Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
turk-bayrak.gif



İstiklâl Marşı


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!


bayraka.gif


Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.


bayraka.gif


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


bayraka.gif


Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


bayraka.gif


Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


bayraka.gif


Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.


bayraka.gif


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.


bayraka.gif


Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.


bayraka.gif


O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!


bayraka.gif


Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!



Mehmet Akif ERSOY


turk-bayrak.gif
" type="audio/mpeg">
 

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
bannerxkn.jpg

İstiklâl Marşımızın Şâiri Mehmed Âkif, büyük bir İslâm Şâiridir. O'na "Vatan Şairi" de diyebiliriz. Çünkü Âkif, Allah'a, Peygamber'e, Vatanı'na, Bayrağı'na ve Milleti'ne âşık bir vatanseverdi.

Mehmed Âkif, 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Tahir Efendi, Fatih müderris (profesör) lerindendi. Annesi Emine Şerife Hanım, Buharalı bir ailenin kızıydı. Âkif, ahlâkı ve inancı sağlam bir ailenin çocuğu olarak, aynı özellikleri taşıyan bir çevrede yetişti. Bu çevre İstanbul'un en dindar ve temiz semtlerinden biri olan Fatih'di.

Âkif, kitap ve defterle henüz dört yaşındayken tanıştı. Resmî öğrenimi ise Maarif Nezareti'ne (Millî Eğitim Bakanlığı) bağlı (ilk) okulla başladı. Bu okuldan sonra, Fatih Merkez Rüşdiyesi'ne (ortaokul) devam etti.

Rüştiye tahsili boyunca, babasından bilhassa lisan dersleri aldı. Arapça, Farsça ve Fransızca'yı edebiyatıyla beraber anlamaya başladı. Şiir sevgisi ve merakı da bu sıralarda uyandı.

Rüştiye'den sonra Mülkiye'ye (Siyasal Bilgiler Fakültesi) geçti. Mülkiye, o devrin en parlak öğrenim kurumu sayılıyordu. Âkif, Mülkiye'de okurken babası vefat etti, ayrıca evleri de bir yangında yok oldu. Maddî imkânsızlık yüzünden bu okulu yarıda bırakmak zorunda kalan Âkif, Baytar (Veteriner) okuluna kaydoldu. Bu yeni okulun mezunlarına daha iyi iş imkânları tanınıyordu. Baytar okulunu birincilikle bitiren Âkif, dört sene kadar Anadolu, Balkanlar, Arabistan ve Arnavutluk'ta dolaştı; mesleğiyle ilgili inceleme ve araştırmalarda bulundu. Gezdiği yerlerde halkla sıcak bir kaynaşma sağladı.

İstanbul'a döndüğü zaman, Halkalı Ziraat Okulu'nda kitabet (kompozisyon), Üniversite'de edebiyat dersleri verdi. Ayrıca Dârü'l-Edeb isimli okulda da öğretmenlik yaptı.

Mehmed Âkif ömrü boyunca çalıştı, çabaladı, mücadele etti. Dinlenmeden, yorulmadan iman ve vatan sevgisiyle coştu, çevresindekileri de çoşturdu. Âkif, büyük bir vatan şairi olduğu gibi, büyük bir İslâm bilginidir. O'nun birçok üstün nitelikleri vardır. Âkif, tam manâsıyla bir İslâm kahramanıdır. Âkif'in bitmez, tükenmez bir sabrı, çelik gibi bir iradesi, eğilmez bir başı, boğulmaz bir sesi ve kısılmaz bir nefesi vardır. O doğruluğun ve fedakârlığın simgesidir.

Mehmed Âkif, derin tefekkürü olan güçlü bir şâirdi. Şiirdeki gücünün ve etkileyiciliğinin en önemli bir sebebi de, yazdıklarındaki samimiyetiydi. O'nun şiirinde şahsî dertleri, özel meseleleri yoktur. Hep umumî olan dertlerle dertlenmiş; milletinin duygu, düşünce ve problemlerine tercüman olmaya çalışmıştır. Bu bakımdan da şiirlerinde bol bol gözyaşı, ağıt, kahır ve sitem vardır. Âkif'i üzen birçok millî mesele, maalesef bugün de varlığını sürdürmektedir. İşte bu sebeple Âkif'in yazdıkları eskimemiştir. Tam aksine, değerlerini daha da artırarak korumaktadır. Âkif, âdeta sadece yaşadığı günleri ve dünleri değil de, bugünleri, hatta gelecek günleri anlatmıştır.

Âkif, çok yönlü bir insandır. Her şeyden önce sağlam bir karakter adamıdır. Dürüsttür. Vefalıdır. Sözünün eridir. İnançlarına sımsıkı bağlı bir insandır. Hem Batı, hem de Doğu klasiklerini ilk kaynaklarından okuyan, aynı zamanda da Kur'an-ı Kerim'i tefsir edebilecek dinî ilimlere vâkıf bir aydındır. Yazdıklarını yaşayan bir dürüstlük sembolüdür.


"Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm'ı."
....................
"Ya açar bakarız Nazm-ı Celil'in yaprağına,
Yü üfler geçeriz bir ölünün toprağına,
İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için."

diyen Mehmed Âkif, kurtuluşumuzun Kur'an-ı Kerim'in prensiplerine uygun olarak yaşamamıza bağlı olduğunu vurgulamıştır. Âkif, aynı zamanda bir Kur'an hizmetkârıydı. İlk yayınlanan şiiri; "Kur'an'a Hitap" adını taşıyordu. Yazdığı şiirlerle, ilimde ve teknikte geri kalan Müslümanları uyandırmaya çalışıyordu.

"Alınız ilmini Garb'ın alınız san'atını,
Veriniz mesainize hem de son sür'atını."

diyerek, ilimde ve teknikte ilerlemenin gerekli olduğunu vurguluyordu. Âkif, manevî değerlere ve kültürümüze çok büyük önem verirdi. Avrupa'nın teknolojisini alırken, manevî ve kültürel değerlerden taviz verilmemesi gerektiğini haykırmıştır. Ona göre Müslümanlar, Batı'nın tekniği karşısında aşağılık duygusuna kapılmamalıdırlar.

İstiklâl Marşı'nda:

"Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var."

derken, Müslümanların ellerindeki iman hazinesine sahip çıkmaları gerektiğini vurgulamaktadır.

Mehmed Âkif'e göre Müslümanlar, zillet ve hakarete boyun eğmemelidirler. Bu konuda Âkif şöyle haykırmaktadır:

"Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum."
Kesilir belki ama çekmeye gelmez boyunum."

Millî Şâirimiz Mehmed Âkif, İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiğini duyunca; köyleri, kasabaları, şehirleri dolaşmış; camilerde, köy kahvelerinde ve sokaklarda konuşmalar yapmış ve şiirler söylemiştir. Dinlenmeden, yorulmadan Anadolu'yu adım adım dolaşarak, halkı uyarmaya ve uyandırmaya çalışmıştır. Milleti, Allah yolunda cihada çağırmıştır. Mehmed Âkif'in şiiri, halkın faydasına olan bir sanat eseridir. O'na göre sanat, gerçeğin ta kendisi olmalıdır.

"Şudur cihanda en beğendiğim meslek,
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek."

Şeklindeki mısraları, O'nun sanat anlayışını özlü bir şekilde açıklar.
"İstiklâl Marşı'nı nasıl yazdınız?" diye sorulunca, şu cevabı vermiştir:

"Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın."

"İşte İstiklâl Marşı'nı bu iman ve ümitle yazdım. İmanım olmasaydı hiç yazabilir miydim? Zaten ben başka türlü düşünüp, başka türlü yazanlardan değilim. Bu elimden gelmez. İçimde ne varsa, yazılarımda da o vardır... Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!.. "

Halbuki, kendisinin kışın soğukta giyebilecek bir paltosu da yoktu. İşte Âkif'in Milletini ve Vatanını ne kadar çok sevdiğinin ispatına bu davranışı bile yeterlidir. 27 Aralık 1936 yılında, 63 yaşında iken İstanbul'da vefat eden Mehmed Âkif'i, vefatını her yıl rahmet ve şükranla anıyoruz. Ruhu şâd, mekânı Cennet olsun. Âmin..

Hayati Otyakmaz
 

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
12 Mart tarihi, tarihimizde müstesna günlerden biridir. Bu tarih İstiklâl Marşı'mızın kabulünün yeni bir yıldönümüdür.

İstiklâl Marşı'mız, sadece bir "marş" değil, ruhları coşturan bir kahramanlık ve belâgat şaheseridir. Milletimizin iman ve azmini diri tutan bir eseridir.Dünyada sözlü olan millî marşlar içinde, bir milletin derinliğini bu kadar ifade eden/edebilen başka bir marş yoktur. Hepimiz bu marşı/metni ona yaraşır etkinliklerle idrak etmeliyiz ve milletimize ettirmeliyiz. Bu marşı hepimiz ezberlemeliyiz.

İstiklâl Marşı'ımızdan koskoca tarihimiz fışkırıyor, inancımızın sesi yükseliyor. Milletimizin üstün vasıfları dile getiriliyor. Geleceğe ümitle bakışımızı sembolize ediyor. Milli benlik ve hissiyatımız en coşkun bir şekilde ifadesini buluyor.

İstiklâl Marşı'mız anlam bakımından da akıl ve zihinleri tatmin edecek muhteva zenginliğine sahiptir.

Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşımız ile insanımıza kimlik kazandırmıştır.


"Korkma" diyerek geleceğe "güven"le yürümemizi hatırlatmıştır. Ümit ve cesaret aşılamıştır.

M. Akif Ersoy, Millî Mücadele'nin manevi mimarıydı. Bu mimar ömrünün son 13 yılını Mısır'da geçirmek zorunda kalmıştı. Oysa bu güzel insan, vatanına:
"Kim bu cennet vatanına uğruna olmaz ki feda!" diyecek kadar kara sevdalıydı. O, milletine düşkündü. Buna rağmen diyar-ı gurbette yaşamak zorunda bırakıldı.

Bu zorunluluğu Mehmet Doğan beyefendi (Cuma Dergisi sayı: 178'de) şu ifadelerle değerlendiriyor:

"Benim kanaatime göre, İstiklâl Marşı şâiri, İstiklâl Mahkemeleri'ne çıkmamak için Türkiye'den ayrıldı." Böyle birhâl, işi bu noktaya getirenler için ne kadar da yüz karasıdır. Maşeri vicdan bunu af etmeyecektir.

İstiklâl Marşı'mızın doğumuna sebep hareket neydi? Birkaç cümle ile bunun da üzerinde duralım:

Milli Eğitim Bakanlığı bir "İstiklâl Marşı Yazma Yarışması" açmıştı. Kazanana 500 lira ödül verilecekti. Bu para 1921 Türkiyesinde bir servet demekti.
Yarışmaya 724 şâir katılmıştı. Ancak bunlar arasında Âkif yoktu.
Âkif, "Ben milletim için yapacağım hizmeti para ve menfaat karşılığı yapmam" diyordu.
Kendisinin engel gördüğü sebep giderildi. 48 saat içinde yazdığı İstiklâl Marşı'mız TBMM'de 12 Mart 1921 tarihinde kabul edildi.

O günden bugüne İstiklâl Marşı'mızı anlayamayan nadanlar/câhiller maalesef milletimizin bağrına hep hançer gibi saplanmışlardır. Bu çatlak sesler zaman zaman da olsa nüksetmektedirler. Şerlerinden Allah'a sığınırız.


İstiklâl Marşı'mız ile ilgili beyanlardan da bir kısmını hatırlatmak istiyorum:

• "Milletimize İstiklâl Marşı'nı sunan büyük bir ruh sahibi, ondan daha büyük bir eser olarak ruhlarımızı İstiklâl ile selamete kavuşturacak hakikatın müjdecisidir." (Nurettin Topçu)


"İstiklâl Marşı'nı anlayabilmek için, M. Âkif'i iyi bilmek, O'nun bütün yönleriyle şahsında topladığı ve Türk milletinin bütünüyle benimsediği "Millî Mücadele Ruhu"nu yakından tanımak, o ruhu hakkıyla hissetmek gerekir."
(İsa Kocakaplan)


• İstiklâl Marşı'mız, destan ruhlu bir sanatkârın, heybetli terennümüdür." (Nihat Sami Banarlı) "Âkif, hiçbir şey yazmamış olsaydı da bize yalnız İstiklâl Marşı'nı verseydi, yalnız bu eseriyle kendisini Edebiyat Tarihi'mizde ebedileştirmiş olurdu."
(Cemil Sena Ongün)


"Öğretmenler İstiklâl Marşı'nı bütün talebelerine ezberletsinler.
Türk'ün İstiklâl Harbi bir harikadır; İstiklâl Marşı da o harikanın harikalı şiiri ve on kıt'a içine sığdırılmış tarihidir."
(Abidin Daver)


Ruhun şâd olsun ey koca Âkif.

Mevlüt Özcan
 

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
m.Akif Ersoy üstadın ruhu şad olsun..Emeğine sağlık kardeşim.. Allah cc razı olsun muhteşem olmuş.. :gulver:
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
güzel payLaşımınız için teşekkürLer.. (:
Allah Rahmet eyLesin ...
 

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
Değerli Semerkand ve Uhibbu, yorumlarınız için teşekkür ederim.

Yıl dönümüne binaen güncelleme...
 

BirKuL

¤ LamElif ¤
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
Yıl dönümüne binaen güncelleme...
 
Üst Alt