- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Tasavvuf ehli zamana “me_gul olunmas1 gereken en güzel _eyle geçirmek, alaka ve me_galeden s1yr1lmak” _eklinde vas1fland1r1r.
Yine tasavvuf ehli zaman1, “kendisi zamana uyan deil, zaman1 kendisi kullanan, zaman1 idare eden manas1nda ebul vakt; an1n1n ve halinin vakti hakimi manas1nda ibnül vakt olarak deerlendirir. Zaman1n hakimi deil, mahkumu olanlar1 da vaktin, halin ve zaman1n esiri manas1nda, “ebnay1 vakt1” olarak isimlendirir. Salik(hak yolcusu) daima içinde ya_ad11 an1n hükmü alt1ndad1r, vakit onu ne yana sürüklerse o yana gider. Salik, ibnül vakt(vaktiin çocuu), yani an1 ya_ayan ki_ilerdir. Salikin hali vakte göre dei_ir; bazen kabz,(s1k1nt1, kesiklik) bazen bast(sevinç ve ferahl1k) halinde bulunur. Ayr1ca ibnül vakt olmak, geçmi_ ve gelecein üzüntülerini yada umutlar1n1 bir yana b1rakarak an1 deerlendirmeyi gerektirir. Sufiler, ilahi tecellilerin gönülde dou_una yada bu dou_u gerçekle_tii zamana da vakt denir.
Muhiddin Arabi Hazretlerine göre zaman bir an’dan ibarettit(an-1 daim).
Abdul Halik Gücdivani(k.s.) Hazretleri tasavvufi istilahlarda Vukuf-i Zaman1 ve Hu_ Der Dem düsturlar1 ile vakti kullanmada bizleri her an muhasebeye davet etmektedir.
Vukuf-i Zaman1, salikin, müridin her an halinden haberdar olmas1d1r. Bunun manas1 _imdiki zamana vak1f olmak ve geçmi_ zaman1 muhasebe etmektir. Salik için laz1m olan, her vaktini gözetip gereince amel etmesi yani gündüzün hesab1n1 ak_am, gecenin hesab1n1 sabah görmesi, kendisini hesaba çekmesidir. “Günüm veya gecem Allah’a itaat ile mi, yoksa isyan ile mi geçti?” sualiyle kendisini muhasebe etmesidir.
Vaktini tamire ve zayi olan geçmi_i telafiye çal1_mal1d1r. Mutasavv1flar bu bapta, “Musibetler çoktur fakat musibetlerin en büyüü vakti bo_a geçirmektir” buyururlar.
Hu_ Der Dem, Allah’taan gafil olmay1p, her nefes muteyakk1z olmakt1r. Nefes al1p veerirken huzurda Allah ile olmakt1r.
Hazreti Ömer “Allah’1m! Senden zaman1n iyisini ve vakitleri bbereketli k1lman1 niyaz ediyorum” diye ilticada bulunmu_. Vakitlerin bo_a geçirilmemesi hususunda “Ben sizden birini bo_ görmeyi istemiyorum. Ya dünya yada ahiret i_i...” tavsiyesinde bulunmu_lard1r. “0_ bir vakit geri kal1rsa, hiçbir vakit ilerlemez” uyar1s1 da Hz. Ömer(r.a.)’e aittir.
0mam-1 Rabbani hazretleri “Vakitleri korumak tarikatin zaruri hallerindendir.” buyurmaktad1r. Çe_itli mektuplar1nda da aylaklar1n sohbetini semmün katilin (öldürücü zehir) olarak vas1fland1rm1_ ve onlar1n sohbetinden kaç1nmay1 tavsiye etmi_tir.
Me_hur eseri Mektubat-1 ^erif’te bu hususla alakal1 bahisler vard1r:
* F1rsat1 ganimet bilip, bo_a harcamamak gerekir. Merasimlerle, adetlere uyup zaman1 bo_a geçirmekle bir _ey has1l olmaz. Zarar ziyan ve hüsrandan ba_ka bir_eyde art1rmaz.
• Muhbir-i Sad1k Peygamberimiz “Erteleyenler(Yar1n, sonra yapar1m diyenler) helak oldu” buyurdular.
• Mevcut “ömür sermayesi”ni mevhüm(vehimli, hayalli, kuruntulu) i_e harcamak ve mevhüm için mevcudu elden ç1karmak(kaç1rmak) çok çirkindir. Vakit sermayesini ehem (en önemli, en k1ymetli) i_e sarfetmek icap eder. As1l laz1m olan i_i dü_ünmeli lüzümsuz, faydas1z _eylerden tamamen yüz çevirmelidir.
• Ey muhip(bizi seven karde_im)! Vakit keskin k1l1çt1r. Yar1n f1rsat ele geçer mi geçmez mi bilinmez. Muhim i_leri bugün yapmal1, mühim olmayanlar1 yar1na b1rakmal1d1r. Akl1n hükmü ve iktizas1 da budur.
• Bir kimsenin iyi müslüman olduu lüzumlu _eylerle me_gul olup, faydas1z _eylerden uzakla_mas1 ile belli olur. Zaman1n bo_ _eylerle telef olmamas1 için insan1n vakitleri muhafaza etmesi laz1md1r. 0nsan öyle ya_amal1d1r ki yan1nda bulunanlarda day1n1kl1ktan, ba_1 bo_luktan, malayaniden kurtar1p toparlas1n. Zira zaman nutuk çekecek, dedikodu yapacak zaman deildir.
0mam-1 ^aran1 Hazretleri, “Alelade bir insan zaman1 nas1l bitireceini, ak11ll1 bir insan ise zaman1 nas1l kullanaca1n1 dü_ünür” buyurdular.
Abdulkadir Geylani Hazretleri, “Ben yemekle me_gul olduum her defas1nda can1m ç1k1yormu_ças1na ruhumda s1k1nt1 duyuyorum. Çünkü zikrime mani oluyor” buyuruyorlar.
0mam-1 Azam Hazretleri ise, “Felaketlerin en büyüü vakti bo_a geçirmektir” buyuruyorlar.
0mam-1 Malik Hazretlerinin helada geçecek zaman1 asgariye dü_ürme yollar1 arad11na, bu maksatla üç günde bir defa helaya gidecek _ekilde yeme ve içmeyi azalt11na _ahiit oluyoruz.
0mam-1 Birgivi Hazretlerine kafeste bülbül ve kanarya gibi ku_lar1 beslemenin cazip olup olmad11 sorulmu_. Cevap olarak, k1ymetli zaman1 faydas1z i_leri harcay1p israf etmenin caiz olmad11n1 beyan etmi_tir.
Gençlerin ku_ ibtila(tutkusu)s1n1n sard11 dönemlerde devrin alimleri bunu önlemek için damda güvercin beslemeyi yasaklam1_lard1r, k1ymetlii vakitlerini böyle faydas1z _eylere harcayanlara hapis cezas1 fetvas1 vermi_lerdir.
Fudayl Bin 0yad Hazretlerini ziyarete gidenler “Yoksa seni me_gul mü etttk?” dediler. O da çekinmeden _u cevab1 verdi. “Doru söylediniz kitap okuyordum. Sizin sebebinizle okumay1 b1rakmak zorunda kald1m.”
Hac1 Bayram Veli Hazretleri: “Bo_ gezenler zengin bile olsa arkada_laar1 _eytan, kalpleri _eytan kona1 olur.”
^akik-1 Belhi’ye, “0nsanlar1 hangi _eyler helak eder?” diye sorulmu_tu. Cevaben, “0nsanlar1 iki _ey helak eder: Biri tövbe ederim diyerek günah i_lemeleri, dieri de, zaman1nda yapmas1 gereken tövbeyi geçiktirmeleri....” dedi.
Fahreddin-i Razi Hazretleri ders okuturken buz satan birisi “sermayesi eriyen bu _ahsa yard1m edin” diye geçiyordu. Fahreddin-i Razi Hazretleri talebelerine dönerek _öyle ikaz etti: “0nsana verilen ömürde bir buz gibi h1zla erimektedir”.
Fahreddin-i Razi Hazretleri “Allah’a yemin olsun ki, yemek saatlerinde ilimle i_tigali kaç1rd11m için çok üzülürüm. Zira, vakit çok k1ymetlidir”; Ebul Vefa Hazretleri ise “Ben yemek vaktini k1saltmak için ekmei ufalay1p tirit _eklinde yemei tercih ediyorum. Çünkü ikisini aras1nda çineme için kaybedilen zaman fark1 vard1r” buyurmu_lard1r.
Davut Et-Tai Hazretleri de, Ebul Vefa Hazretleri gibi ekmei tirit _ekliyle yemi_, sebebini de tirit ile normal yemek aras1nda elli ayet okuyacak kadar fark olmas1yla izah etmi_tir.
Al1nt1d1r...
Yine tasavvuf ehli zaman1, “kendisi zamana uyan deil, zaman1 kendisi kullanan, zaman1 idare eden manas1nda ebul vakt; an1n1n ve halinin vakti hakimi manas1nda ibnül vakt olarak deerlendirir. Zaman1n hakimi deil, mahkumu olanlar1 da vaktin, halin ve zaman1n esiri manas1nda, “ebnay1 vakt1” olarak isimlendirir. Salik(hak yolcusu) daima içinde ya_ad11 an1n hükmü alt1ndad1r, vakit onu ne yana sürüklerse o yana gider. Salik, ibnül vakt(vaktiin çocuu), yani an1 ya_ayan ki_ilerdir. Salikin hali vakte göre dei_ir; bazen kabz,(s1k1nt1, kesiklik) bazen bast(sevinç ve ferahl1k) halinde bulunur. Ayr1ca ibnül vakt olmak, geçmi_ ve gelecein üzüntülerini yada umutlar1n1 bir yana b1rakarak an1 deerlendirmeyi gerektirir. Sufiler, ilahi tecellilerin gönülde dou_una yada bu dou_u gerçekle_tii zamana da vakt denir.
Muhiddin Arabi Hazretlerine göre zaman bir an’dan ibarettit(an-1 daim).
Abdul Halik Gücdivani(k.s.) Hazretleri tasavvufi istilahlarda Vukuf-i Zaman1 ve Hu_ Der Dem düsturlar1 ile vakti kullanmada bizleri her an muhasebeye davet etmektedir.
Vukuf-i Zaman1, salikin, müridin her an halinden haberdar olmas1d1r. Bunun manas1 _imdiki zamana vak1f olmak ve geçmi_ zaman1 muhasebe etmektir. Salik için laz1m olan, her vaktini gözetip gereince amel etmesi yani gündüzün hesab1n1 ak_am, gecenin hesab1n1 sabah görmesi, kendisini hesaba çekmesidir. “Günüm veya gecem Allah’a itaat ile mi, yoksa isyan ile mi geçti?” sualiyle kendisini muhasebe etmesidir.
Vaktini tamire ve zayi olan geçmi_i telafiye çal1_mal1d1r. Mutasavv1flar bu bapta, “Musibetler çoktur fakat musibetlerin en büyüü vakti bo_a geçirmektir” buyururlar.
Hu_ Der Dem, Allah’taan gafil olmay1p, her nefes muteyakk1z olmakt1r. Nefes al1p veerirken huzurda Allah ile olmakt1r.
Hazreti Ömer “Allah’1m! Senden zaman1n iyisini ve vakitleri bbereketli k1lman1 niyaz ediyorum” diye ilticada bulunmu_. Vakitlerin bo_a geçirilmemesi hususunda “Ben sizden birini bo_ görmeyi istemiyorum. Ya dünya yada ahiret i_i...” tavsiyesinde bulunmu_lard1r. “0_ bir vakit geri kal1rsa, hiçbir vakit ilerlemez” uyar1s1 da Hz. Ömer(r.a.)’e aittir.
0mam-1 Rabbani hazretleri “Vakitleri korumak tarikatin zaruri hallerindendir.” buyurmaktad1r. Çe_itli mektuplar1nda da aylaklar1n sohbetini semmün katilin (öldürücü zehir) olarak vas1fland1rm1_ ve onlar1n sohbetinden kaç1nmay1 tavsiye etmi_tir.
Me_hur eseri Mektubat-1 ^erif’te bu hususla alakal1 bahisler vard1r:
* F1rsat1 ganimet bilip, bo_a harcamamak gerekir. Merasimlerle, adetlere uyup zaman1 bo_a geçirmekle bir _ey has1l olmaz. Zarar ziyan ve hüsrandan ba_ka bir_eyde art1rmaz.
• Muhbir-i Sad1k Peygamberimiz “Erteleyenler(Yar1n, sonra yapar1m diyenler) helak oldu” buyurdular.
• Mevcut “ömür sermayesi”ni mevhüm(vehimli, hayalli, kuruntulu) i_e harcamak ve mevhüm için mevcudu elden ç1karmak(kaç1rmak) çok çirkindir. Vakit sermayesini ehem (en önemli, en k1ymetli) i_e sarfetmek icap eder. As1l laz1m olan i_i dü_ünmeli lüzümsuz, faydas1z _eylerden tamamen yüz çevirmelidir.
• Ey muhip(bizi seven karde_im)! Vakit keskin k1l1çt1r. Yar1n f1rsat ele geçer mi geçmez mi bilinmez. Muhim i_leri bugün yapmal1, mühim olmayanlar1 yar1na b1rakmal1d1r. Akl1n hükmü ve iktizas1 da budur.
• Bir kimsenin iyi müslüman olduu lüzumlu _eylerle me_gul olup, faydas1z _eylerden uzakla_mas1 ile belli olur. Zaman1n bo_ _eylerle telef olmamas1 için insan1n vakitleri muhafaza etmesi laz1md1r. 0nsan öyle ya_amal1d1r ki yan1nda bulunanlarda day1n1kl1ktan, ba_1 bo_luktan, malayaniden kurtar1p toparlas1n. Zira zaman nutuk çekecek, dedikodu yapacak zaman deildir.
0mam-1 ^aran1 Hazretleri, “Alelade bir insan zaman1 nas1l bitireceini, ak11ll1 bir insan ise zaman1 nas1l kullanaca1n1 dü_ünür” buyurdular.
Abdulkadir Geylani Hazretleri, “Ben yemekle me_gul olduum her defas1nda can1m ç1k1yormu_ças1na ruhumda s1k1nt1 duyuyorum. Çünkü zikrime mani oluyor” buyuruyorlar.
0mam-1 Azam Hazretleri ise, “Felaketlerin en büyüü vakti bo_a geçirmektir” buyuruyorlar.
0mam-1 Malik Hazretlerinin helada geçecek zaman1 asgariye dü_ürme yollar1 arad11na, bu maksatla üç günde bir defa helaya gidecek _ekilde yeme ve içmeyi azalt11na _ahiit oluyoruz.
0mam-1 Birgivi Hazretlerine kafeste bülbül ve kanarya gibi ku_lar1 beslemenin cazip olup olmad11 sorulmu_. Cevap olarak, k1ymetli zaman1 faydas1z i_leri harcay1p israf etmenin caiz olmad11n1 beyan etmi_tir.
Gençlerin ku_ ibtila(tutkusu)s1n1n sard11 dönemlerde devrin alimleri bunu önlemek için damda güvercin beslemeyi yasaklam1_lard1r, k1ymetlii vakitlerini böyle faydas1z _eylere harcayanlara hapis cezas1 fetvas1 vermi_lerdir.
Fudayl Bin 0yad Hazretlerini ziyarete gidenler “Yoksa seni me_gul mü etttk?” dediler. O da çekinmeden _u cevab1 verdi. “Doru söylediniz kitap okuyordum. Sizin sebebinizle okumay1 b1rakmak zorunda kald1m.”
Hac1 Bayram Veli Hazretleri: “Bo_ gezenler zengin bile olsa arkada_laar1 _eytan, kalpleri _eytan kona1 olur.”
^akik-1 Belhi’ye, “0nsanlar1 hangi _eyler helak eder?” diye sorulmu_tu. Cevaben, “0nsanlar1 iki _ey helak eder: Biri tövbe ederim diyerek günah i_lemeleri, dieri de, zaman1nda yapmas1 gereken tövbeyi geçiktirmeleri....” dedi.
Fahreddin-i Razi Hazretleri ders okuturken buz satan birisi “sermayesi eriyen bu _ahsa yard1m edin” diye geçiyordu. Fahreddin-i Razi Hazretleri talebelerine dönerek _öyle ikaz etti: “0nsana verilen ömürde bir buz gibi h1zla erimektedir”.
Fahreddin-i Razi Hazretleri “Allah’a yemin olsun ki, yemek saatlerinde ilimle i_tigali kaç1rd11m için çok üzülürüm. Zira, vakit çok k1ymetlidir”; Ebul Vefa Hazretleri ise “Ben yemek vaktini k1saltmak için ekmei ufalay1p tirit _eklinde yemei tercih ediyorum. Çünkü ikisini aras1nda çineme için kaybedilen zaman fark1 vard1r” buyurmu_lard1r.
Davut Et-Tai Hazretleri de, Ebul Vefa Hazretleri gibi ekmei tirit _ekliyle yemi_, sebebini de tirit ile normal yemek aras1nda elli ayet okuyacak kadar fark olmas1yla izah etmi_tir.
Al1nt1d1r...