Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

KaRaMaN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Nis 2006
Mesajlar
109
Aldığı Beğeniler
0
İran; belki de ilelebet yeryüzündeki zayıflar ve müstazaflar kulübüyle vedalaştı ve güçlü nükleer kulübe üye olduğunu resmen ilan etti. Bu durum, bölgedeki güçlü ilişkiler ve dengeler için de tarihi bir geçiş olarak, Arapların bölgesel ve uluslararası haritadaki akıbet ve konumlarına dair endişe verici soruları yeniden yöneltiyor.
Oysa biz Araplar ise, vatandaşların uyruğu ve mezheplerine, iyi vatandaş, ithal vatandaş gibi boş tartışmalara, tüketim şekillerine boğulmuşuz.
Bütçelerimizi, bankalarda biriken milyarlarca doları ve gökdelenleri ne yapacağımızı bilmiyoruz. Denenmiş söylemlerimizin ve tahribe uğramış akıllarımızın labirenti içinde yürürken, bölgesel komşumuz İran, nükleer teknoloji sahibi olması açısından uluslararası alandan sekizinci ülke konumunu alıyor. İranın 5 süper ülke yanı sıra İsrail, Hindistan ve Pakistandan sonra atom bombasına sahip olacak dokuzuncu ülke olmasına sadece aylar veya birkaç yıl var.
Oldukça zor bölgesel ve uluslararası şartları içinde gerçekleştirdiği ve elde ettiği bu başarıdan dolayı İranı, kendilerine bizim bazı çağdaş liderlerimiz tarafından üsten bakılan liderlerini ve dini mercilerini kutluyoruz. İşte tam bir ustalık, esneklik, keskinlik içinde milletlerin oyununu idare etmede başarılı oluyorlar. Ortadoğuyu kitle imha silahlarından arınmış kılmak amaçlı bütün umutsuz girişimlerimiz ise cehenneme gitsin.
Bizzat sahiplerini dahi ikna edemeyen bu girişimler, sadece siyasi, ekonomik ve askeri güçlerin yeri olduğu bir zamanda, zayıflar tarafından dile getirildiği için hiçbir şey ifade etmez. İran muzaffer sonlara kadar projelerini sürdürecek ve liderleri uzak değil, gelecek dönemde tıpkı dün Ahmedinejad ve Rafsancaninin yaptığı gibi sevindirici haberler açıklamak için yarışacaklar. Kanımca bir sonraki sevindirici haber İran çöllerinde ilk nükleer deneme başarısını açıklamaktan daha aşağısı olmayacaktır ve Tahran o zaman bombasını Pakistandaki Sünni-İslâm nükleer bombadan ayırmak için Şii bombası diye nitelemekten uzak durmayacaktır.
İsrail nükleer bombası da, Yahudi bombası diye adlandırılmakta zaten.
Dünya farklı dinler ve mezheplere dağıtılmış bombalarla dolu. Bizler ise her zamanki alışkanlığımızı ve işimizi sürdürüyoruz: Havaya atılmış sloganlara dalmış projeler serabının arkasında susuzluktan dilimizi çıkarmışız adeta. Elli yıldır Arap sisteminden bahsediyoruz, ancak kaos, sistemsizlik ve parçalanma biçiyoruz. Bir yandan Ortak Pazar ve Arap Serbest Ticaret Bölgesinden bahsediyoruz, diğer yandan sınırlarımızı Ürdün patatesine, Sudan kuzularına ve Lübnan elmasına kapatıyoruz. Avrupadan önce ortak güvenlik konseyi ve ortak yönetim kuruyoruz, ancak iç parçalanmalarımız ve sınırlar ötesi savaşlarımız artıyor.
Tarihin derinliklerindeki kökleri ve inancı örnek göstererek, kültürel ve dini değişmezler olarak tekamül ve kenetleşmeden konuşuyoruz, ancak zenginlerimiz ile fakirlerimiz arasında uçurum artıyor, yardım ve hibe bütçeleri azalıyor. Arap halkları bütünüyle açlık, fakirlik, iflas felaketleri ve boş fonlara maruz kalırken bazı Körfez ülkelerinin bütçeleri fazla veriyor.
Hiç şüphesiz İranın nükleer enerjiye sahip olması, barışçıl ve askeri amaçlı nükleer enerjiye sahip olma etraflı hummalı bir bölgesel yarışa start verecektir. Ne var ki üzücü olan, hiçbir Arap ülkesinin bu yarış pistine girmeye aday görünmemesi. Türkiye, bu piste girmekte başkalarından daha istekli ve aday görülüyor. Ortadoğu veya milliyetçi edebiyatımızın dediği gibi Arap gölünün kaderi üç ülkenin yani İsrail, Türkiye ve İranın elinde. Tabii Araplar dördüncü bir ülke olana ve uzun yıllar sonra olsa bile kaderlerini ellerine alana kadar...
 

muhammed_ata

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2006
Mesajlar
158
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Diğer
EY İRANA SER BİLİNDİ TI Jİ SEBRA ÜMMETİYE
 
Üst Alt