebesi böyle söylüyor diye üzülmedi,
belki sadece ayibindan kurtulabilmek ümidiyle sordu..
- Söyle dedi, kardesim, o ayibim nedir?
Talebe gözleri dolu dolu..
- Bizim gibilerin size talebe olmasi, dedi...
Bu söz gönüllere cok tesir etmis, sohbette bulunan herkes aglamaya baslamisti.
Ahmed Rufai Hazretleri de agliyordu..
Bir ara sadece..
- Ben sizin hizmetcinizim, ben hepinizden asagiyim diyebildi.
Rabbimiz, ögrendiklerimizle amel edebilmeyi nasip etsin
cümlemize insaAllah..
Fayda vermeyen ilimden Rabbim SANA siginiriz....
Fi emanillah
Esselamü Aleyküm Ve Rahmetüllah
Son düzenleme: