- Üyelik Tarihi
- 20 Şub 2007
- Mesajlar
- 13
- Aldığı Beğeniler
- 0
İSLAM ELDEN GİDİYOR
Allah vahyetmiştir. Ve bir gerçek varki bu vahiy yeni bir kabe yapılmasını istemiyor, İki ucunda putlar var diye Safa ve Merve'nin başka yere taşınmasını yada safa merve arasında gidip gelmekten vazgeçilmesini istemiyor, ihrama nerde girileceğini yada nasıl girileceğinide tarifetmiyor. Müşriklerin Kabe'ye olan hürmetlerinden ve namazlarından bahsediyordu. İbrahim, inen vahiyle tekrar hatırlatılıyor. O'nun oğluyla inşa ettiği Kabe, şimdi putlarla dolu olduğu halde, putları nasıl kırdığı anlatılıyordu. İbrahim, o toplumdada değerliydi ama Kabe putlarla doluydu. Bugün sahip olunan İslam anlayışı inkaredilemez bir gerçekki Allah elçisi muhammed dönemindeki Kabe'nin konumu gibidir. Muslumanlar İslam'ın varlığını savunurken dünyasal kaygı, menfaat.çıkarları gereği içlerinin sayısız putlarla dolduğunu görmezden gelmektedirler. Bugün de içlerinde yerleşmiş putları kah Allah'a yakın olma bahanesiyle kah menfaatleri kah gemileri yüzsün diye biriktirmeye devametmektedirler. İçinizi sizin arzu ve istekleriniz neticesi ile böylesi boş amaçsız kötülüklerle dolduran hocalar,şeyhler,liderler,idareciler kısaca Ebu Cehillerin peşinden giderken İslam'ın yüceliğini savunmak ve yaşandığını ikrar etmek, putlarla doldurulmuş Kabe'nin Allah indindeki meşruiyeti gibidir.Müslümanların İslam'ı işte budur. Dışarıdan seyrederken söylemlerde sanki allah varmış gibi, içine bakıldığında her türlü şeytani pisliğin dolmuş olduğunu görmekteyiz
Övünerek Ashab-ı Kehf'den bahsederken onların yaptıklarını ve tavırlarını örnek almak yerine gündemleri onların sayıları ve köpeklerinin adı olmuş. Kadir suresi neden bahsediyor bizden ne istiyor nelerden sakınmamızı söylüyor diye içeriğine bakmak yerine ondaki geceyi işlemekten çekinmedikleri günahlarını bağışlatma aşkına Ramazan'ın kaçıncı gecesinde bulacaklarının araştırmasını yapmaktalar ne gariptirki hala aramaları devametmekte . Gerçek şu ki Rabbim allahtır diyerek sadece bir olan Allaha teslim olanlar bişekilde cezalandırılırken bu ve benzeri tarzlardaki tartışma ve arayış içerisinde oyalananlar öncesinde olduğu gibi bugünde sistemi rahatsız etmediği gibi teşvik de görüyorlar. Devleti idare eden zalimlerin yaptıklarına karışmayan ve onlardan makam,mevki koparmak,ceplerini doldurmak adına sıraya geçen allamelerin! Gayba taşatarak uzaya ilk çıkan adamın zülkarneyn oldugu ,yeşilay,kızılay haftaları vs. Sohbetlerini kürsü dibinde huşu içinde dinleyen bu insanlar için görünen o ki pirenin insandan çektiği kan uhut şehidlerinin kanından daha daha fazla gündemde ve değerli...
İkide bir feryad ederek "İslam elden gidiyor" çığlıkları atarak bağırmak yerine, şu elinizden gidecek İslam'ın ne olduğuna bir bakacak olursanız çok daha sağlıklı bir yaklaşım sergilemiş olursunuz. Şimdi müslümanlara soralım: "Hangi İslam'ı kaybetmekten korkuyorsunuz?"Hiç bişey anlamadığınız halde menfaat,çıkar sarhoşluklarının altında kıldığınız ve sizi Allah'tan başka herkese secde ettiren namazınızı mı? Yoksa on bir ayın sultanı diyerek ramazandan ramazaana hatırladığınız orucunuzu mu.? Akşama kadar aç susuz kalıp sistemin müstekbir,aşırı isyankar sultanları,idarecilerincede görmezden gelinen aç ve açıkta olan ihtiyaç sahiplerini, bayat ekmek kuyruğuna geçen insanların on iki ay çektikleri sıkıntılarını hatırlamayı aklınıza getirmediğiniz iftar vaktini mi? Daha az nasıl verebilirim diye kapılarını aşındırdığınız hocalarınız şeyhlerinizden aldığınız fetvalarla gıramaj hesapları yaparak verdiğiniz zekatınızı mı.?Hacca gidip Mina'daki şeytanları taşladıktan sonra onların varisleriyle sizi sıkı fıkı etmekten alıkoymayan imanınızı mı? "Allah'tan başka ilah yoktur" dedikten sonra mevcut ilah enflasyonunda Allah'ın ilahlığını neredeyse aklınıza getirmeyen Kelime-i Tevhidinizi mi? Diliniz türkçe olduğu halde ne dediğini anlamadığınız bir dilde sevap kazanma adına okuduğunuz,Arapçasıyla Türkçesiyle yıllardır belden aşağı tutmak günahtır,abdessiz dokunulmaz diyerek anlamamak adına örtülere sarıp duvarlarınıza astığınız musaflarınızı mı.?Birzamanlar türkçeleştirildiği için bu fiili yapanlara hatırladıkça küfrettiğiniz,hrıstıyanların çanına karşılık daha makamlı kulağa hoş geliyor diye övündüğünüz ezanınızı mı? Ceblerine girecek üç kuruş para için rızık endişeşine düşerek devletin bekaası için dua eden hocalarınızı mı.?Gerçekten siz hangi İslam'ı kaybetmekten korkuyorsunuz? Cevabı gayet kısa ve apaçıktır. Sizin kaybetmekten korktuğunuz İslamiyet, sistem tarafından asla kaybına fırsat verilmeyen, Allahın istemediği ve Rasulleri tarafından da asla yaşanmayan İslam'dır.
İş konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayan,dedesinin imamlığıyla,annannesinin hacılığıyla, akrabalarının arasında bulunan sofularla,arada bir yaptığı ve adına ibadet dediği şeylerle övünen muslumanlar. Allah Elçisi Muhammedin yaşamını bilmenize, özellikle yaşadığı diyarı terketmesini,hicret etmesini bilmenize rağmen siz bu değer konusunda makamlarınıza, maaşlarınıza ve diplomalarınıza Allah'ın ipinden daha sıkı sarılıyorsunuz. Ama gördünüz Allahında dediği gibi örümcek ağından oluşan mekanlardaki ipiniz bir rüzgarla yokoldu kopuverdi ve şimdi her meydanda şaşkın şaşkın
Dolaşan demokratlar,laikler,muhafazakarlar,sağcılar,solcular,Allahın adını kullanarak din tacirliği yapanların etrafında toplanıp büyük büyük mitinglerde sizlere aslında sizinde birçoğuna inanmadığınız vaadlerde bulunmalarına rağmen ceplerinizin efendilerinizce doldurulması ümidi ile saçma sapan konuşmaları vaazları dinlemekten ve alkışlamaktan geri kalmıyorsunuz
Gerçek doğrular ve cennet, asla kalabalıkların,ve bu dünyada güzel yaşam vaadedenlerin gittiği yolda değil yanlızların, ayak takımı olarak nitelenenlerin,sadece bir olan Allaha ama fakat demeden Teslim olanların gittikleri yolda kazanılacaktır ve Allah çoğunluğa uyanların gerçeklerden sapacağını vahyiyle bildirmektedir. İnsanların akın akın ve sürüler halinde rüzgar önünde savrulan saman çöpleri gibi bu dünyadaki değersiz yaşamlarıyla,ahiretlerinide kaybederek yokolduklarını hala görüyor durumdaysanız yaşıyorsunuz ve tevbe edip dönme imkanınız var demektir sizde kaybolmak ve en önemlisi cenneti kaybedenlerden olmak istemiyorsanız sadece gelip geçici olan şu dünya hayatının yalanlarla dolu vaatlerini yapanların peşinden giderek değil, Rabbim Allahtır dediği için ateşe atılan ibrahim,musa,isa,muhammed ve diğer rasullere Allahın vahyettiği doğrulara sarılıp bir birey olarak ilk adımı atabilirsiniz; işte o zaman ortamdaki bütün zorluklara rağmen değişimin nasıl gerçekleştiğini, göreceksiniz.
Muhammed Atay
Allah vahyetmiştir. Ve bir gerçek varki bu vahiy yeni bir kabe yapılmasını istemiyor, İki ucunda putlar var diye Safa ve Merve'nin başka yere taşınmasını yada safa merve arasında gidip gelmekten vazgeçilmesini istemiyor, ihrama nerde girileceğini yada nasıl girileceğinide tarifetmiyor. Müşriklerin Kabe'ye olan hürmetlerinden ve namazlarından bahsediyordu. İbrahim, inen vahiyle tekrar hatırlatılıyor. O'nun oğluyla inşa ettiği Kabe, şimdi putlarla dolu olduğu halde, putları nasıl kırdığı anlatılıyordu. İbrahim, o toplumdada değerliydi ama Kabe putlarla doluydu. Bugün sahip olunan İslam anlayışı inkaredilemez bir gerçekki Allah elçisi muhammed dönemindeki Kabe'nin konumu gibidir. Muslumanlar İslam'ın varlığını savunurken dünyasal kaygı, menfaat.çıkarları gereği içlerinin sayısız putlarla dolduğunu görmezden gelmektedirler. Bugün de içlerinde yerleşmiş putları kah Allah'a yakın olma bahanesiyle kah menfaatleri kah gemileri yüzsün diye biriktirmeye devametmektedirler. İçinizi sizin arzu ve istekleriniz neticesi ile böylesi boş amaçsız kötülüklerle dolduran hocalar,şeyhler,liderler,idareciler kısaca Ebu Cehillerin peşinden giderken İslam'ın yüceliğini savunmak ve yaşandığını ikrar etmek, putlarla doldurulmuş Kabe'nin Allah indindeki meşruiyeti gibidir.Müslümanların İslam'ı işte budur. Dışarıdan seyrederken söylemlerde sanki allah varmış gibi, içine bakıldığında her türlü şeytani pisliğin dolmuş olduğunu görmekteyiz
Övünerek Ashab-ı Kehf'den bahsederken onların yaptıklarını ve tavırlarını örnek almak yerine gündemleri onların sayıları ve köpeklerinin adı olmuş. Kadir suresi neden bahsediyor bizden ne istiyor nelerden sakınmamızı söylüyor diye içeriğine bakmak yerine ondaki geceyi işlemekten çekinmedikleri günahlarını bağışlatma aşkına Ramazan'ın kaçıncı gecesinde bulacaklarının araştırmasını yapmaktalar ne gariptirki hala aramaları devametmekte . Gerçek şu ki Rabbim allahtır diyerek sadece bir olan Allaha teslim olanlar bişekilde cezalandırılırken bu ve benzeri tarzlardaki tartışma ve arayış içerisinde oyalananlar öncesinde olduğu gibi bugünde sistemi rahatsız etmediği gibi teşvik de görüyorlar. Devleti idare eden zalimlerin yaptıklarına karışmayan ve onlardan makam,mevki koparmak,ceplerini doldurmak adına sıraya geçen allamelerin! Gayba taşatarak uzaya ilk çıkan adamın zülkarneyn oldugu ,yeşilay,kızılay haftaları vs. Sohbetlerini kürsü dibinde huşu içinde dinleyen bu insanlar için görünen o ki pirenin insandan çektiği kan uhut şehidlerinin kanından daha daha fazla gündemde ve değerli...
İkide bir feryad ederek "İslam elden gidiyor" çığlıkları atarak bağırmak yerine, şu elinizden gidecek İslam'ın ne olduğuna bir bakacak olursanız çok daha sağlıklı bir yaklaşım sergilemiş olursunuz. Şimdi müslümanlara soralım: "Hangi İslam'ı kaybetmekten korkuyorsunuz?"Hiç bişey anlamadığınız halde menfaat,çıkar sarhoşluklarının altında kıldığınız ve sizi Allah'tan başka herkese secde ettiren namazınızı mı? Yoksa on bir ayın sultanı diyerek ramazandan ramazaana hatırladığınız orucunuzu mu.? Akşama kadar aç susuz kalıp sistemin müstekbir,aşırı isyankar sultanları,idarecilerincede görmezden gelinen aç ve açıkta olan ihtiyaç sahiplerini, bayat ekmek kuyruğuna geçen insanların on iki ay çektikleri sıkıntılarını hatırlamayı aklınıza getirmediğiniz iftar vaktini mi? Daha az nasıl verebilirim diye kapılarını aşındırdığınız hocalarınız şeyhlerinizden aldığınız fetvalarla gıramaj hesapları yaparak verdiğiniz zekatınızı mı.?Hacca gidip Mina'daki şeytanları taşladıktan sonra onların varisleriyle sizi sıkı fıkı etmekten alıkoymayan imanınızı mı? "Allah'tan başka ilah yoktur" dedikten sonra mevcut ilah enflasyonunda Allah'ın ilahlığını neredeyse aklınıza getirmeyen Kelime-i Tevhidinizi mi? Diliniz türkçe olduğu halde ne dediğini anlamadığınız bir dilde sevap kazanma adına okuduğunuz,Arapçasıyla Türkçesiyle yıllardır belden aşağı tutmak günahtır,abdessiz dokunulmaz diyerek anlamamak adına örtülere sarıp duvarlarınıza astığınız musaflarınızı mı.?Birzamanlar türkçeleştirildiği için bu fiili yapanlara hatırladıkça küfrettiğiniz,hrıstıyanların çanına karşılık daha makamlı kulağa hoş geliyor diye övündüğünüz ezanınızı mı? Ceblerine girecek üç kuruş para için rızık endişeşine düşerek devletin bekaası için dua eden hocalarınızı mı.?Gerçekten siz hangi İslam'ı kaybetmekten korkuyorsunuz? Cevabı gayet kısa ve apaçıktır. Sizin kaybetmekten korktuğunuz İslamiyet, sistem tarafından asla kaybına fırsat verilmeyen, Allahın istemediği ve Rasulleri tarafından da asla yaşanmayan İslam'dır.
İş konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayan,dedesinin imamlığıyla,annannesinin hacılığıyla, akrabalarının arasında bulunan sofularla,arada bir yaptığı ve adına ibadet dediği şeylerle övünen muslumanlar. Allah Elçisi Muhammedin yaşamını bilmenize, özellikle yaşadığı diyarı terketmesini,hicret etmesini bilmenize rağmen siz bu değer konusunda makamlarınıza, maaşlarınıza ve diplomalarınıza Allah'ın ipinden daha sıkı sarılıyorsunuz. Ama gördünüz Allahında dediği gibi örümcek ağından oluşan mekanlardaki ipiniz bir rüzgarla yokoldu kopuverdi ve şimdi her meydanda şaşkın şaşkın
Dolaşan demokratlar,laikler,muhafazakarlar,sağcılar,solcular,Allahın adını kullanarak din tacirliği yapanların etrafında toplanıp büyük büyük mitinglerde sizlere aslında sizinde birçoğuna inanmadığınız vaadlerde bulunmalarına rağmen ceplerinizin efendilerinizce doldurulması ümidi ile saçma sapan konuşmaları vaazları dinlemekten ve alkışlamaktan geri kalmıyorsunuz
Gerçek doğrular ve cennet, asla kalabalıkların,ve bu dünyada güzel yaşam vaadedenlerin gittiği yolda değil yanlızların, ayak takımı olarak nitelenenlerin,sadece bir olan Allaha ama fakat demeden Teslim olanların gittikleri yolda kazanılacaktır ve Allah çoğunluğa uyanların gerçeklerden sapacağını vahyiyle bildirmektedir. İnsanların akın akın ve sürüler halinde rüzgar önünde savrulan saman çöpleri gibi bu dünyadaki değersiz yaşamlarıyla,ahiretlerinide kaybederek yokolduklarını hala görüyor durumdaysanız yaşıyorsunuz ve tevbe edip dönme imkanınız var demektir sizde kaybolmak ve en önemlisi cenneti kaybedenlerden olmak istemiyorsanız sadece gelip geçici olan şu dünya hayatının yalanlarla dolu vaatlerini yapanların peşinden giderek değil, Rabbim Allahtır dediği için ateşe atılan ibrahim,musa,isa,muhammed ve diğer rasullere Allahın vahyettiği doğrulara sarılıp bir birey olarak ilk adımı atabilirsiniz; işte o zaman ortamdaki bütün zorluklara rağmen değişimin nasıl gerçekleştiğini, göreceksiniz.
Muhammed Atay