Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

BeYaz

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
20 Ocak 2009
Mesajlar
12
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Trabzon/Almanya
Takım
Trabzonspor
İnternetin hayatımıza girmeye başlamasıyla birlikte, internet üzerinden “tanışmalar”, “görüşmeler, “flört etmeler” hatta “aşık olmalar” yoğun biçimde artış gösterdi. Pek çok kişi bu konuda sorular sormaya başladı. Sorular ortak bir çizgiden çıkıyormuş gibi görünse de, farklı zeminlerde cevaplanması gereken ayrıcalıklar içeriyor.

İnsanlar internet üzerinden iletişim kurduklarında, internet üzerinden ilişki geliştirdiklerinde, internet üzerinden birileriyle ilgilendiklerinde, internet üzerinden birilerine karşı hayranlık geliştirdiklerinde, internet üzerinden aşklar yaşadıklarında…vb. durumlarda bu tür zorluklarla karşılaşmak kaçınılmazdır.

Çünkü… çünkü insanlar arası iletişimin, insanlar arası ilişkinin temelini “gözler” sağlar. İletişimdeki en önemli organımız gözlerimizdir. Gözler, iletişim ağımızın neredeyse %80’ini karşılar sevgili okurlar. Göz teması, gözün gördükleri, gözlerden beynimize akış sağlayın iletişim ağı, olmazsa olmaz türünden bir araçtır hepimiz için.

İletişim ve göz arasındaki bağlantıyı anlamanın en iyi yollarından birisi, görme özürlülerin “ağır özür grubu” olarak adlandırılmalarıyla bile sembolize edilebilinir. Düşünün ki; tekerlekli sandalyede hareket özgürlüğü olmayan bir kişi, görme özürlü arkadaşına göre şanslı grupta kabul ediliyor. Neden? Çünkü gözleri görüyor. Görme özürlüler yürüyebildikleri, koşabildikleri, konuşabildikleri ve diledikleri yere kimseye ihtiyacı olmadan gidebildikleri halde, ağır özür grubu içinde yer alıyorlar. Buradaki temel hareket noktası, ağırlıklı iletişim organlarının, yani gözlerinin ellerinde olmamasıdır.

Demek ki görmek, insanların birbirini tanıması, anlaması, özümsemesi, birbirlerini sindirmesi için son derece önemli bir süreç. Tam da bu nedenle görmeyen kişiler için hayat daha kaygılıdır. Görmeyen insanlar daha gergindir. Görmeyen insanlar, diğer insanlara karşı daha güvensiz davranabilir.

Tüm bunların internet aşklarıyla ne ilgisi var…?

Çok yakın bir ilgisi var sevgili okurlar…!

İnternet ilişkilerinde temel malzememiz klavyemiz ve tuşlarımız… iletişimin en önemli organı devrede yok… yani %80’lik yanımızı dışarıda bırakarak, geri kalan %20 tanıma payı ile karşımızdaki kişinin samimiyetini algılamaya ve hissetmeye çalışıyoruz.

…samimiyeti algılamaya ve hissetmeye çalışıyoruz da ne oluyor? Karşımızdaki kişinin %20’lık kısmına vakıf olabiliyoruz ancak…!

…peki %80’lık kısmı ne oluyor?

o kısmını bizim beynimiz kendisi dolduruyor.

Evet sevgili okurlar… tuşlarla kurulan iletişimde pek çok yan açıkta kalıyor ve… ve beyin geri kalan kısmını kendisi tamamlıyor.

Nasıl tamamlıyor peki…?

Tabii ki kendi istek ve beklentileri, kendi iç ihtiyaçları doğrultusunda tamamlıyor.

Beynin, karşıdaki kişiyi tanımaya çalışırken, kendi ihtiyaçlarından ve beklentilerinden yola çıkarak tamamlayıcı bir düzen içinde çalışması, son derece risklidir sevgili okurlar! Çünkü karşınızda, kendisi olan birini değil, tam da sizin olmasını istediğiniz kişi varmış gibi algılamaya başlarsınız.

Partneriniz, hoşunuza giden bir cümle söylediğinde, siz o cümleyi, hayalinizdeki eksiksiz ve muhteşem kişinin söylediğini düşünürsünüz. Ona eksikliği, noksanlığı, hatayı/yanlışı yakıştıramazsınız bile. Konuşmalarınız beyninizde köşe taşlarını oluşturur… boşlukları sizin hayalleriniz doldurur… tatlı bir cümleye, hoş bir ifadeye yakıştırılmış kusursuz bir insan tasarlamaya başlarsınız.

Ondan iyisi yoktur…! ondan anlayışlısı yeryüzüne gelmemiştir…! sizi ondan daha iyi kimse anlamıyordur…! o ve siz bir elmanın iki yarısı olmuşsunuzdur bile…!

Tüm bu rüya ne zaman sona erer…?

Evet bildiniz… büyük ihtimalle karşı karşıya geldiğinizde büyü bozulur. Zihninizde canlandırdığınız kişiden eser yoktur karşınızda. Sanki baktığınız, konuştuğunuz kişi o değildir. Oturması/kalkması, konuşması, yürümesi… hiçbir davranışı sizin istediğiniz veya beklediğiniz gibi çıkmamıştır. Hal böyle olunca da başlangıçtaki soruya uygun sonuçlar alınması da kaçınılmaz olur.

Dilerseniz özetleyeyim anlaşılması kolay olsun diye…

Soru neydi? İnternetteki aşkım beni görünce evlenmekten vazgeçti… bu saçma değil mi?

Cevap ne oldu? Yoo.. saçma değil… çünkü sizi hiç görmedi. Sizin bazı söz ve cümlelerinizden yola çıkarak beyninde, sizinle ilgili bir profil çizdi. O profilde eksik kalan yanları, hayalindeki erkek figürüne göre kendisi doldurdu. Sizinle karşı karşıya gelince de, “gerçek siz”le karşılaştı. Ama onun beynindeki siz ile gerçek siz arasında dağlar kadar fark vardı. Haklı olarak bu ikisinin aynı kişi olduğundan emin oluncaya kadar sizinle evlenmek istemeyecektir. Ona zaman tanımanız lazım… sanal olanla gerçek olanı aynı bedende birleştirebilsin diye…!

Sonuç ne olmalı? İnternet aşkı yaşayan herkesin kulağına küpe olsun… internetteki aşkınızın, gerçek hayattaki aşkınız olduğundan emin misiniz?

Aşık olduğunuz kişi, sizin beyninizde tasarladığınız, ihtiyaçlarınıza karşılık gelen sanal bir insandır yüksek ihtimalle… onu gerçek hayatınıza indirgemeden evlilik kararı almayın lütfen… onu görün… oturun… sohbet edin… birlikte bir şeyler yeyin… olay ve durumlar karşısında verdiği tepkilere şahit olun…

Aksi halde…? Aksi halde hayatınızın sonuna kadar pişman olacağınız tecrübelere şahit olursunuz…!

Sevgiyle kalın…


Mehtap Kayaoglu
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
doğru tespitler...
Mehtap Kayaoglunun yaklasımlarını severım..programı da gayet guzel...
ama ıstısnaı durumlar da oluyor bu ınternet uzerınden tanısıp evlılıge gıden yolda..
cok yakın tanıdıklarım var bu sekılde evlenen ve cok cok mutlu olan :)
ve tek tuk de degıl..
baya var..
Rabbım hayırlı ınsanlarla karsılastırsın...
ama sanal alemde DIKKAT....
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Evet haklisiniz cok dikkat etmeli yoksa cokkkkkkkk


basiniz agrir
 
Üst Alt