- Üyelik Tarihi
- 17 May 2007
- Mesajlar
- 261
- Aldığı Beğeniler
- 2
2. Cildin 17. Mektup'u Mirza Hüsamiddini Ahmet'e Yazılmıştır;
Not: İmamı Rabbani hazretleri zamanında, Hindistanda Serhend şehrinde taun(veba hastalığı )
Meydana geldi. Öyle ki iki üç gün içerisinde yüz binler öldü. Kefen kabir bulamadılar. Hatta bu hastalıktan dolayı Afganistanın büyük şehirlerinden Herapta bir buçuk milyon insan vefat etti. Veba hastalığından dolayı, 600.000 kişiye kabir bulunabildi, diğerlerine bulunamadı. İmamı Rabbani Hazretlerinin üç oğlu bir kızı bu hastalıktan vefat etti. En büyük oğlu Muhammed Sadık hazretleri, çok büyük velidir, babası gibi alim bir zattır.26 yaşında bu hastalıktan dolayı vefat etmiştir. Hatta Muhammed Sadık hazretleri vefat etmeden önce bu hastalık gitmesi için büyük bir kurban bekliyor, ben ölmeyince bu hastalık kalkmayacak diyor ve vefat edince bu hastalık kalkıyor. Hatta o günden sonra bu hastalığa yakalananlar Muhammed hazretlerinin ismini yazıp taşıdıklarında şifa bulurlardı. Muhammed Sadık hazretlerinin peşinden İmamı Rabbani hazretlerinin sekiz yaşındaki oğlu Muhammed Ferruh ile 11 yaşındaki Muhammed İsa hazretler ide hastalanıyor. Ayrı ayrı odalarda yatıyorlar.
Muhammed Ferruh diyor ki: Ey kardeşim Muhammed İsa sen bana vefasızlık yaptın. Benden önce gittin. Yanındakiler diyorlar ki;
Kardeşinin vefat ettiğini ne bildin? O öbür odada diyorlar.
Muhammed Ferruh diyor ki: beni teselli etmeyin meleklerin kardeşimi yıkadığını görüyorum diyor ve oda o gün vefat ediyor. Ve Ümmü Gülsüm isimli kızı da aynı hastalıktan vefat ediyor. İmamı Rabbani hazretleri evlatlarını defnettikten sonra Rabbim sana hamdolsun, emanetlerini kalplerine senin aşkını yerleştirerek aldın. Dört evladını kaybedince talebeleri taziye mektupları yazdılar. Hindistan valilerinden Hüsameddin Ahmet Hazretleri de taziye mektubu yazdı. İşte bu 17. mektup, o mektuba cevaben yazılmıştır.
Cenabı Hakka hamdettikten sonra, resule ve ehli beytine salâtı selamdan dualarıma tebliğ ettikten sonra, bilinsin ki şeyh Mustafa ile beraber, gönderilmiş mektubunuzun içindeki lerini okumakla ben müşerref oldum. İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun.
İşte şu musibetler zahirde yaralardır, hakikatte merhemdir. Bu musibetler eğer sabredilirse manevi yükselişlere sebeptir. Bu sıkıntıların ardından gelen, ahirette Allahın yardımıyla beklenen ümit edilen mükâfatların yanında dünyada verilen mükâfat onda birinin onda biridir. Kişinin evladının olması sağlıklı yaşaması zahmettir, onların yaşamasında pek çok menfaatler ve faydalar vardır. Ölümlerinde de anne baba sabrederse netice ve mükâfatlar vardır.
Sünneti ihya eden büyük İmam Nemevi hazretleri taun hastalığını zikretti. Ashaptan Abdullah İbni Zübeyir hazretlerinin de taun hastalığı vaki oldu,3 gün sürdü vefat etti. Enes Bin Malik hazretlerinin 83 oğlu taun hastalığından vefat etmiştir. Enes hazretleri için Rasulullah Sallallahü Aleyhi Ve Sellem evlatlarında ve rızkında bereket ile dua etmiştir. Yüze yakın evladı olmuştur. Abdullah İbni Bekir hazretlerine ait 40 oğul bu hastalıktan vefat etti.
Mahlûkatın en hayırlısına şu muamele ile onlara muamele olduğu zaman, bizim gibi asilerin ne hesabı olur. Biz ortaya çıkıp 4 tane oğlum öldü diyebiliriz ki buyuruyor.
Tahkik hadisi şeriflerde gelmiştir ki geçmiş ümmetler için bu hastalık bir azap idi. bu hastalık şu ümmet için bir şehitliktir. Hak olan şu veba hastalığından ölenler, şehit ve taçlanmış olarak gidiyorlar, bir şekilde gidiyorlar ki gıpta edilir. Hatta insan şu veba hastalığı günlerinde, bela sahipleri olan hastalığa müptela olanlara katılmak istiyor.[keşke bende o hastalığa bulaşsam da onlar gibi taçlansam.]İnsan dünyadan ahirete yüklerini nakletmek istiyor. Şu bela zahirde gadaptır, batında ise rahmettir.
Şeyh Tahir Hazretleri buyurur; Ben şahsen bir şahsı Hindistanın lahor şehrinde taun hastalığı günlerinde o kimse ölmese sağ kaldığına sevinemeyecektir. Ben de şehit olup gitseydim diyecek dediğini işittim.
Bu taundan ölenlerin kabirlerine kış çevirdiği zaman, vaktaki çok güzel hayrete şayan haller müşahede olunuyor. Allah yolunda şehit olanların gayrısı bu hallere nail olamaz. Şehitlerden başkası bu hallere vuslat bulamaz..
Not: Sahabe-i kiramdan Abdullah İbni Mesut Hazretleri buyurdular ki; Cenabı Hakkın benim hakkımda taktir ettiği şey hakkında keşke olmasaydı dememden semadan düşmem daha hayırlıdır.
Not: Hazreti Ali Efendimiz buyuruyor: Bir musibet anında kişi dizine vurursa sevabı gider.
Ey Mahdüm; Benim kıymetli oğlumun aramızdan ayrılması, musibetlerin en büyüklerindendir. Böyle bir musibetle kimse karşılaşmamıştır. Ama Allahın rızkı olarak verdiği şu musibette şu zayıfa verdiği sabır ve şükür en büyük ihsanlarından nimetlerindendir. Ben Allah tan şu musibetin mükâfatını ahirete ertelemesini istiyorum. Bu mükâfattan dünyada hiç bir şey zahir olmasını istemiyorum. Her ne kadar şu isteğimin sabırsızlıktan olduğunu bilsem de Rabbimden bunu istiyorum Her ne kadar sabırsız davransam da Allah rahmeti bol olandır. Dünyada ahirette Allahındır. İhvandan istenilen imdaddır yardımdır. İman selameti ile bu dünyadan gidilebilmesi için dua etsinler.
Ey Bizim Rabbimiz Sen Bizim İçin Mağfiret Et, İsraf Etmeyiniz, Haddi Aşmayınız, Bizlere Yardım Eyle Allahım
Selam sizin üzerinize olsun ve diğer hüdaya tabi olanlara olsun.
Not: İmamı Rabbani hazretleri zamanında, Hindistanda Serhend şehrinde taun(veba hastalığı )
Meydana geldi. Öyle ki iki üç gün içerisinde yüz binler öldü. Kefen kabir bulamadılar. Hatta bu hastalıktan dolayı Afganistanın büyük şehirlerinden Herapta bir buçuk milyon insan vefat etti. Veba hastalığından dolayı, 600.000 kişiye kabir bulunabildi, diğerlerine bulunamadı. İmamı Rabbani Hazretlerinin üç oğlu bir kızı bu hastalıktan vefat etti. En büyük oğlu Muhammed Sadık hazretleri, çok büyük velidir, babası gibi alim bir zattır.26 yaşında bu hastalıktan dolayı vefat etmiştir. Hatta Muhammed Sadık hazretleri vefat etmeden önce bu hastalık gitmesi için büyük bir kurban bekliyor, ben ölmeyince bu hastalık kalkmayacak diyor ve vefat edince bu hastalık kalkıyor. Hatta o günden sonra bu hastalığa yakalananlar Muhammed hazretlerinin ismini yazıp taşıdıklarında şifa bulurlardı. Muhammed Sadık hazretlerinin peşinden İmamı Rabbani hazretlerinin sekiz yaşındaki oğlu Muhammed Ferruh ile 11 yaşındaki Muhammed İsa hazretler ide hastalanıyor. Ayrı ayrı odalarda yatıyorlar.
Muhammed Ferruh diyor ki: Ey kardeşim Muhammed İsa sen bana vefasızlık yaptın. Benden önce gittin. Yanındakiler diyorlar ki;
Kardeşinin vefat ettiğini ne bildin? O öbür odada diyorlar.
Muhammed Ferruh diyor ki: beni teselli etmeyin meleklerin kardeşimi yıkadığını görüyorum diyor ve oda o gün vefat ediyor. Ve Ümmü Gülsüm isimli kızı da aynı hastalıktan vefat ediyor. İmamı Rabbani hazretleri evlatlarını defnettikten sonra Rabbim sana hamdolsun, emanetlerini kalplerine senin aşkını yerleştirerek aldın. Dört evladını kaybedince talebeleri taziye mektupları yazdılar. Hindistan valilerinden Hüsameddin Ahmet Hazretleri de taziye mektubu yazdı. İşte bu 17. mektup, o mektuba cevaben yazılmıştır.
Cenabı Hakka hamdettikten sonra, resule ve ehli beytine salâtı selamdan dualarıma tebliğ ettikten sonra, bilinsin ki şeyh Mustafa ile beraber, gönderilmiş mektubunuzun içindeki lerini okumakla ben müşerref oldum. İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun.
İşte şu musibetler zahirde yaralardır, hakikatte merhemdir. Bu musibetler eğer sabredilirse manevi yükselişlere sebeptir. Bu sıkıntıların ardından gelen, ahirette Allahın yardımıyla beklenen ümit edilen mükâfatların yanında dünyada verilen mükâfat onda birinin onda biridir. Kişinin evladının olması sağlıklı yaşaması zahmettir, onların yaşamasında pek çok menfaatler ve faydalar vardır. Ölümlerinde de anne baba sabrederse netice ve mükâfatlar vardır.
Sünneti ihya eden büyük İmam Nemevi hazretleri taun hastalığını zikretti. Ashaptan Abdullah İbni Zübeyir hazretlerinin de taun hastalığı vaki oldu,3 gün sürdü vefat etti. Enes Bin Malik hazretlerinin 83 oğlu taun hastalığından vefat etmiştir. Enes hazretleri için Rasulullah Sallallahü Aleyhi Ve Sellem evlatlarında ve rızkında bereket ile dua etmiştir. Yüze yakın evladı olmuştur. Abdullah İbni Bekir hazretlerine ait 40 oğul bu hastalıktan vefat etti.
Mahlûkatın en hayırlısına şu muamele ile onlara muamele olduğu zaman, bizim gibi asilerin ne hesabı olur. Biz ortaya çıkıp 4 tane oğlum öldü diyebiliriz ki buyuruyor.
Tahkik hadisi şeriflerde gelmiştir ki geçmiş ümmetler için bu hastalık bir azap idi. bu hastalık şu ümmet için bir şehitliktir. Hak olan şu veba hastalığından ölenler, şehit ve taçlanmış olarak gidiyorlar, bir şekilde gidiyorlar ki gıpta edilir. Hatta insan şu veba hastalığı günlerinde, bela sahipleri olan hastalığa müptela olanlara katılmak istiyor.[keşke bende o hastalığa bulaşsam da onlar gibi taçlansam.]İnsan dünyadan ahirete yüklerini nakletmek istiyor. Şu bela zahirde gadaptır, batında ise rahmettir.
Şeyh Tahir Hazretleri buyurur; Ben şahsen bir şahsı Hindistanın lahor şehrinde taun hastalığı günlerinde o kimse ölmese sağ kaldığına sevinemeyecektir. Ben de şehit olup gitseydim diyecek dediğini işittim.
Bu taundan ölenlerin kabirlerine kış çevirdiği zaman, vaktaki çok güzel hayrete şayan haller müşahede olunuyor. Allah yolunda şehit olanların gayrısı bu hallere nail olamaz. Şehitlerden başkası bu hallere vuslat bulamaz..
Not: Sahabe-i kiramdan Abdullah İbni Mesut Hazretleri buyurdular ki; Cenabı Hakkın benim hakkımda taktir ettiği şey hakkında keşke olmasaydı dememden semadan düşmem daha hayırlıdır.
Not: Hazreti Ali Efendimiz buyuruyor: Bir musibet anında kişi dizine vurursa sevabı gider.
Ey Mahdüm; Benim kıymetli oğlumun aramızdan ayrılması, musibetlerin en büyüklerindendir. Böyle bir musibetle kimse karşılaşmamıştır. Ama Allahın rızkı olarak verdiği şu musibette şu zayıfa verdiği sabır ve şükür en büyük ihsanlarından nimetlerindendir. Ben Allah tan şu musibetin mükâfatını ahirete ertelemesini istiyorum. Bu mükâfattan dünyada hiç bir şey zahir olmasını istemiyorum. Her ne kadar şu isteğimin sabırsızlıktan olduğunu bilsem de Rabbimden bunu istiyorum Her ne kadar sabırsız davransam da Allah rahmeti bol olandır. Dünyada ahirette Allahındır. İhvandan istenilen imdaddır yardımdır. İman selameti ile bu dünyadan gidilebilmesi için dua etsinler.
Ey Bizim Rabbimiz Sen Bizim İçin Mağfiret Et, İsraf Etmeyiniz, Haddi Aşmayınız, Bizlere Yardım Eyle Allahım
Selam sizin üzerinize olsun ve diğer hüdaya tabi olanlara olsun.