İNSANIN RABBİNE KARŞI SORUMLULUĞU NE ZAMAN BAŞLAMIŞTIR?
İlk olarak şunu düzeltmemiz gerekir ki, toplumumuzda yaygınlık kazanan “Ne zamandan beri müslümansın?“sorusu yanlış bir soru şeklidir. Bu sorunun “Ne zamandan beri Rabbine karşı sorumlusun?“ olması gerekir. Çünkü insan o boyutta sadece bir Rabbin, yaratıcının olduğunu kabul ve ikrar etmiştir. Bu ise insanın müslüman olması için yeterli değildir. Bu soru çoğunluk olarak müslüman bir toplum olduğumuzdan ve olaya bu gözle baktığımızdan dolayı dilimizde bu şekle dönüşmüş kardeşlerim.
Evet, aramızda efsanevi bir şekilde dolaşan bu söylem yüce kitabımız Kur’an’daki bir ayete dayanmaktadır. Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Rabbimiz bu ayeti kerimesinde Adem aleyhisselam yaratıldığında tüm insanlık ile yaptığı sözleşmeden bahsetmektedir. Ayetin tam metni şöyledir:
“Rabbın, Adem oğullarından, onların sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şâhid tutarak “ben,
sizin Rabbınız değil miyim?” (demişti). Onlar da: “Evet; buna şahidiz” demişlerdi. Bu, kıyamet günü, “bizim
bundan haberimiz yoktu”, dememeniz içindi.“ (A’raf Suresi,172.ayet)
Islam literatüründe bu sözleşmeye 1.Misak denir.
Misak; ahid, sözleşme, anlaşma anlamlarına gelir. Bu kelime Kur’an‘da 25 yerde geçmektedir. Bizim konumuz olanayette ise “kalu bela“ olarak isimlendirdiğimiz ruhlar aleminde Allah’in bizden aldığı söz anlamında kullanılmıştır.
Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem’den bu ayeti kerimeyi açıklayan bir çok hadis rivayet edilmiştir. Ben sadece birini buraya alıntılıyorum kardeşler:
Ubey.b. Kâ’b'dan bu âyetin izahı hakkında şunları söylediği rivayet edilmektedir:
“Allah, Âdem’in soyundan gelecek olan insanları onun sulbünde toplamış, onlara can vermiş ve onları şekillendirmiştir. Sonra onları konuşmalarını istemiş onlar da konuşmuslardır. Daha sonra bunlardan ahd (söz) almış ve bunları, kendi nefislerine şahit tutarak: “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” demiş onlar da: “Evet, şahidiz sen bizim rabbimizsin.” diye cevap vermişlerdir. Bunun üzerine Allah: “Ben de yedi kat göğü ve yedi kat yeri ve atanız Âdemi, kıyamet gününde: “Biz bunu bilmiyorduk.” dememeniz için size karşı şahit tutuyorum. Bilin ki benden başka ne bir ilah nede bir rab vardır. Hiçbir şeyi bana ortak koşmayın. Ben sizlere, sizden aldığım ahdi
size hatırlatacak Peygamberlerimi göndereceğim ve sizlere kitaplarımı indireceğim.” dedi. Onlar da: “Senin, bizim rabbimiz ve ilahımız olduğuna, bizim senden başka hiçbir rabbimiz olmadığına şahitlik ederiz.” dediler. Veböylece ikrarda bulundular. (Ahmed b.Hanbel C.5, shf.35)
Kardeşlerim, konumuz ile alakalı ayet ve hadisten anlıyoruz ki, henüz Adem aleyhisselam yaratıldığında, Rabbimiz kıyamet gününe kadar gelecek tüm insanlarla bir sözleşme gerçekleştirmiştir. Bu sözleşme insanların kendisinden başka bir yaratıcı olmadığını kabul etmeleri ve bu sebeple sadece kendisine itaat etmeleri, kendisine hiçbir şeyiortak koşmamaları üzerine olmuştur.
Işte her birimizin Rabbimize karşı sorumluluğu ruhlar aleminde gerçekleştirilen bu sözleşmeyle başlamıştır.Sizinde takdir edeceğiniz gibi kardeşlerim, her verilen söz bir sorumluluk gerektirir. Bu sebeple herbirimiz yapmış olduğumuz bu sözleşmenin gereği olan sorumluluğumuzu yerine getirmek için dünyaya gönderiliyor ve imtihana tabi tutuluyoruz.
Yaşadığımız bu dünya hayatında dahi başkasına verdiğimiz en basit sözü yerine getirmeye çalışıp, yalancı konumuna düşmemek icin elimizden gelen gayreti gösteren bizler, Rabbimize karşı verdiğimiz sözü yerine getirmehususunda nasıl davranıyoruz?