Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İsrâ

"Özlem"imsin
 
Üyelik Tarihi
22 Eki 2010
Mesajlar
6,128
Aldığı Beğeniler
12,753
Konum
Kdz.Ereğli
Takım
Galatasaray
Evinizde alışverişi kim yapıyor? Anneniz mi?

Yoksa herkes kendi harçlığını kendisi mi harcar?

Son zamanlarda birbiri ardınca açılan alış veriş merkezlerinde en çok genç kızlarımızı görüyoruz. Geziyorlar, bakıyorlar, bir şeyler alıyorlar… Alamayanlar da “elimize imkan geçse de biz de alsak,” diye imreniyorlar. Bazen endişeye kapılıyoruz, bu kızlarımız yarın, öbür gün evlenip bir evin hanımı olacak. O zaman bir evi geçindirmeyi başarabilecek mi?

Duyduğumuz kötü haberler bizi daha da endişelendiriyor. Plansızca harcama yapan, kredi kartlarıyla borçlanan ailelerin huzuru bozuluyor ve bazen felaketler yaşanıyor.
Hâlbuki her ailenin mutlaka bütçe yapması gerekir. Bilhassa genç kızlarımız aile bütçesini planlamayı mutlaka öğrenmeli…

Bütçe yapan bir aile tek maaşla bile geçinebilir. Plansız harcama yapan aileler ise birden fazla maaşı bile lüzumsuz yere harcayıp tüketebilirler. Mesela bazı ailelerde görürsünüz, aile fertlerinin hepsi çalışıp, iyi para kazanıyor, ama henüz başlarını sokacak bir evleri bile yok, hatta ev almayı hayal bile etmiyorlar. Biri diğerinin aldığı maaştan habersiz, programsız bir şekilde gelirlerini ay sonu gelmeden harcıyor.
Diğer tarafta bir başka aile gelirlerini planlayarak idareli harcıyor, artırıyor. Dayanışma sayesinde bir süre sonra ev sahibi olmuşlar bile.

Burada bencillik kültürü ile birlik ve beraberlik kültürünün farkını görüyoruz. Eğer aile fertleri birbirinden paralarını esirgeyip nefsine harcıyorsa orada bereket olmuyor. Dayanışma ve sadakatin olduğu evde ise bereket olduğunu görüyorsunuz.

Bu sebeple aylık gelirimizi harcamaya başlamadan önce mutlaka programlamalıyız. Aksi takdirde cebimizde para varken hiç düşünmeden harcar, daha sonra da sıkıntı çekeriz. Gelirini planlı bir şekilde harcamak cimrilik değil, Peygamberimiz (s.a.v.)’ in tavsiye ettiği tasarruftur.

Planlama Yaparken:

1- İlk olarak kira ücreti, elektrik, su, telefon, doğal gaz, apartman aidatı, çocuğumuzun harçlığı, ödenmesi gereken taksitleri ayıralım. Temel ihtiyaçlar için gereken kısmı ayırmadan paramızı harcamaya başlamayalım.
2- Kalan parayı tam dörde ayırıp, her birini 4 ayrı zarfa yerleştirelim. Birinci zarfın üzerine 1. Hafta, ikinci zarfa 2. hafta şeklinde yazalım. Bir zarf bizim bir haftalık geçim paramızdır. Bütün ihtiyaçlarımızı bu zarftan tedarik etmeliyiz. Hafta bitmeden bu zarfın içindeki parayı bitirip diğer zarfa geçmeyelim. Zarf yöntemi bize disiplinli para harcamayı öğretecektir. Sorumsuzca para harcayıp ayın ortasında parasız kalmak istemiyorsak tabiî ki..
3- Elbette zarf metodu geliri ancak ihtiyaçlarına yetecek kadar olan, dar gelirliler içindir. Eğer gelirimiz ihtiyaçlarımızdan fazlaysa zarfın içindeki kısım da fuzulî yere harcanmamalı. Belki diğer haftalarda planlanmayan bir harcama çıkar diye artırılmalı…
4- Paramız olsa bile alışverişe çıkınca evdeki yiyecek-giyecek stoğu göz önünde bulundurulmalı. Evdekiler bitmeden, eskimeden yenileri alınmamalı. Dolabımızdaki, kilerimizdeki yiyecekleri tazeliğini kaybetmeden yemeli ve gardırobumuzdaki giysileri zamanı geçmeden giymeliyiz. Yeni alışverişler yaparsak onlar çöpe gidecektir. Hem paramızı hem de dünya kaynaklarını israf etmiş olacağız.
5- Aileler ve fertler kendi bütçelerinde bir ihtiyat ödeneğine yer vermek zorundadırlar. Çünkü her zaman işimiz yolunda gidecek diye bir garantimiz yoktur. Yusuf Peygamber de ileride gelecek kıtlık seneleri için her yılın mahsulünden ihtiyat ödeneği ayırmıştı ki, Yusuf Suresinde onun bu tutumu öneminden dolayı anlatılmaktadır.
6- Mutlaka kazancımızı biriktirmeliyiz. İhtiyat akçesinden ayrı olarak gelirimizin arta kalanını yatırımlarla değerlendirmeliyiz. Çünkü her zaman genç, güçlü, sağlıklı olmayabiliriz. Çocuklarımız büyüdükçe harcamalarımız artabilir. Gelir getiren bir yatırım yapabilirsek ihtiyarlık çağımızda sıkıntı çekmeyiz.
7- Ticaret erbabı ve günlük veya yıllık gelir sağlayan kesimler de kendi durumlarına uygun altı aylık veya senelik bütçeler yapabilirler. Gelir miktarları ve zamanları belli olmayan aileler daha da dikkatli olmalı, asla borca girmemeli mutlaka ihtiyat akçesi saklamalıdır.
8- Bir evde 2-3 kişinin geliri varsa herkes kendi parasını kafasına göre harcamamalıdır. Ortak karar alarak, gelirlerini biriktirip elbirliği ile ev sahibi olmalı veya yatırım yapmalıdırlar.

Bu prensiplere riayet etmeyenler ne kadar çok çalışsalar da maddi sıkıntı çekmekten kurtulamazlar.
Bu arada unutulmamalı ki şükür bereket kaynağıdır, şikâyet ise evden bereketi giderir. Bir evde para az, yetmiyor ve yok kelimeleri çokça kullanılıyorsa o evde yokluk bir kader haline gelir. Şükür ise nimetleri cezp eder.

Hem İslam terbiyesi almış bir hanımefendi velev ki sıkıntılı bir dönem geçiriyor olsalar bile beyinin gelirini az görüp onun şahsiyetini rencide etmez. Çocuklarını da ev sırrını açmamaları için uyarır ve eldekiyle kanaat etmeyi öğretir.

Sabır ve şükür ehli birçok hanımın zamanla büyük saadete eriştiği görülmüştür. Buna mukabil şikâyeti sevenler ise nankörlükleri ile ellerindeki nimeti de kaybetmişlerdir.

Mebure Şenler
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Evinizde alışverişi kim yapıyor? Anneniz mi?

Yoksa herkes kendi harçlığını kendisi mi harcar?


Konuya girmeden önce yazının girişini irdeleyerek başlamak lazım. Birbiriyle alakasız iki soru sanki birbiriyle bağlantılıymış gibi soruluyor. İlk soruda alışverişten bahsedilirken, ikincisinde harcama tasarrufu ele alınmış durumda.

Ayrıca ilk soruya cevap olarak verilebilecek birçok alternatif cevap varken sınırlama yapılarak okuyucu yazı girişinde yönlendiriliyor.

1- Evinizde alışverişi kim yapıyor? Anneniz mi? Babanız mı? Yoksa, siz mi?
2- Harçlıklarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Harcayarak mı? Biriktirerek mi? Yoksa farklı bir şekilde mi? gibi olsa daha güzel bir giriş olurdu.

"Yoksa herkes kendi harçlığını kendisi mi harcar?" cümlesi bile çok anlamlı değil. Elbetteki kendi harçlığını kendisi harcar. Başkası harcayacak değil ya.

Asıl konuya dönersek :)

Günümüzde (maalesef) kredi kartı alışverişlerimizin vazgeçilmezi olmuş durumda. Pazarda bile kredi kartı kullanılabilecek tezgahlar var. Kredi kartı kontrolsüz bir alışveriş aracı olarak sahip olmadığımız parayı bize harcatmaktadır. Bu durum bizi, kredi kartına, dolayısıyla bankalara bağımlı bir hale getirmektedir. Geçenlerde paylaşımda "
Onu (çocuğu) kumbarasında para biriktiren çocuktan ömür boyu borçlu kalacak yetişkin bir müşteriye çevirmek istiyorlar.
" şeklinde bir ifade vardı.
Bunun gerçekleşmemesi için Peygamber Efendimizin tavsiye ettiği şekilde harcama yönetimini yapmamız gerekmektedir.

Teşekkürler paylaşımınız için.
 

#SudoSu

Buda'mı Gol' Değil
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2020
Mesajlar
1,579
Aldığı Beğeniler
3,492
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
islam terbiyesi alması yaşadığı ülkedeki sistem dışında bir hareket yaptırmadığı için pek farketmiyor o . türkiye müslüman bir devlet ama yaşantısı degil malesef .. konu doğru ama uygulama açısından zor biraz
 
Üst Alt