- Üyelik Tarihi
- 5 Mar 2006
- Mesajlar
- 748
- Aldığı Beğeniler
- 4
- Takım
- Galatasaray
İSTİKAMET
O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O (cc), sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir. (Hud, 11/112)
İbni Abbas Hazretleri buyurdu ki: Allah (cc)ın Rasûlü (sav)ne bu âyetten daha ağır gelen ve daha şiddetli bir âyet inmedi.
Bu Âyet-i Kerime nâzil olunca Allah (cc)ın Rasûlü, Ashabım hazırlık yapın. diye buyurdu. Bu âyet nâzil olduktan sonra da Rasûlullah (sav)ın güldüğü pek görülmedi.
Sahih-i Müslimde geçtiğine göre, Süfyan b. Abdullah es-Sakafi şu Hadis-i Şerifi nakletmektedir: Ey Allah (cc)ın Rasûlü (sav)! İslamdan bana öyle biz söz söyle ki Senden sonra hiç kimseye hiçbir şey sormayayım. Allah (cc)ın Rasûlü (sav) buyurdu ki; Allah (cc)a iman ettim de ve istikâmet üzere dosdoğru ol. (Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn Mâce, Ahmet b. Hanbel)
İstikâmet, Rasûlullah (sav)ın üzerinde olduğu yoldan başkası değildir. Rasûlullah (sav), istikâmet yolcularının komutanıdır. Ebûbekr Efendimiz (ra), Rasûlullah (sav)a, Ya Rasulallah! Yaşlandınız. deyince Allahın Rasûlü (sav) buyurdular ki, Hud Sûresi ve kardeşleri Beni yaşlandırdı. (Camius-Sagir, 4911) Hud Sûresindeki, Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. âyeti Rasûlullah (sav)a çok tesir etmiştir.
Sizin görmediğinizi görüyor, sizin işitmediğinizi işitiyorum. Allah (cc)a yemin olsun ki Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız, yataklarınızda hanımlarınızdan zevk almaz, tepelere çıkıp keşke kuruyup yok olacak bir ağaç olsaydım diye Allah (cc)a yalvarır yakarırdınız. (Tirmizi) buyuran Peygamberimiz (sav)in sırat-ı müstakîm olan yolunu takib eden ancak kurtuluşa erer.
Hergün namazlarımızda okuduğumuz Fatiha Sûresindeki, Bizi dosdoğru yola ilet. âyetiyle bir günde en az kırk defa Rabbimizden aslında istikâmet talep ediyoruz.
İstikâmet ağacının meyvesi, korku ve hüzünden kurtulup Cennete ve Cemâlullaha nâil olmaktır. Rabbimiz şöyle buyuruyor. Şüphesiz Rabbimiz Allah (cc)tır deyip sonra da dosdoğru yol üzerinde olanlara melekler iner. Onlara, korkmayın, üzülmeyin, size vadolunan Cennetle sevinin, derler. (Fussılet, 41/30) Cennet ağacının Cemalullah meyvesini toplamak için bu âyet-i kerime iki hususu işaret buyuruyor:
Birincisi: Kulun, Rabbim Allah (cc)tır demesi; ikincisi: Ölünceye kadar bu sözüne sâdık olup, Peygamberimiz (sav)in sünnetine uyarak doğru yoldan sapmaması&
Büyüklerimiz tasavvuf yolu için, Yolumuz istikâmet yoludur. buyurarak evlatlarını sürekli olarak sırat-ı müstakime çağırdıklarını ifade etmişlerdir.
İstikâmet, bin kerametten daha hayırlıdır. Keramet ise istikâmet üzere olan veliye Rabbül-âlemînin bir ikramıdır. Bundan dolayı istikâmetten daha büyük keramet olamaz, denilmiştir.
Şunu bilmemiz gerekir ki; heva ve hevesine tâbi olan, dedikoducu ve sefil insanlardan yüz çevirmedikçe kişi doğru yolu bulamaz. Rabbimiz şu âyetiyle bunu tekid buyuruyor. İşte sen onun için davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine tâbi olma. (Şûra, 42/15)
Heva ve heveslerini ilah edinmiş kötü niyetli insanlar, bu kötü niyetlerini bulaşıcı bir hastalık gibi niyeti sahih olan Müslümanlar içinde yayıp onları da kötü niyet hastalığına bulaştırmak isterler. Fitne ateşine inananları yakıt yapmak isterler. Rabbim muhafaza buyursun.
(Ömer Arif)
O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O (cc), sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir. (Hud, 11/112)
İbni Abbas Hazretleri buyurdu ki: Allah (cc)ın Rasûlü (sav)ne bu âyetten daha ağır gelen ve daha şiddetli bir âyet inmedi.
Bu Âyet-i Kerime nâzil olunca Allah (cc)ın Rasûlü, Ashabım hazırlık yapın. diye buyurdu. Bu âyet nâzil olduktan sonra da Rasûlullah (sav)ın güldüğü pek görülmedi.
Sahih-i Müslimde geçtiğine göre, Süfyan b. Abdullah es-Sakafi şu Hadis-i Şerifi nakletmektedir: Ey Allah (cc)ın Rasûlü (sav)! İslamdan bana öyle biz söz söyle ki Senden sonra hiç kimseye hiçbir şey sormayayım. Allah (cc)ın Rasûlü (sav) buyurdu ki; Allah (cc)a iman ettim de ve istikâmet üzere dosdoğru ol. (Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn Mâce, Ahmet b. Hanbel)
İstikâmet, Rasûlullah (sav)ın üzerinde olduğu yoldan başkası değildir. Rasûlullah (sav), istikâmet yolcularının komutanıdır. Ebûbekr Efendimiz (ra), Rasûlullah (sav)a, Ya Rasulallah! Yaşlandınız. deyince Allahın Rasûlü (sav) buyurdular ki, Hud Sûresi ve kardeşleri Beni yaşlandırdı. (Camius-Sagir, 4911) Hud Sûresindeki, Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. âyeti Rasûlullah (sav)a çok tesir etmiştir.
Sizin görmediğinizi görüyor, sizin işitmediğinizi işitiyorum. Allah (cc)a yemin olsun ki Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız, yataklarınızda hanımlarınızdan zevk almaz, tepelere çıkıp keşke kuruyup yok olacak bir ağaç olsaydım diye Allah (cc)a yalvarır yakarırdınız. (Tirmizi) buyuran Peygamberimiz (sav)in sırat-ı müstakîm olan yolunu takib eden ancak kurtuluşa erer.
Hergün namazlarımızda okuduğumuz Fatiha Sûresindeki, Bizi dosdoğru yola ilet. âyetiyle bir günde en az kırk defa Rabbimizden aslında istikâmet talep ediyoruz.
İstikâmet ağacının meyvesi, korku ve hüzünden kurtulup Cennete ve Cemâlullaha nâil olmaktır. Rabbimiz şöyle buyuruyor. Şüphesiz Rabbimiz Allah (cc)tır deyip sonra da dosdoğru yol üzerinde olanlara melekler iner. Onlara, korkmayın, üzülmeyin, size vadolunan Cennetle sevinin, derler. (Fussılet, 41/30) Cennet ağacının Cemalullah meyvesini toplamak için bu âyet-i kerime iki hususu işaret buyuruyor:
Birincisi: Kulun, Rabbim Allah (cc)tır demesi; ikincisi: Ölünceye kadar bu sözüne sâdık olup, Peygamberimiz (sav)in sünnetine uyarak doğru yoldan sapmaması&
Büyüklerimiz tasavvuf yolu için, Yolumuz istikâmet yoludur. buyurarak evlatlarını sürekli olarak sırat-ı müstakime çağırdıklarını ifade etmişlerdir.
İstikâmet, bin kerametten daha hayırlıdır. Keramet ise istikâmet üzere olan veliye Rabbül-âlemînin bir ikramıdır. Bundan dolayı istikâmetten daha büyük keramet olamaz, denilmiştir.
Şunu bilmemiz gerekir ki; heva ve hevesine tâbi olan, dedikoducu ve sefil insanlardan yüz çevirmedikçe kişi doğru yolu bulamaz. Rabbimiz şu âyetiyle bunu tekid buyuruyor. İşte sen onun için davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine tâbi olma. (Şûra, 42/15)
Heva ve heveslerini ilah edinmiş kötü niyetli insanlar, bu kötü niyetlerini bulaşıcı bir hastalık gibi niyeti sahih olan Müslümanlar içinde yayıp onları da kötü niyet hastalığına bulaştırmak isterler. Fitne ateşine inananları yakıt yapmak isterler. Rabbim muhafaza buyursun.
(Ömer Arif)