Kurân-ı Kerîm'de Hz. Allah, Resûlullâha (s.a.v) istişâreyi emretmiş, ayrıca işlerini istişâre ile yapan toplulukları medhü senâ etmiştir.
Resûlüllah Efendimiz, (s.a.v) Medine'ye hicret etmeden önce Ensâr bir iş yapmak istedi i zaman aralarında istişâreden, sonra amel ederlerdi. Hz. Allah onların bu halini kitabında şöyle medhetti meâlen: Onlar, Rablerinin dâvetini kabul ederler ve namazı dosdo ru kılarlar. Onların işleri kendi aralarında istişâre iledir. Kendilerine verdi imiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar. (Sûre-i Şûra, 38)
Hz. Allahın, bu âyette Ensârın bazı güzel vasıflarını belirtirken; istişareyi, îman ve namazdan hemen sonra zikretmesi, daha sonra da zekâtı içine alacak şekilde infâktan bahsetmesi, istişarenin İslâmda ehemmiyetini göstermektedir.
Resûlüllâh Efendimiz, (s.a.v), hakkında nas olmayan mevzularda mesela harp ile alâkâlı hususlarda ashâbıyla istişâre etmiş, Bedir harbinde ordunun karargahını sahâbeyle yaptı ı istişâreden sonra de iştirmiştir. Peygamberimiz Uhud harbine çıkmadan önce aynı şekilde ashâbı ile istişâre etti. Kendisi Medine'nin dışına çıkmak düşüncesinde olmadı ı halde sahâbîler bu istikâmette karar belirtince Uhud'a gitmişti. Uhud harbinde ise birçok müslüman şehit olmuştu. Buna ra men istişârenin tetk edimemesine işareten şöyle buyurulmuştur. Meâlen:
Sırf Allahtan bir rahmet olarak sen onlara karşı yumuşak davrandın. E er kaba ve katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından da ılıp giderlerdi. Artık onları sen ba ışla. Onlar için Allah'tan ma firet dile. Onlarla İşte istişâre et. Bir kere azmettin mi, Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki Allah, kendisine tevekkül edenleri sever. (Sûre-i Âl-i İmrân, 159)
Bu âyet-i kerîmede Hz. Peygamber'e istişârenin emredilmesinin hikmetleri arasında, sahâbenin gönlünü almak, onların şanlarını yüceltmek ve Resûlullâha olan sevgilerini arttırmak gibi bir takım maksatları oldu u anlaşılır. Zira bir insanla bir işin istişâre edilmesi, o insana de er verildi ini gösterir. Bu da muhatapta sevginin artmasına sebep olur. İstişârenin zımnında bu gibi faydalar olmakla beraber, Hz. Peygamber'e istişâre ile emredilmesinin asıl sebebi ve hikmeti, onu ümmetine istişâre hususunda misal göstermek ve ümmetin terbiyesinde istişârenin bir usûl olması içindir.
Resûlüllah Efendimiz, (s.a.v) Medine'ye hicret etmeden önce Ensâr bir iş yapmak istedi i zaman aralarında istişâreden, sonra amel ederlerdi. Hz. Allah onların bu halini kitabında şöyle medhetti meâlen: Onlar, Rablerinin dâvetini kabul ederler ve namazı dosdo ru kılarlar. Onların işleri kendi aralarında istişâre iledir. Kendilerine verdi imiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar. (Sûre-i Şûra, 38)
Hz. Allahın, bu âyette Ensârın bazı güzel vasıflarını belirtirken; istişareyi, îman ve namazdan hemen sonra zikretmesi, daha sonra da zekâtı içine alacak şekilde infâktan bahsetmesi, istişarenin İslâmda ehemmiyetini göstermektedir.
Resûlüllâh Efendimiz, (s.a.v), hakkında nas olmayan mevzularda mesela harp ile alâkâlı hususlarda ashâbıyla istişâre etmiş, Bedir harbinde ordunun karargahını sahâbeyle yaptı ı istişâreden sonra de iştirmiştir. Peygamberimiz Uhud harbine çıkmadan önce aynı şekilde ashâbı ile istişâre etti. Kendisi Medine'nin dışına çıkmak düşüncesinde olmadı ı halde sahâbîler bu istikâmette karar belirtince Uhud'a gitmişti. Uhud harbinde ise birçok müslüman şehit olmuştu. Buna ra men istişârenin tetk edimemesine işareten şöyle buyurulmuştur. Meâlen:
Sırf Allahtan bir rahmet olarak sen onlara karşı yumuşak davrandın. E er kaba ve katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından da ılıp giderlerdi. Artık onları sen ba ışla. Onlar için Allah'tan ma firet dile. Onlarla İşte istişâre et. Bir kere azmettin mi, Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki Allah, kendisine tevekkül edenleri sever. (Sûre-i Âl-i İmrân, 159)
Bu âyet-i kerîmede Hz. Peygamber'e istişârenin emredilmesinin hikmetleri arasında, sahâbenin gönlünü almak, onların şanlarını yüceltmek ve Resûlullâha olan sevgilerini arttırmak gibi bir takım maksatları oldu u anlaşılır. Zira bir insanla bir işin istişâre edilmesi, o insana de er verildi ini gösterir. Bu da muhatapta sevginin artmasına sebep olur. İstişârenin zımnında bu gibi faydalar olmakla beraber, Hz. Peygamber'e istişâre ile emredilmesinin asıl sebebi ve hikmeti, onu ümmetine istişâre hususunda misal göstermek ve ümmetin terbiyesinde istişârenin bir usûl olması içindir.