Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Dağılmış tespih tanelerine benziyoruz



‘Dünyada en büyük nimet nedir?’ diye sorsalar hiç tereddüt etmeden ‘Müslümanlık’ derim.

Gerçekten de öyle değil midir? İslâm, iki cihan saadetini sağlayan bozulmamış tek inanç sistemidir? Onun içindir ki İslâm’ın alternatifi yoktur. İslâm’ın alternatifi yine İslâm’dır.

Bizler bu nimeti hazır bulduğumuz için kıymetini bilmiyoruz. Bu inanç yolunda çilelere katlanmayı, fedakârlık göstermeyi denemediğimiz için onu yeterince önemsemiyoruz.

Dünyada yaşayan Müslümanların sayısı bir milyarın üzerinde olsa da bu rakam ne yazık ki Müslümanlığın etki sahasına yansımamaktadır. Dünyada Müslüman çok ama dinini dert edinen ve derdini seven, güçlü Müslüman yok denecek kadar az. Günümüzde Müslümanlık geriliği, fakirliği, üçüncü dünya ülkelerini çağrıştırıyorsa bunun suçlusu bu inanç sistemini hücrelerine sindiremeyen, gereğini yapamayan Müslümanlardır.

Suçluyu Avrupa’da ya da Amerika’da aramaya gerek yok. Bizler gönüllü sömürge olduk dünyanın sözde efendilerine. Özgürlüğümüzü ellerimizle teslim ettik. Paryalığı sultanlığa tercih ettik.

Dünya Müslümanları Kur’an hakikatleri etrafında birleşebilseler, tek yumruk olabilseler, kalpler uhuvvetle atabilse bizi kimse esaret zincirleriyle bağlayamaz. Aslında bizi bize bağlayan o kadar güçlü bağlar vardır ki hepsi de çelik kuvvetindedir. Dinimiz bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir… Bu kadar bir’in olduğu yerde, niçin ikilik olsun ki?

Kur’an Müslümanların manifestosudur

Müslümanların manifestosu şüphesiz ki Kur’an’dır; onu hadisler takip eder. Ötesi de icma (âlimlerin ortak görüşü) ve kıyastır. Kur’an ve hadis dünyevî ve uhrevî pek çok meselemizi izaha muktedirdir. Ayrıntılardaki sis perdelerini kaldırmak ulemanın işidir. Durum bu iken sırat-ı müstakimden ayrılanların durumunu nasıl izah edebilirsiniz?

Müslüman âdetince az çok birbirinden değişik algılarla ve kavrayışlarla beslenen anlayışlar, bizi bizden koparıyor. Emirler ve yasaklar (farzlar ve haramlar) şahsîleştirilmeye çalışılıyor. Oysa Müslümanlıkta hangi konumda olursa olsun hiç kimseye farklı ahkâm uygulanmaz. İslâm’da ahkâm umumîdir.

Bazı kesimler, İslâm’ı ayrıntılara boğarak puslu hava oluşturup hakikatleri perdelemektedir. Bu kişilere baktığınızda nafileleri farzların önüne geçirip gereksiz ayrıntılarla lâf ebeliği yaptıkları, zihinleri bulandırdıkları görülür. Bu durum, dinin esasını zedelemekte, insanların zamanını çalmakta ve inançlarını sis perdesi altında bırakmaktadır.

Önceliklerini yanlış belirleyen kişilerin akıbetinin hüsran olacağı açıktır. Bu durum Müslümanların inanç akideleri için de geçerlidir. Perişanlığımızın, dağınıklığımızın, uyuşukluğumuzun temel nedeni önceliklerin yanlış belirlenmesi ve ayrıntıların esas hükümleri gölgede bırakmasıdır. Bu, kişiler ve cemaatler arası ilişkilere de yansımakta zeminin kaymasına yol açmaktadır. Bizi aynı paydada birleştiren dinî hakikatlere sarılarak, bu ayrılık uçurumundan uzaklaşıp selâmete koşabiliriz. Aksi takdirde ancak uçurumun dibinde buluşabiliriz.

Türkiye başta olmak üzere bütün Müslüman ülkelerin en büyük meselesi inanç akideleriyle gelenekleri birbirine karıştırmasıdır. Dini, gelenekle bütünleştirme çabaları geleneğin kutsallaştırılması sonucunu doğurmuştur. Bu durum dinin doğru anlaşılmasını engellemiş, geleneksel kanaatler ayet ve hadislerin önüne geçmiştir.

Gelenek ve görenekler İslâm zannediliyor

Türkiye’de gelenek ve görenekler, töre kanunları Müslümanlığın akidelerinin önüne geçmiştir. Müslümanlık dinî hüviyetini kaybederek töreye ve geleneğe büründürülmüştür. Daha doğrusu gelenek ve görenekler Müslümanlık boyasına boyanmış, öylece özden uzak farklı bir Müslümanlık sentezi oluşturulmuştur.

Bunun biraz daha ötesine geçilerek İslâm dinine hurafeler sokulmuş, tertemiz İslâm pınarı bulandırılmaya başlanmıştır. Gelenekler bazı çevrelerin zorlamalarıyla Müslümanlık sayılmıştır. Böylece kafalar iyice karıştırılmıştır.

Müslümanlık saf, arı duru bir dindir. Daha doğrusu yozlaşmamış İslâm dini böyledir. Bazı çevreler bu dini ifsat etmek için içine çer çöp kabilinden bir sürü lüzumsuz, hatta zararlı düşünceler sokmuşlardır.

Son yıllarda İslâm denince akla şiddet, işkence, kadını eve hapseden ve sosyal hayattan soyutlayan bir anlayış geliyor. Benim Peygamberim Hz. Muhammed (sav)’in getirdiği İslâm’da böyle bir düşünce yoktur. İslâm şiddeti, şiddetle yasaklamıştır. Sadece insanlara değil, diğer canlılara bile işkence yapmak İslâm’ın günah saydığı eylemlerdendir.

M. NİHAT MALKOÇ
 
Son düzenleme:

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi ve memmun olsun insaAllah agbi degerli paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
ALlah c.c razi hosnut olsun abi:gul:
 
Üst Alt