????KABE'NİN ÖNÜNDEKİ???? GÜL BAHÇESİ
İbrahim (Aleyhisselâm), Kâbe'nin duvarlarını tamamlayınca, İsmail (Aleyihselâm)'a:
- Bana bir taş getir! Duvara koyduğumuz taşlardan farklı ve güzel olsun ki; İnsanların, Kâbe'yi oradan tavafa başlamalarına bir nişan olsun dedi.
O anda Cebrâil (Aleyhisselam), İbrahim (Aleyhisselâm)'ın yanına gelip, Adem (Aleyhisselâm) Kâbe'nin temelini yaparken kendisinin temele gizlediği Hacer-ül Esved Taş'ını temelden çıkardı ve:
- Ey İbrahim! İnsanların Kâbe'yi tavafa başlayacakları nişan, bu Hacerül Esved Taş'ı olacaktır. Ey ibrahim! Atan Adem (Aleyhisselâm), Kâbe'nin temelini tamamladığı zaman, Allah'ın izni ile ben bu Hacerül Esved Taşı'nı Firdevs Cennetindeki süt ırmağının böğetinden alıp getirdim. Bu taşı cennetten gegtirdiğim zaman, baban Adem bu taşın üzerine oturup Şu duayı yapmıştı:
- “Ey Rabbimiz! Tarafımızdan bu hizmetimizi görevimiz olarak kabul eyle. Şüphe yok ki herşeyi hakkıyla bilen sensin. Ey Rabbimiz! Benim zürriyetimden, senin kullarının içinden salih peygamberler halket. O peygamberlere de salih ve saliha ümmetler halket Ya Rabbi!" diye dua etmişti.
- Ey ibrahim! Sen de atan Adem gibi bu Hacerül Esved Taş'ının üzerine otur ve O'nun yaptığı duayı sen de yap! dedi. İbrahim (Aleyhisselâm) da Hacerül Esved Taş'ının üzerine oturdu ve yukarıdaki Adem (Aleyhisselâm)'ın yaptığı duayı yaptı. Ve Yüce Rabbimiz İbrahim (Aleyhisselâm)'a vahyetti:
- "Ey İbrahim! Hizmetini kabul ettim. Benim rızam için yaptığın Beyt'i, istediğimden daha layıkıyla yaptın. Ey İbrahim! Sen de, benden iste; ne istersen vereyim" buyurdu.
İbrahim (Aleyhisselâm) ve İsmail (Aleyhisselâm) da hizmetlerinin Allah tarafından kabul olma sevinci ile, ikişer rekat şükür namazı kıldılar. Cenab-ı Allah:.
"iste Halilim! İstediğini vereyim buyurdu" ve şükür namazı kıldılar. ibrahim (Aleyhisselâm) her iki rekatta bir selam verir ve Yüce Allah'tan çok şeyler isterdi. ????İbrahim (Aleyhisselâm) şu duayı da yaptı:
Ey Yüce Allah'ım! Beytinin olduğu yer bir dağ başı, bir çöldür..
Ya Rabbi! Burayı güzelleştir ve buraya bir çicek bahçesi lutfet. diye de dua etti.
????Hakk Teâlâ duasını kabul ederek; Altınoluk'un olduğu yerden Zemzem'in bulunduğu yere kadar; uzunluğu 20 metre ve eni 10 metre olan bir gül bahçesi lutfetti. Herbir gül katerinin arası ikişer santimetre, herbir mandaldaki güller ayrı ayrı renkte, her rengin ayrı ayrı kokusu vardır. İbrahim (Aleyhisselâm) bu gül bahçesini görünce, tekrar şükür secdesine kapanıp iki rekat daha şükür namazı kıldı.
Selam verdikten sonra şöyle dua etti:
Ya Rabbi! Bu gül bahçesi böyle barısız (korumasız) kalıp kapanmazsa, insanlar bu Beyt'i tavaf yaparlarken burayı ayaklarının altında çiğner ve yok ederler,
Ey Yüce Rabbim! Bu bahçeye bir barı gerek" dedi. Yüce Rabbimiz, İbrahim (Aleyhisselâm)'ın bu duasını da kabul edip bu gül bahçesini bir barı (Koruma) içerisine aldı. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) da o anda bu barı içinde bulunuyorlardı.
İbrahim (Aleyhisselâm):
- "Ya Rabbi! Buraya bir kapı gerek" dedi.
Yüce Rabbimiz, oraya yuvarlak bir kapı açtı. Bu kapı; Beyt'in kapısı tarafında duvar saatlerinin altında sallanan sallamalar gibi yuvarlak bir yelpaze olup; ağır ağır bir içe, bir dışa açılır ve kapanır. Bu bahçe ve bu kapı halen mevcuttur. Bu bahçeyi basiret ehli zatlar görebiliyorlar; bu kapı sürekli açılıp kapanır. Her açılışında bahçedeki güllerin kokusunu, Kâbe'yi tavaf eden hacılar hissederler ama bu güzel kokunun nereden geldiğinin farkında olmazlar. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm)'ın, Hakk Teâlâ'dan istemeleri ile bu güzel çicek bahçesi barı içerisine alındığında, İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) bu gül bahçesi içerisinde idiler ve çok aç idiler. İbrahim (Aleyhisselâm) bahçenin içerisinde güllerin haricinde başka bir ot gördü.
Cebrail (Aleyhisselâm) o zaman gelerek:
-
"Ey İbrahim! O gördüğün güllerin haricindeki otu yiyin" buyurdu. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) bu otu yediler ve açlıkları giderildi. Yedikleri bu ot marul'dur ve marul'un aslı da buradan gelmiştir. Marul çok şifalıdır ve marulu çok yemek lazımdır. İbrahim (Aleyhisselâm)'ın duasından sonra, Cebrâil (Aleyhisselam) Hacerül Esved'i Beyt'in duvarına yerleştirdi. Hacerül Esved'i Cebrâil (Aleyhisselâm) Cennet'ten getirdiği zaman, gözleri kamaştıracak kadar beyazdı. Müşrikler ona bakıp günahları ile onu karartmışlardır. Hacerül Esved, kıyamet gününde iki görür gözü ve konuşur bir dili olarak; dünyada kendisini ziyaret yapıp selamlayanlar lehinde şehadette bulunacakdır. İbrahim (Aleyhisselâm) Kâbe'yi yaptığı zaman üzerini örtmemişti. Yani çatısı yoktu ve üzeri açıktı. Yer seviyesinde bir kapı yeri bırakmıştı.. Rabbim hepimize gül bahçesinde gül???? kokusu almayı nasip etsin .????
İbrahim (Aleyhisselâm), Kâbe'nin duvarlarını tamamlayınca, İsmail (Aleyihselâm)'a:
- Bana bir taş getir! Duvara koyduğumuz taşlardan farklı ve güzel olsun ki; İnsanların, Kâbe'yi oradan tavafa başlamalarına bir nişan olsun dedi.
O anda Cebrâil (Aleyhisselam), İbrahim (Aleyhisselâm)'ın yanına gelip, Adem (Aleyhisselâm) Kâbe'nin temelini yaparken kendisinin temele gizlediği Hacer-ül Esved Taş'ını temelden çıkardı ve:
- Ey İbrahim! İnsanların Kâbe'yi tavafa başlayacakları nişan, bu Hacerül Esved Taş'ı olacaktır. Ey ibrahim! Atan Adem (Aleyhisselâm), Kâbe'nin temelini tamamladığı zaman, Allah'ın izni ile ben bu Hacerül Esved Taşı'nı Firdevs Cennetindeki süt ırmağının böğetinden alıp getirdim. Bu taşı cennetten gegtirdiğim zaman, baban Adem bu taşın üzerine oturup Şu duayı yapmıştı:
- “Ey Rabbimiz! Tarafımızdan bu hizmetimizi görevimiz olarak kabul eyle. Şüphe yok ki herşeyi hakkıyla bilen sensin. Ey Rabbimiz! Benim zürriyetimden, senin kullarının içinden salih peygamberler halket. O peygamberlere de salih ve saliha ümmetler halket Ya Rabbi!" diye dua etmişti.
- Ey ibrahim! Sen de atan Adem gibi bu Hacerül Esved Taş'ının üzerine otur ve O'nun yaptığı duayı sen de yap! dedi. İbrahim (Aleyhisselâm) da Hacerül Esved Taş'ının üzerine oturdu ve yukarıdaki Adem (Aleyhisselâm)'ın yaptığı duayı yaptı. Ve Yüce Rabbimiz İbrahim (Aleyhisselâm)'a vahyetti:
- "Ey İbrahim! Hizmetini kabul ettim. Benim rızam için yaptığın Beyt'i, istediğimden daha layıkıyla yaptın. Ey İbrahim! Sen de, benden iste; ne istersen vereyim" buyurdu.
İbrahim (Aleyhisselâm) ve İsmail (Aleyhisselâm) da hizmetlerinin Allah tarafından kabul olma sevinci ile, ikişer rekat şükür namazı kıldılar. Cenab-ı Allah:.
????Hakk Teâlâ duasını kabul ederek; Altınoluk'un olduğu yerden Zemzem'in bulunduğu yere kadar; uzunluğu 20 metre ve eni 10 metre olan bir gül bahçesi lutfetti. Herbir gül katerinin arası ikişer santimetre, herbir mandaldaki güller ayrı ayrı renkte, her rengin ayrı ayrı kokusu vardır. İbrahim (Aleyhisselâm) bu gül bahçesini görünce, tekrar şükür secdesine kapanıp iki rekat daha şükür namazı kıldı.
Selam verdikten sonra şöyle dua etti:
Ey Yüce Rabbim! Bu bahçeye bir barı gerek" dedi. Yüce Rabbimiz, İbrahim (Aleyhisselâm)'ın bu duasını da kabul edip bu gül bahçesini bir barı (Koruma) içerisine aldı. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) da o anda bu barı içinde bulunuyorlardı.
İbrahim (Aleyhisselâm):
- "Ya Rabbi! Buraya bir kapı gerek" dedi.
Yüce Rabbimiz, oraya yuvarlak bir kapı açtı. Bu kapı; Beyt'in kapısı tarafında duvar saatlerinin altında sallanan sallamalar gibi yuvarlak bir yelpaze olup; ağır ağır bir içe, bir dışa açılır ve kapanır. Bu bahçe ve bu kapı halen mevcuttur. Bu bahçeyi basiret ehli zatlar görebiliyorlar; bu kapı sürekli açılıp kapanır. Her açılışında bahçedeki güllerin kokusunu, Kâbe'yi tavaf eden hacılar hissederler ama bu güzel kokunun nereden geldiğinin farkında olmazlar. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm)'ın, Hakk Teâlâ'dan istemeleri ile bu güzel çicek bahçesi barı içerisine alındığında, İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) bu gül bahçesi içerisinde idiler ve çok aç idiler. İbrahim (Aleyhisselâm) bahçenin içerisinde güllerin haricinde başka bir ot gördü.
Cebrail (Aleyhisselâm) o zaman gelerek:
-
"Ey İbrahim! O gördüğün güllerin haricindeki otu yiyin" buyurdu. İbrahim ve İsmail (Aleyhisselâm) bu otu yediler ve açlıkları giderildi. Yedikleri bu ot marul'dur ve marul'un aslı da buradan gelmiştir. Marul çok şifalıdır ve marulu çok yemek lazımdır. İbrahim (Aleyhisselâm)'ın duasından sonra, Cebrâil (Aleyhisselam) Hacerül Esved'i Beyt'in duvarına yerleştirdi. Hacerül Esved'i Cebrâil (Aleyhisselâm) Cennet'ten getirdiği zaman, gözleri kamaştıracak kadar beyazdı. Müşrikler ona bakıp günahları ile onu karartmışlardır. Hacerül Esved, kıyamet gününde iki görür gözü ve konuşur bir dili olarak; dünyada kendisini ziyaret yapıp selamlayanlar lehinde şehadette bulunacakdır. İbrahim (Aleyhisselâm) Kâbe'yi yaptığı zaman üzerini örtmemişti. Yani çatısı yoktu ve üzeri açıktı. Yer seviyesinde bir kapı yeri bırakmıştı.. Rabbim hepimize gül bahçesinde gül???? kokusu almayı nasip etsin .????