Dr. Ahmet Demircan
milli@milligazete.com.tr
ABD ve müttefikleri, siyonist güçler, Irakta başlattıkları İslâm Dünyasını sömürgeleştirme, kendilerine rakip olabilecek güç oluşumlarını engelleme ve İsrailin arz-ı mevud hedefinin önündeki engelleri ortadan kaldırma operasyonu diye tanımlayabileceğimiz BOP çerçevesinde yeni bir aşamaya geldikleri görülüyor.
Bu aşamada bölgede kalıcı husumetler ve bu husumetlerin beslediği yıkıcı bir kardeş kavgası oluşturulmaya başlandı. Bölgeyi etnik ve inanç (mezhep) tabanlı çatışmaların içine çekmek için her türlü provokasyon yapılıyor. Irakta ısrarla Sünni-Şii çatışması körükleniyor.
Bu topraklarda, halklar arasında inanç tabanlı, ırk tabanlı yıkıcı husumet yoktur. Bu türden hesaplaşmalar, katliamlar batı medeniyetinin işidir. 1099da haçlılar, Kudüsü işgal ettiklerinde 638den beri Müslümanların yönetiminde bulunan Kudüste; Müslüman,Yahudi ve Ortodoks Hıristiyanları bir arada yaşarken buldular. Bütün Müslümanları kılıçtan geçirdiler, Yahudileri havralarda yaktılar. 1492de İspanyayı (Müslüman Endülüs) işgal ettiklerinde bir arada yaşayan üç din mensuplarından Müslüman ve Yahudileri kovdular, katliamlar yaptılar. Afrika, Amerika ve dünyanın diğer yerlerinde yaptıklarını sıralamak bu yazının boyutunu aşar. Kendi içlerinde yüz yıl savaşları gibi mezhep kavgaları, ikinci cihan harbi gibi ırkçı ve sömürgeci çok ağır savaşlar yaptılar. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
İslâm coğrafyasında siyasi kavgalar vardır, ancak etnik ve dini nedenlerle biri birini yok etmeye çalışmak görülmemiştir. Bu topraklara ırkçılık batıdan bulaşmıştır. Şimdi de hem ırk tabanlı, hem mezhep tabanlı çatışmalar çıkartıp bölgeyi köleleştirmeye çalışmaktadırlar.
Son günlerde Irakta yapılmak istenen, etkileri hem Irak içinde hem de Irak dışında yaygınlaşma potansiyeli içeren çok tehlikeli bir süreç başlatılmış bulunuyor. Irakta başlatmak istedikleri bu kardeş kavgasına Türkiye ile İranı da taraf haline getirerek BOPun kritik aşamalarından birini gerçekleştirmek istiyorlar.
Türkiyenin ve de İranın bu oyuna gelmemesi, bu oyunu bozmaları gerekir. Böyle bir gelişme, yani Türkiye ile İranın karşı karşıya getirilmesi bu coğrafyanın ve onun üzerinde yaşayanların sömürgeleştirilmesi, köleleştirilmesi ile sonuçlanır.
Unutulmamalı ki; birinci cihan harbi sonrasında bağımsız kalabilmiş üç Müslüman ülke Türkiye, İran ve Afganistandı. Bu gün Afganistan işgal edildi, sömürgeleştiriliyor. Sırada İran ve Türkiye var. Bu ikisini de önce biri biri ile vuruşturarak zayıflatmak ve yumuşak lokma haline getirmek istiyorlar. Bu sayede zorlanmadan hedeflerine ulaşsınlar.
Türkiyeyi yöneten AKP iktidarının ve milletvekillerinin çok dikkatli olmaları lazım. Iraktaki kardeş kavgasını önlemek için yapmaları gereken derhal ABD ve Siyonistlere verdikleri desteği kesmeleri ve Iraktaki etkinliğimizi arttırarak kardeş kavgası tuzağını bozmaları gerekir. Oradaki kardeş kavgasını durdurmanın yolu işgalcilere verilen desteğin çekilmesinden geçer. Bir taraftan destek vermeye devam edeceksiniz, öbür yandan taraflara nasihat edeceksiniz bu olmaz.
Sadabad Paktı ve D-8 projesi ne kadar doğru ve gerekli projelermiş, şimdi daha iyi anlaşılıyor.
milli@milligazete.com.tr
ABD ve müttefikleri, siyonist güçler, Irakta başlattıkları İslâm Dünyasını sömürgeleştirme, kendilerine rakip olabilecek güç oluşumlarını engelleme ve İsrailin arz-ı mevud hedefinin önündeki engelleri ortadan kaldırma operasyonu diye tanımlayabileceğimiz BOP çerçevesinde yeni bir aşamaya geldikleri görülüyor.
Bu aşamada bölgede kalıcı husumetler ve bu husumetlerin beslediği yıkıcı bir kardeş kavgası oluşturulmaya başlandı. Bölgeyi etnik ve inanç (mezhep) tabanlı çatışmaların içine çekmek için her türlü provokasyon yapılıyor. Irakta ısrarla Sünni-Şii çatışması körükleniyor.
Bu topraklarda, halklar arasında inanç tabanlı, ırk tabanlı yıkıcı husumet yoktur. Bu türden hesaplaşmalar, katliamlar batı medeniyetinin işidir. 1099da haçlılar, Kudüsü işgal ettiklerinde 638den beri Müslümanların yönetiminde bulunan Kudüste; Müslüman,Yahudi ve Ortodoks Hıristiyanları bir arada yaşarken buldular. Bütün Müslümanları kılıçtan geçirdiler, Yahudileri havralarda yaktılar. 1492de İspanyayı (Müslüman Endülüs) işgal ettiklerinde bir arada yaşayan üç din mensuplarından Müslüman ve Yahudileri kovdular, katliamlar yaptılar. Afrika, Amerika ve dünyanın diğer yerlerinde yaptıklarını sıralamak bu yazının boyutunu aşar. Kendi içlerinde yüz yıl savaşları gibi mezhep kavgaları, ikinci cihan harbi gibi ırkçı ve sömürgeci çok ağır savaşlar yaptılar. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
İslâm coğrafyasında siyasi kavgalar vardır, ancak etnik ve dini nedenlerle biri birini yok etmeye çalışmak görülmemiştir. Bu topraklara ırkçılık batıdan bulaşmıştır. Şimdi de hem ırk tabanlı, hem mezhep tabanlı çatışmalar çıkartıp bölgeyi köleleştirmeye çalışmaktadırlar.
Son günlerde Irakta yapılmak istenen, etkileri hem Irak içinde hem de Irak dışında yaygınlaşma potansiyeli içeren çok tehlikeli bir süreç başlatılmış bulunuyor. Irakta başlatmak istedikleri bu kardeş kavgasına Türkiye ile İranı da taraf haline getirerek BOPun kritik aşamalarından birini gerçekleştirmek istiyorlar.
Türkiyenin ve de İranın bu oyuna gelmemesi, bu oyunu bozmaları gerekir. Böyle bir gelişme, yani Türkiye ile İranın karşı karşıya getirilmesi bu coğrafyanın ve onun üzerinde yaşayanların sömürgeleştirilmesi, köleleştirilmesi ile sonuçlanır.
Unutulmamalı ki; birinci cihan harbi sonrasında bağımsız kalabilmiş üç Müslüman ülke Türkiye, İran ve Afganistandı. Bu gün Afganistan işgal edildi, sömürgeleştiriliyor. Sırada İran ve Türkiye var. Bu ikisini de önce biri biri ile vuruşturarak zayıflatmak ve yumuşak lokma haline getirmek istiyorlar. Bu sayede zorlanmadan hedeflerine ulaşsınlar.
Türkiyeyi yöneten AKP iktidarının ve milletvekillerinin çok dikkatli olmaları lazım. Iraktaki kardeş kavgasını önlemek için yapmaları gereken derhal ABD ve Siyonistlere verdikleri desteği kesmeleri ve Iraktaki etkinliğimizi arttırarak kardeş kavgası tuzağını bozmaları gerekir. Oradaki kardeş kavgasını durdurmanın yolu işgalcilere verilen desteğin çekilmesinden geçer. Bir taraftan destek vermeye devam edeceksiniz, öbür yandan taraflara nasihat edeceksiniz bu olmaz.
Sadabad Paktı ve D-8 projesi ne kadar doğru ve gerekli projelermiş, şimdi daha iyi anlaşılıyor.