İster şaka, ister gerçek verilen söz, tutulması gereken sözdür!
İnsanlar, ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin, bütün evreni dolaşıp tekrar kendine geri döndüğünü bilse, eminim çok daha dikkatli olurdu...
Allahım öyle güzel sözler düşürdü dilime, dünya ahirde kurtuluşumuz selâmetimiz, öyle güzel haller iyilikler içinde bulundurki dünyada yaşadığımız ameller, ahirette ferahlığımız beratımız olsun.
Güz gelmiş ömrüme, belki kış tez gelir, belkide güz mevsimini birazcık daha yaşarım..
Seni unutmak değilde, sana verdiğim sözüme, ah'dime va'dime elimden geldiğince, gücümün yettiğince sadakat gösteriyorum.. Allahım..
Beni emrine uymakta, Hz Muhammed sav efendimizin sünnetlerini işlemekte sebatlı, verdiği sözleri tutan güvenilir mümin eyle..Allahım..
Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz mes’ûliyeti îcâb ettirir.”
(el-İsrâ, 34)
Abdullâh bin Ebi’l-Hamsâ -radıyallâhu anh- şöyle anlatıyor:
“Bi’setten önce Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile bir alışveriş yapmıştım..
Kendisine borçlandım, biraz beklerse hemen getireceğimi vaad ederek oradan ayrıldım. Fakat verdiğim sözü unutmuşum. Üç gün sonra hatırlayıp konuştuğumuz yere geldiğimde, O’nu aynı yerde beklerken buldum.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, yaptığım kusur karşısında beni azarlamayıp sâdece:
«–Ey delikanlı! Bana zahmet verdin, üç gündür burada seni bekliyorum.» buyurdu.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 82/4996)
Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dört huy kimde bulunursa, o adam tam münafık olur. Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. O dört huya sahip olan kimse:
Kendisine bir şey emanet edilince hiyânet eder.
Konuşunca yalan söyler.
Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz.
Düşmanlık yapınca da aşırı gider.”
Buhârî, Îmân 24, Mezâlim 17, Cizye 17; Müslim, Îmân 106. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 14; Nesâî, Îmân 20
İster şaka, ister gerçek verilen söz tutulması gereken sözdür.
Çok söz vermek, cömertlik değil borçlu olmaktır.. Verdiği sözü tutmayan yalancılar münafıklar olarak anılır.. MazaAllah!!
Allahım tutamayacağım sözü verip yalancılar münafıklar diye ahirette ismi çağrılan kullar arasında değil, ismi iyilerden saidlerden yazılan muttaki sıddık kullar arasında çağrılan eyle..
İnsanlar, ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin, bütün evreni dolaşıp tekrar kendine geri döndüğünü bilse, eminim çok daha dikkatli olurdu...
Allahım öyle güzel sözler düşürdü dilime, dünya ahirde kurtuluşumuz selâmetimiz, öyle güzel haller iyilikler içinde bulundurki dünyada yaşadığımız ameller, ahirette ferahlığımız beratımız olsun.
Güz gelmiş ömrüme, belki kış tez gelir, belkide güz mevsimini birazcık daha yaşarım..
Seni unutmak değilde, sana verdiğim sözüme, ah'dime va'dime elimden geldiğince, gücümün yettiğince sadakat gösteriyorum.. Allahım..
Beni emrine uymakta, Hz Muhammed sav efendimizin sünnetlerini işlemekte sebatlı, verdiği sözleri tutan güvenilir mümin eyle..Allahım..
Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz mes’ûliyeti îcâb ettirir.”
(el-İsrâ, 34)
Abdullâh bin Ebi’l-Hamsâ -radıyallâhu anh- şöyle anlatıyor:
“Bi’setten önce Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile bir alışveriş yapmıştım..
Kendisine borçlandım, biraz beklerse hemen getireceğimi vaad ederek oradan ayrıldım. Fakat verdiğim sözü unutmuşum. Üç gün sonra hatırlayıp konuştuğumuz yere geldiğimde, O’nu aynı yerde beklerken buldum.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, yaptığım kusur karşısında beni azarlamayıp sâdece:
«–Ey delikanlı! Bana zahmet verdin, üç gündür burada seni bekliyorum.» buyurdu.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 82/4996)
Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dört huy kimde bulunursa, o adam tam münafık olur. Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. O dört huya sahip olan kimse:
Kendisine bir şey emanet edilince hiyânet eder.
Konuşunca yalan söyler.
Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz.
Düşmanlık yapınca da aşırı gider.”
Buhârî, Îmân 24, Mezâlim 17, Cizye 17; Müslim, Îmân 106. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 14; Nesâî, Îmân 20
İster şaka, ister gerçek verilen söz tutulması gereken sözdür.
Çok söz vermek, cömertlik değil borçlu olmaktır.. Verdiği sözü tutmayan yalancılar münafıklar olarak anılır.. MazaAllah!!
Allahım tutamayacağım sözü verip yalancılar münafıklar diye ahirette ismi çağrılan kullar arasında değil, ismi iyilerden saidlerden yazılan muttaki sıddık kullar arasında çağrılan eyle..
