Bağdat'ı işgalden sonra Şam'a yönelen Moğollara ne yapılması gerektiğine dair İmam Takuyiddin'e fetva soruyorlar. Büyük imam gidip zırhını giyinip, pusatını kuşanıyor ve, "Bugün fetva verme günü değil, kan verme günüdür" diyor. Bugün öyle bir gün. Zalimden adalet, insaf bekleme günü değil. Evimde sefil sefil oturduğum için içim kan ağlıyor. İnsanlığımdan, müslümanlığımdan hicab duyuyorum. Sözün çoktan bittiği yerde, Türkiye, ABD'den müdahele talep etmenin sonuçsuz bir diplomasi olduğunu yeterince tecrübe etti. Adam gibi yaşayıp adam gibi öleceksek, Kudüs'ü yalnız, mahzun, çaresiz bırakamayız, bırakmamalıyız.
Ümmeti Muhammed in aciz bir ferdi olarak, düşmanın silahı ile hatta onların silahlarını iptal edecek, iha siha vb daha güçlü silahlara sahip bir techizatla, güçten anlayan katillere, düşmanın yüreğine korku salan ümmet olunca alırız Kudusümüzü inş... (Galip Akın)