- Üyelik Tarihi
- 3 Eyl 2005
- Mesajlar
- 3,446
- Aldığı Beğeniler
- 13
KUTLU DOĞUM HAFTASINDA ANLATILACAK/İŞLENECEK EN ANLAMLI KONU
İNSAN KAZANMADA PEYGAMBERİ YÖNTEMLER
1- Peygamberimizin ahlakı diğer insanlardaki gibi gelişen bir özelliğe değil vahyi olduğundan başından sonuna kadar istikrarlı ve üstün bir ahlaktı.
2- Baş, diş ve elbise temizliğine çok dikkat eder ve bakımlı yaşardı.
3- Danışmadan önemli işleri yapmazdı.
4- Kimseyi rencide etmez, kimsenin sırlarını öğrenmeye çalışmaz ve yeterinden fazla konuşmazdı.
5- El ve dili ile kimseyi incitmezdi böylece eminlikle ün yaptı ve tebessümü eksik olmazdı.
6- Acaba dedirttirecek veya şüphe oluşturacak şaibeli işlerden uzak dururdu.
7- Kasten borcunu geciktiren ve alacaklısını kapısını kadar getirten insanlardan hoşlanmazdı.
8- Mescit ve cami inşaatlarında işçilik yapanlara yardım eder, sevabına ortak olmak istiyorum buyururdu.
9- İnsanlara İslam’ ı kolaylaştırınız, sevdiriniz, zorlaştırmayınız buyururdu. Bununla birlikte eğitim ve öğretime öncelik verir, gerekenle tek tek ilgilenirdi, her ilgilendiği de önemli işler başarmıştır.
10- Kendisine karşı özür dilemesi gereken biri olsa bile ona özür diletmez, affeder ve varsa bir ihtiyacı onu giderirdi.
11- Zühd ve takva ( kalbine aşırı dünya sevgisini sokmayan, günahlardan gizli ve açık olarak sakınan ) kimseyi sever ve hiç unutmazdı, ona zaman zaman selam gönderirdi.
12- Camiyi kirleteni bile azarlamaz, affederek kalbini fetheder ve onu İslam’ a kazandırırdı.
13- Ezanla alay edeni dahi zamanla müezzin olarak almış, hem o kimsenin şahsının hem de neslinin hidayetine sebep olmuştur.
14- Şahsi için olan bir kusuru affeder ama İslam için düşmanlık yapanı zamanın ve olayların akışına bırakırdı.
15- Birisinden intikam almaya kalkanları “ kınanarak ve nefret uyandırarak anılmayı ister misiniz? “ diyerek engellerdi.
16- Peygamberliğinden önce de can, mal ve namus gaspçılarına karşı kurtarıcı olarak kurulan Hılful Fudul’ da gönüllü olarak çalışmıştır. Bu davranış örnek alınarak bugünde yardım derneklerinde yer almada fayda vardır.
17- Kimseyi aldatmayanı, kimseye haset etmeyeni, özellikle diline ve şehvetine hâkim olana kefil olacağını müjdelemiştir.
18- Bir kimseyi Allah için seviyorsanız, ona Allah için sevdiğinizi söyleyin ki o da sizi sevsin buyurmuştur.
19- Bir gün Hz. Ali mescitte yer bulamayınca hemen Hz. Ebubekir ile kendisi arasına alarak ve Hz. Ebubekir’ e dönerek büyüklerin kadrini ancak büyükler bilir buyurmuştur.
20- Küskünleri el ele tutarak barıştırır ve sürtüşmeyi yasaklardı.
21- En tehlikeli münafıkların bile canlarını incitmez sadece nüfuzlarını ve etkinliklerini engellerdi.
22- Müslümanları bozgunculuk çıkararak bölenlerin azaba uğrayacaklarını hatırlatırdı.
23- Biri haksızlıkla diğerini infaz eder ve ardından da kendisinin haklı olduğunu savunana peygamberimiz dönerek sitemle, samimi mi, yalan mı? diye kalbini yarıp baksaydın ya diyerek üzüntüsünü belirtirdi.
24- Uzaktan bir Mücahit gelince yerde oturuyor olsa da kalkarak alnından öper, ona sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşır ve dua ederdi.
25- Herhangi bir toplulukta iyi ve yararlı olarak ne konuşuluyorsa onlara eşlik ederdi.
26- Soru soran gitmedikçe kendisi onu bırakıp gitmezdi, namazı bile sorulan soruları cevapladıktan sonra kıldırırdı.
27- İhtiyaç sahibi olup yardım isteyen hiçbir kimseyi boş çevirmezdi, gerekirse borç alıp verirdi.
28- Yolcuların çok olduğu yollarda zarar gelebilecek yavrulu köpeğe dahi zarar gelmemesi için gerekli yere nöbetçi koyardı.
29- Hain veya düşmanları dahi olsa kıtlıkla, afetle veya açlıkla karşılaşınca ve kendisinden yardım isteğinde bulunduklarında, hemen onlara gerekli insani yardımı gönderirdi.
30- En çok kabalıkla dinden soğutan ve uzaklaştıranlara kızardı.
31- Aynı aileden baba da oğlu da ikram ve yardım etmeyi sever ve sürdürürse o ailenin tabiatında cömertliğin olduğunu söyler ve o aileyi takdir ederdi.
32- İman etmelerinden önce aşırı düşmanlık gösterenleri dahi iman edince kutlamış, onlara sizi hidayete erdiren Allah’ a hamd olsun, zaten siz İslam’ dan uzak kalamazdınız, çünkü akıllı ve saygın bir insansınız buyururdu.
33- İman etmese bile güzel meziyetli ve kişilikli olan bir insanı dahi takdir ederdi.
34- Her insana ilgi gösterir ve eşit davranırdı, eğer kız ve erkek çocukları arasında birini tutsaydım kız çocuklarını tercih ederdim buyurarak müşriklerdeki erkeği üstün tutan zihniyeti reddetmiştir.
35- Fiziken temiz görünümlü ve bakımlı birine tebliğ ederken Allah seni güzel yaratmış, sen de ahlakını güzelleştirsen daha iyi olur ifadeleriyle kalbini kazanarak hidayetine sebep olurdu.
36- Kompleks duyanlara bile önem vererek tebliğ eder, ayrıca esirlere de değer vererek işkence yaptırmaz, bunun yanında kiliselerde, havralarda fitne yapmadan ibadet yapanlara, kadınlara, çocuklara, ihtiyarlara ve hayvanlara zarar verilmesini yasaklardı.
37- Barışın İslam’ ın lehine olmasından dolayı barış ve diğer iyiliklerin devamı için ya hayır söylenmesini ya da susulmasını emretmiştir.
38- “ Ölen bir kişi hakkında konuşmayın, onlara konuşmalarınız ulaşmaz ve zarar da vermez fakat onların yakınlarının üzülmesine, kırılmasına sebep olur “ buyurmuştur, örneğin peygamberimiz İkrime iman ettikten sonra ölen babası Ebu Cehil’ in aleyhine konuşulmasını yasaklamıştır. Bu uyarı özellikle günümüzde de kim olursa olsun tüm liderlere ve ünlü kişilere karşı yaklaşımda üzerinde önemle düşünülmesi ve uyulması gereken bir noktadır.
39- Peygamberimiz Mekke kıble tayin edilince içerisinde birçok putlar olmasına rağmen Kâbe’ ye dönerek namaz kıldı, Mekke fethedilinceye kadar hiç putlarla alay etmedi ve onlara zarar verici bir şekilde dokunmadı, putlara değil de yalnız Allah’ a kulluk yapılmasını gösterdi.
40- Mekke fethine giderken dahi düşmanlarını korkutucu, onları tehdit edici konuşmaya izin vermedi, konuşanı da görevden aldı ki amacı düşmanı kışkırtmak değil kalplerini fethederek İslam’ la şereflendirmekti.
41- Hz. Yusuf’ un kardeşlerini suçlamadığı gibi Hz. Peygamberimiz de Mekke’ yi fethedince Kureyş topluluğunu geçmişi ile suçlamadı, onları affederek hayır duasında bulundu.
42- İman etmeyen, üstelik kötülük yapanlara karşı beddua et denildiğinde, marifet cehenneme insan göndermek değil bilakis cennete adam kazandırmaktır diyerek onların hidayeti için çalışır ve dua ederdi.
43- Peygamberimiz bir yanda Hz. Bilal, Hz. Habbab ve Hz. Ammar’a tek tek tebliğ yaparak ve özel olarak ilgilenerek kopmaz dostluklar oluştururken diğer yanda devlet başkanlarına da tebliğ için elçiler göndererek bir yandan tabandan, diğer yandan tavandan tebliğ görevini son nefesine kadar sürdürmüştür.
İNSAN KAZANMADA PEYGAMBERİ YÖNTEMLER
1- Peygamberimizin ahlakı diğer insanlardaki gibi gelişen bir özelliğe değil vahyi olduğundan başından sonuna kadar istikrarlı ve üstün bir ahlaktı.
2- Baş, diş ve elbise temizliğine çok dikkat eder ve bakımlı yaşardı.
3- Danışmadan önemli işleri yapmazdı.
4- Kimseyi rencide etmez, kimsenin sırlarını öğrenmeye çalışmaz ve yeterinden fazla konuşmazdı.
5- El ve dili ile kimseyi incitmezdi böylece eminlikle ün yaptı ve tebessümü eksik olmazdı.
6- Acaba dedirttirecek veya şüphe oluşturacak şaibeli işlerden uzak dururdu.
7- Kasten borcunu geciktiren ve alacaklısını kapısını kadar getirten insanlardan hoşlanmazdı.
8- Mescit ve cami inşaatlarında işçilik yapanlara yardım eder, sevabına ortak olmak istiyorum buyururdu.
9- İnsanlara İslam’ ı kolaylaştırınız, sevdiriniz, zorlaştırmayınız buyururdu. Bununla birlikte eğitim ve öğretime öncelik verir, gerekenle tek tek ilgilenirdi, her ilgilendiği de önemli işler başarmıştır.
10- Kendisine karşı özür dilemesi gereken biri olsa bile ona özür diletmez, affeder ve varsa bir ihtiyacı onu giderirdi.
11- Zühd ve takva ( kalbine aşırı dünya sevgisini sokmayan, günahlardan gizli ve açık olarak sakınan ) kimseyi sever ve hiç unutmazdı, ona zaman zaman selam gönderirdi.
12- Camiyi kirleteni bile azarlamaz, affederek kalbini fetheder ve onu İslam’ a kazandırırdı.
13- Ezanla alay edeni dahi zamanla müezzin olarak almış, hem o kimsenin şahsının hem de neslinin hidayetine sebep olmuştur.
14- Şahsi için olan bir kusuru affeder ama İslam için düşmanlık yapanı zamanın ve olayların akışına bırakırdı.
15- Birisinden intikam almaya kalkanları “ kınanarak ve nefret uyandırarak anılmayı ister misiniz? “ diyerek engellerdi.
16- Peygamberliğinden önce de can, mal ve namus gaspçılarına karşı kurtarıcı olarak kurulan Hılful Fudul’ da gönüllü olarak çalışmıştır. Bu davranış örnek alınarak bugünde yardım derneklerinde yer almada fayda vardır.
17- Kimseyi aldatmayanı, kimseye haset etmeyeni, özellikle diline ve şehvetine hâkim olana kefil olacağını müjdelemiştir.
18- Bir kimseyi Allah için seviyorsanız, ona Allah için sevdiğinizi söyleyin ki o da sizi sevsin buyurmuştur.
19- Bir gün Hz. Ali mescitte yer bulamayınca hemen Hz. Ebubekir ile kendisi arasına alarak ve Hz. Ebubekir’ e dönerek büyüklerin kadrini ancak büyükler bilir buyurmuştur.
20- Küskünleri el ele tutarak barıştırır ve sürtüşmeyi yasaklardı.
21- En tehlikeli münafıkların bile canlarını incitmez sadece nüfuzlarını ve etkinliklerini engellerdi.
22- Müslümanları bozgunculuk çıkararak bölenlerin azaba uğrayacaklarını hatırlatırdı.
23- Biri haksızlıkla diğerini infaz eder ve ardından da kendisinin haklı olduğunu savunana peygamberimiz dönerek sitemle, samimi mi, yalan mı? diye kalbini yarıp baksaydın ya diyerek üzüntüsünü belirtirdi.
24- Uzaktan bir Mücahit gelince yerde oturuyor olsa da kalkarak alnından öper, ona sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşır ve dua ederdi.
25- Herhangi bir toplulukta iyi ve yararlı olarak ne konuşuluyorsa onlara eşlik ederdi.
26- Soru soran gitmedikçe kendisi onu bırakıp gitmezdi, namazı bile sorulan soruları cevapladıktan sonra kıldırırdı.
27- İhtiyaç sahibi olup yardım isteyen hiçbir kimseyi boş çevirmezdi, gerekirse borç alıp verirdi.
28- Yolcuların çok olduğu yollarda zarar gelebilecek yavrulu köpeğe dahi zarar gelmemesi için gerekli yere nöbetçi koyardı.
29- Hain veya düşmanları dahi olsa kıtlıkla, afetle veya açlıkla karşılaşınca ve kendisinden yardım isteğinde bulunduklarında, hemen onlara gerekli insani yardımı gönderirdi.
30- En çok kabalıkla dinden soğutan ve uzaklaştıranlara kızardı.
31- Aynı aileden baba da oğlu da ikram ve yardım etmeyi sever ve sürdürürse o ailenin tabiatında cömertliğin olduğunu söyler ve o aileyi takdir ederdi.
32- İman etmelerinden önce aşırı düşmanlık gösterenleri dahi iman edince kutlamış, onlara sizi hidayete erdiren Allah’ a hamd olsun, zaten siz İslam’ dan uzak kalamazdınız, çünkü akıllı ve saygın bir insansınız buyururdu.
33- İman etmese bile güzel meziyetli ve kişilikli olan bir insanı dahi takdir ederdi.
34- Her insana ilgi gösterir ve eşit davranırdı, eğer kız ve erkek çocukları arasında birini tutsaydım kız çocuklarını tercih ederdim buyurarak müşriklerdeki erkeği üstün tutan zihniyeti reddetmiştir.
35- Fiziken temiz görünümlü ve bakımlı birine tebliğ ederken Allah seni güzel yaratmış, sen de ahlakını güzelleştirsen daha iyi olur ifadeleriyle kalbini kazanarak hidayetine sebep olurdu.
36- Kompleks duyanlara bile önem vererek tebliğ eder, ayrıca esirlere de değer vererek işkence yaptırmaz, bunun yanında kiliselerde, havralarda fitne yapmadan ibadet yapanlara, kadınlara, çocuklara, ihtiyarlara ve hayvanlara zarar verilmesini yasaklardı.
37- Barışın İslam’ ın lehine olmasından dolayı barış ve diğer iyiliklerin devamı için ya hayır söylenmesini ya da susulmasını emretmiştir.
38- “ Ölen bir kişi hakkında konuşmayın, onlara konuşmalarınız ulaşmaz ve zarar da vermez fakat onların yakınlarının üzülmesine, kırılmasına sebep olur “ buyurmuştur, örneğin peygamberimiz İkrime iman ettikten sonra ölen babası Ebu Cehil’ in aleyhine konuşulmasını yasaklamıştır. Bu uyarı özellikle günümüzde de kim olursa olsun tüm liderlere ve ünlü kişilere karşı yaklaşımda üzerinde önemle düşünülmesi ve uyulması gereken bir noktadır.
39- Peygamberimiz Mekke kıble tayin edilince içerisinde birçok putlar olmasına rağmen Kâbe’ ye dönerek namaz kıldı, Mekke fethedilinceye kadar hiç putlarla alay etmedi ve onlara zarar verici bir şekilde dokunmadı, putlara değil de yalnız Allah’ a kulluk yapılmasını gösterdi.
40- Mekke fethine giderken dahi düşmanlarını korkutucu, onları tehdit edici konuşmaya izin vermedi, konuşanı da görevden aldı ki amacı düşmanı kışkırtmak değil kalplerini fethederek İslam’ la şereflendirmekti.
41- Hz. Yusuf’ un kardeşlerini suçlamadığı gibi Hz. Peygamberimiz de Mekke’ yi fethedince Kureyş topluluğunu geçmişi ile suçlamadı, onları affederek hayır duasında bulundu.
42- İman etmeyen, üstelik kötülük yapanlara karşı beddua et denildiğinde, marifet cehenneme insan göndermek değil bilakis cennete adam kazandırmaktır diyerek onların hidayeti için çalışır ve dua ederdi.
43- Peygamberimiz bir yanda Hz. Bilal, Hz. Habbab ve Hz. Ammar’a tek tek tebliğ yaparak ve özel olarak ilgilenerek kopmaz dostluklar oluştururken diğer yanda devlet başkanlarına da tebliğ için elçiler göndererek bir yandan tabandan, diğer yandan tavandan tebliğ görevini son nefesine kadar sürdürmüştür.