- Üyelik Tarihi
- 29 Ocak 2008
- Mesajlar
- 65
- Aldığı Beğeniler
- 0
İslam Sözlüğü
________________________________________
Adâlet : Hak edene hakkını verme, doğruluktan ayrılmama, Allahın emrini emrettiği şekilde yerine getirme.
Ahde vefa : Sözünde durma, anlaşmaları yerine getirme, sözünde güvenilir olma.
Âhir : En son, sonraki.
Âhiret : Sonra, daha sonra, olacak olan, ölümden sonraki hayat.
Âlem : Bütün cihan. Kâinat. Evren. Allahtan başka bütün varlıkların genel adı.
Amel : İş, çalışma. İnsanın düşünce ve şuurlu bütün faaliyetleri.
Amentü : İmân ettim.
And : Yemin.
Âyet : Kurân-ı Kerîmdeki her bir cümle. Kimsenin inkâr edemeyeceği açık delil.
Azâb : Dünyada işlenen suçlara karşılık hem bu Dünyada ve hem de Âhirette çekilen ceza. Eziyet, büyük sıkıntı.
Azık : Yiyecek, içecek.
Azim : Büyük, yüce, çok ileri.
Barik : Şimşek, ışık, yıldırım parıltısı.
Basîret : Gönül gözü, aydınlık, bilgi ve delile bağlılık. Ferâset, hakikatleri kalbiyle hissedip anlama.
Bâtın : İç, dahili, gizli, sır. (karşıtı: zâhir)
Benlik : İnsanın özü, can, nefs ve rûh.
Beşer : İnsan, Âdem.
Bereket : Bolluk, çokluk, feyiz. Cenâb-ı Hakkın lûtfu, ihsânı.
Berzâh : Dünya ile Âhiret arası. İki âlem arası. Kabir.
Bismillâhi : Allah adına, Allah için. Allahın adı ve izni ile.
Boyut : Maddenin temel boyutu en, boy, derinlik ve zamandır. Bunlara bir de beşinci olarak manyetik boyut eklenmiştir.Daha bilinmeyen 6, 7, 8 ve nice boyutlar.
Câhil : Bilgisiz, tecrübesiz, toy, okumamış.
Ceht : Fazla çalışma, güç ve kuvvetini sarfetme, azim, gayret.
Cehennem : Âhiret de; suçluların ve günahkârların İlâhi Adâlet ile ceza görecekleri yer.
Cemaat : Topluluk, bir yere toplanmış insanlar, takım.
________________________________________
Adâlet : Hak edene hakkını verme, doğruluktan ayrılmama, Allahın emrini emrettiği şekilde yerine getirme.
Ahde vefa : Sözünde durma, anlaşmaları yerine getirme, sözünde güvenilir olma.
Âhir : En son, sonraki.
Âhiret : Sonra, daha sonra, olacak olan, ölümden sonraki hayat.
Âlem : Bütün cihan. Kâinat. Evren. Allahtan başka bütün varlıkların genel adı.
Amel : İş, çalışma. İnsanın düşünce ve şuurlu bütün faaliyetleri.
Amentü : İmân ettim.
And : Yemin.
Âyet : Kurân-ı Kerîmdeki her bir cümle. Kimsenin inkâr edemeyeceği açık delil.
Azâb : Dünyada işlenen suçlara karşılık hem bu Dünyada ve hem de Âhirette çekilen ceza. Eziyet, büyük sıkıntı.
Azık : Yiyecek, içecek.
Azim : Büyük, yüce, çok ileri.
Barik : Şimşek, ışık, yıldırım parıltısı.
Basîret : Gönül gözü, aydınlık, bilgi ve delile bağlılık. Ferâset, hakikatleri kalbiyle hissedip anlama.
Bâtın : İç, dahili, gizli, sır. (karşıtı: zâhir)
Benlik : İnsanın özü, can, nefs ve rûh.
Beşer : İnsan, Âdem.
Bereket : Bolluk, çokluk, feyiz. Cenâb-ı Hakkın lûtfu, ihsânı.
Berzâh : Dünya ile Âhiret arası. İki âlem arası. Kabir.
Bismillâhi : Allah adına, Allah için. Allahın adı ve izni ile.
Boyut : Maddenin temel boyutu en, boy, derinlik ve zamandır. Bunlara bir de beşinci olarak manyetik boyut eklenmiştir.Daha bilinmeyen 6, 7, 8 ve nice boyutlar.
Câhil : Bilgisiz, tecrübesiz, toy, okumamış.
Ceht : Fazla çalışma, güç ve kuvvetini sarfetme, azim, gayret.
Cehennem : Âhiret de; suçluların ve günahkârların İlâhi Adâlet ile ceza görecekleri yer.
Cemaat : Topluluk, bir yere toplanmış insanlar, takım.