İstanbulun engebeli yollarından ve karmakarışık trafiğinden kurtulup sonunda EYÜP SULTAN'a ulaşmıştım.. bir yandan cüzdanımı tutarken diğer yandanda MUSTAFA ALTAY MYSTERY ikilisini aramaya koyuldum.. istanbul trafiğinde dört taksi yanyana gelmiş diye orayı taksi durağı sanıp
-ben taksi durağının önündeyim (diye mustafa altayı aradım)
-bende taksi durağındayım sen hangi duraktasın
-çiçek taksi durağındayım (demedim tabi)
Nihayetinde o kalabalık Eyüpsultanda buluşabildik
Biz tam hoşbeş yaparken bide baktım şirin sevimli bi kız çocuğu yanımızda belirdi
UHİBBU sağolsun hoşgelmişsiniz demeye gelmiş
bi uğrak vurup ayrılmak zorunda kaldı
sohbetin koyusunu 3 temmuzda yaparız deyip baybay yaptı
Neyse gelelim yolculuğumuza
Tesadüftürki bizim köyün piknik kabileside istanbuldan ankaraya dönüyordu.. Biryandan mustafa abinin yola kilitlenmiş gözlerini bir yandan bizim köyün piknik kafilesini bir yandanda mystery'nin horlama sesini dinleyerek kafamda binbir düşünceyle gidiyorduk
Yorgundum, uykusuzdum, AÇTIM.. Torpido gözünde üzeri örümcek kaplamış cipsle açlığımı bastırmak istedimsede fayda etmedi... sanki kurumuş hayvan derisi yiyorum gibi bi tat geliyordu
öyle acıkmıştımki kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynire bile razıydım
Mystery uyandı ama işin kötüsü altaymustafanın gözleri şeridi göremeyecek kadar kısılmıştı.. Rakun gibi bakıyodu yola:
Ben: abi istersen çek sağa biraz uyuyalım
m.altay: giderim ben
Ben: gidersin abi
mystery: gider o
ben: gider gider
Sonunda biyerde ihtiyaç molası vermeye karar vermiştik.. gözlemelerimiz geldi.. mubarek gözleme değil resmen közlemeydi...ilk ısırıkla aağğhhh demem bir oldu..çok sıcaktı... Mustafa abi uykuyla karışık yediği için sıcak soğuk dinlemeden 15 CM çapındaki gözlemeyi cayır cuyur yedi.. gözlerinden yaş ve ağzından gelen yanık et kokusunu yan masadan bile duymuşlardır
Mystery daha tedbirliydi: üfleyerek yiyordu
onun gözleme galiba ereğli sınırlarında tükendi
Ereğliye gelmiştik.. Aman Allahım öyle güzel manzaralar öyle güzel mekanlar gördümki kesinlikle bidaha gelmeliyim dedim...
Gözlemeyle inadımız neyse ereğlidede gözleme yaptırdık.. ama ereğlide gözlemenin her türlüsü var... mantarlı sucuklu patatesli peynirli karamelli caramelli elmalı ne bilim aklına ne gelirse her türlüsünü yapıyolardı.. tabi favorim mantarlısı
(sanki daha önce yemiş gibi
...
alelacele gözlemelerimizi yeyip birbirimize iyi dileklerde bulunup mystery ile ayrıldık... ordan sonra mustafa abi otogardan bindirdi ve uyku dolu yolculuk başladı.. ankaraya döndüm
ankarayıda anlatmayım artık
DİPNOT: Mustafa abi..istanbulda gişelerden geçince önündeki hacı muratı geçemediğinde yıkıldğını farketmediğimi sanma
DİPNOT2: zamanında gelemeyip LAZOĞLU ve YAĞMURBEY ile görüşemediğimiz için üzgün olduğumu belirtmek istiyorum...
-ben taksi durağının önündeyim (diye mustafa altayı aradım)
-bende taksi durağındayım sen hangi duraktasın
-çiçek taksi durağındayım (demedim tabi)
Nihayetinde o kalabalık Eyüpsultanda buluşabildik
Biz tam hoşbeş yaparken bide baktım şirin sevimli bi kız çocuğu yanımızda belirdi
Neyse gelelim yolculuğumuza
Tesadüftürki bizim köyün piknik kabileside istanbuldan ankaraya dönüyordu.. Biryandan mustafa abinin yola kilitlenmiş gözlerini bir yandan bizim köyün piknik kafilesini bir yandanda mystery'nin horlama sesini dinleyerek kafamda binbir düşünceyle gidiyorduk
Mystery uyandı ama işin kötüsü altaymustafanın gözleri şeridi göremeyecek kadar kısılmıştı.. Rakun gibi bakıyodu yola:
Ben: abi istersen çek sağa biraz uyuyalım
m.altay: giderim ben
Ben: gidersin abi
mystery: gider o
ben: gider gider
Sonunda biyerde ihtiyaç molası vermeye karar vermiştik.. gözlemelerimiz geldi.. mubarek gözleme değil resmen közlemeydi...ilk ısırıkla aağğhhh demem bir oldu..çok sıcaktı... Mustafa abi uykuyla karışık yediği için sıcak soğuk dinlemeden 15 CM çapındaki gözlemeyi cayır cuyur yedi.. gözlerinden yaş ve ağzından gelen yanık et kokusunu yan masadan bile duymuşlardır
Mystery daha tedbirliydi: üfleyerek yiyordu
Ereğliye gelmiştik.. Aman Allahım öyle güzel manzaralar öyle güzel mekanlar gördümki kesinlikle bidaha gelmeliyim dedim...
Gözlemeyle inadımız neyse ereğlidede gözleme yaptırdık.. ama ereğlide gözlemenin her türlüsü var... mantarlı sucuklu patatesli peynirli karamelli caramelli elmalı ne bilim aklına ne gelirse her türlüsünü yapıyolardı.. tabi favorim mantarlısı
alelacele gözlemelerimizi yeyip birbirimize iyi dileklerde bulunup mystery ile ayrıldık... ordan sonra mustafa abi otogardan bindirdi ve uyku dolu yolculuk başladı.. ankaraya döndüm
DİPNOT: Mustafa abi..istanbulda gişelerden geçince önündeki hacı muratı geçemediğinde yıkıldğını farketmediğimi sanma
DİPNOT2: zamanında gelemeyip LAZOĞLU ve YAĞMURBEY ile görüşemediğimiz için üzgün olduğumu belirtmek istiyorum...

