- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Osmanlı hükümdârının mutlak gücü, eski Doğuya has bir özdeyişte de kendine bir dayanak bulmaktaydı: “Adldir mûcib-i salâh-ı cihân, cihân bir bağdır divârı devlet, devletin nâzımı şeriattir, şeriate olamaz hiç hâris illâ melik, melik zabteyleyemez illâ leşker, leşkeri cem’edemez illâ mâl, malı cem’eden raiyyettir, raiyyeti kul eder pâdişâh-ı âleme adl ”. [Dâ’ire-i Adliye. Bu özdeyiş kısaca, hükümdârın askersiz gücü olamayacağını; para olmadığı takdirde askerin beslenemeyeceğini, teb’ası müreffeh değilse paranın olamayacağını ve halkın refahının da ancak adâletle sağlanacağını vurgulamaktaydı.]
11. yüzyılda yazılmış Kutadgu Bilig’den 1839 Tanzimat Fermânı’na kadar Türk siyasi literatüründe defalarca tekrarlanan bu ibâre, devlet yönetiminin dayandığı felsefenin fiilî bir hulâsası olarak kabul görmüştür.
Halil İnalcık, İmparatorluktan Cumhuriyete
11. yüzyılda yazılmış Kutadgu Bilig’den 1839 Tanzimat Fermânı’na kadar Türk siyasi literatüründe defalarca tekrarlanan bu ibâre, devlet yönetiminin dayandığı felsefenin fiilî bir hulâsası olarak kabul görmüştür.
Halil İnalcık, İmparatorluktan Cumhuriyete