Ey insan,muhakkak sen Rabbine doğru(varan bir yol üzerinde)çabalayıp durmaktasın,nihayet Ona varacaksın.(inşikak:6)
Şu kısacık dünya hayatını;kıyamet gelmeyecek,hesaba çekilmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz.Hedeflerimizi içimizde büyüterek tabulaştırıyor;yaşamın amacını-doğal olarak-dünya hayatı şeklinde algılamaya başlıyoruz.Lüks ve modern yaşam,ahiret hayatını bize unutturdu.Basın ve yayın,dünyalık nimetleri bize hedef olarak empoze ediyor,biz de buna aldanıyoruz.Sadece modern olabilmek için bu telaşımız,çabamız&İşte biz artık sadece bu dünya vardır inancıyla yaşamaya başladık.Nasıl her yaratılan ölümlü ise bu kainatta bir gün yok olacak;kıyamet kapımıza gelecektir. Ey insanlar! Kalplerinizde zerre kadar iman pırıltısı varsa; dünyanın geçici, kıyametin yakın ve ahiretin hak olduğuna inanıyorsanız; Kurana ve Rasulullaha kulak verin.
Abdullah bin Ömer (R.A.), Rasulullahtan şöyle bir hadis rivayet etmiştir; Şayet bir kimse Kıyamet gününün manzarasını kendi gözüyle görmek isterse TEVİR,İNFİTAR ve İNŞİKAK surelerini okusun. (Tirmizi)
Bir seher vakti kalkıp Rabbimizin bize kuran-ı kerim de anlattığı şekilde KIYAMETİ tefekkür edip,hayal ufkumuzu genişletelim.
Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar kararıp döküldüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, on aylık develer başıboş bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman, o zaman ki nefisler çiftleşir.(Tekvir:17)
Gök yarıldığı zaman,yıldızlar (etrafa) saçıldığı zaman,denizler akıtıldığı zaman,kabirler içi dışa getiri(lerek ölüler çıkarıl)dığı zaman,her can ne öne sürdüğünü ve ne geride bıraktığını bilir.(İnfitar:1-5)
Gök yarıldığı,kendine yaraştığı üzere Rabbine kulak verip boyun eğdiği zaman,yer uzatıldığı,içinde olanları (dışarı)atıp tamamen boşaldığı, ve kendine yaraştığı üzere Rabbine kulak verip boyun eğdiği zaman,ey insan,muhakkak sen Rabbine doğru(varan bir yol üzerinde)çabalayıp durmaktasın,nihayet Ona varacaksın.(İnşikak:1-6)
Nereye doğru bu gidişatın ey insan!Yolun sırat-ı müstakim mi?
Hayatın akışında hayat bizi hangi yöne sürüklerse o tarafa gidiyoruz.
Dur artık,hesap günü gelmeden kendine Kurani bir yol çiz Güneşin yok olduğunu,yıldızların ışığını kaybettiği,yerçekiminin kalktığı ve dağların ağırlıklarını bıraktığı,denizlerin tutuşturulduğu gün gelmeden Rabbine dön
Kurtuluş Onda!Bir gün bu çürümüş, yok olmuş bedenler ruhlarına kavuşturulup diriltilecek;o zaman her can ne yapıp getirdiğini bilir.(Tekvir:14)
Ahiret inancımızı gözden geçirmeliyiz.Kurani bir yaşantıya acilen dönmeliyiz.Kurtuluş, huzur ve sükunet Kurani bir hayatta.
ALLAH TÜM İNANANLARI MUVAFFAK KILSIN.
Şu kısacık dünya hayatını;kıyamet gelmeyecek,hesaba çekilmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz.Hedeflerimizi içimizde büyüterek tabulaştırıyor;yaşamın amacını-doğal olarak-dünya hayatı şeklinde algılamaya başlıyoruz.Lüks ve modern yaşam,ahiret hayatını bize unutturdu.Basın ve yayın,dünyalık nimetleri bize hedef olarak empoze ediyor,biz de buna aldanıyoruz.Sadece modern olabilmek için bu telaşımız,çabamız&İşte biz artık sadece bu dünya vardır inancıyla yaşamaya başladık.Nasıl her yaratılan ölümlü ise bu kainatta bir gün yok olacak;kıyamet kapımıza gelecektir. Ey insanlar! Kalplerinizde zerre kadar iman pırıltısı varsa; dünyanın geçici, kıyametin yakın ve ahiretin hak olduğuna inanıyorsanız; Kurana ve Rasulullaha kulak verin.
Abdullah bin Ömer (R.A.), Rasulullahtan şöyle bir hadis rivayet etmiştir; Şayet bir kimse Kıyamet gününün manzarasını kendi gözüyle görmek isterse TEVİR,İNFİTAR ve İNŞİKAK surelerini okusun. (Tirmizi)
Bir seher vakti kalkıp Rabbimizin bize kuran-ı kerim de anlattığı şekilde KIYAMETİ tefekkür edip,hayal ufkumuzu genişletelim.
Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar kararıp döküldüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, on aylık develer başıboş bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman, o zaman ki nefisler çiftleşir.(Tekvir:17)
Gök yarıldığı zaman,yıldızlar (etrafa) saçıldığı zaman,denizler akıtıldığı zaman,kabirler içi dışa getiri(lerek ölüler çıkarıl)dığı zaman,her can ne öne sürdüğünü ve ne geride bıraktığını bilir.(İnfitar:1-5)
Gök yarıldığı,kendine yaraştığı üzere Rabbine kulak verip boyun eğdiği zaman,yer uzatıldığı,içinde olanları (dışarı)atıp tamamen boşaldığı, ve kendine yaraştığı üzere Rabbine kulak verip boyun eğdiği zaman,ey insan,muhakkak sen Rabbine doğru(varan bir yol üzerinde)çabalayıp durmaktasın,nihayet Ona varacaksın.(İnşikak:1-6)
Nereye doğru bu gidişatın ey insan!Yolun sırat-ı müstakim mi?
Hayatın akışında hayat bizi hangi yöne sürüklerse o tarafa gidiyoruz.
Dur artık,hesap günü gelmeden kendine Kurani bir yol çiz Güneşin yok olduğunu,yıldızların ışığını kaybettiği,yerçekiminin kalktığı ve dağların ağırlıklarını bıraktığı,denizlerin tutuşturulduğu gün gelmeden Rabbine dön
Kurtuluş Onda!Bir gün bu çürümüş, yok olmuş bedenler ruhlarına kavuşturulup diriltilecek;o zaman her can ne yapıp getirdiğini bilir.(Tekvir:14)
Ahiret inancımızı gözden geçirmeliyiz.Kurani bir yaşantıya acilen dönmeliyiz.Kurtuluş, huzur ve sükunet Kurani bir hayatta.
ALLAH TÜM İNANANLARI MUVAFFAK KILSIN.
Nereye doğru bu gidişatın ey insan!Yolun sırat-ı müstakim mi?