- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Mehmet Baş
Kabul Edilmiş Dualar gibi
Eski çarşılardan geçtim yıkık evlerden Tenha bulutların gölgesi üstümde Dilimde paslı sözler Kalbimde yumruk gibi bir sancı Ben geldim ya Resûlallah
Doğacak ayı çağırmak için Münadiler yolladım şehre Bir metro istasyonunda ya da bir pastanede Suskunluğumu bir pankart gibi astım
Ben geldim ya Resûlallah Erken doğmuş çocukların kuvözlerinden Yoğun bakımlarda entübe edilmiş hastalardan Falezler üzerinde intiharları çağıran akşamlardan İşsiz babaların dudaklarına yapışan buruk sözlerden Bir annenin ayaklarının altına baka baka Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Sen Nur Dağı'nın eteklerinden Mekke akşamlarının pembeye çalan bulutlarını seyrediyordun Ben ayaklarının altında ağlayan bir çakıl tanesiydim Kaç kere gelip geçtin benim yöremden Fatma henüz küçüktü Sen onun saçlarını okşuyordun Hatice'nin oturduğu o eski hasıra bakıyordun Çöl gecelerinde yıldızlar gibi titriyordu Ali'nin gözleri
Ben geldim ya Resûlullah Ruhu sineklerin istilasına uğramış zamanlardan Kuşku tünellerinden inkâr ormanlarından Uzaktan kumandalı ölümlerden mülteci kamplarından Üstümde yaşadığım çağın kirli elbisesi Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Sol omuzumda karalanmış bir defter Ve istila edilmiş bir kalple Keskin bıçaklar arasından geçerek Bir yumruk gibi sıkılmış vakitlerin içinden Ben geldim ya Resûlullah
Kabul edilmiş dualar gibi yağıyor yağmur Ellerinden öksüz çocuklar için süt akıyor Parmağının ucunda parçalanmış bir ay Göğüs kafesini göksel iğnelerle dikiyor melekler Müjdeciler koşuyor hicret durağından Yesrib'e Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Şu sürgün durağında çok bekletme ruhumuzu Dağılsın üstümüzü örten kara bulutlar Sahile vuran çocuklarımızın aşkına Bir kuş gibi vurulan o çocuklarımızın aşkına Mülteci teknelerinde bir oyuncak gibi kırılan kalpleriyle Parça parça olmuş coğrafyamızda Isınsın yeniden kalplerimiz birbirine Yeniden başlasın büyük koşumuz Yeniden kalkalım düştüğümüz yerden yeniden söylensin bizim şarkımız
Kabul Edilmiş Dualar gibi
Eski çarşılardan geçtim yıkık evlerden Tenha bulutların gölgesi üstümde Dilimde paslı sözler Kalbimde yumruk gibi bir sancı Ben geldim ya Resûlallah
Doğacak ayı çağırmak için Münadiler yolladım şehre Bir metro istasyonunda ya da bir pastanede Suskunluğumu bir pankart gibi astım
Ben geldim ya Resûlallah Erken doğmuş çocukların kuvözlerinden Yoğun bakımlarda entübe edilmiş hastalardan Falezler üzerinde intiharları çağıran akşamlardan İşsiz babaların dudaklarına yapışan buruk sözlerden Bir annenin ayaklarının altına baka baka Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Sen Nur Dağı'nın eteklerinden Mekke akşamlarının pembeye çalan bulutlarını seyrediyordun Ben ayaklarının altında ağlayan bir çakıl tanesiydim Kaç kere gelip geçtin benim yöremden Fatma henüz küçüktü Sen onun saçlarını okşuyordun Hatice'nin oturduğu o eski hasıra bakıyordun Çöl gecelerinde yıldızlar gibi titriyordu Ali'nin gözleri
Ben geldim ya Resûlullah Ruhu sineklerin istilasına uğramış zamanlardan Kuşku tünellerinden inkâr ormanlarından Uzaktan kumandalı ölümlerden mülteci kamplarından Üstümde yaşadığım çağın kirli elbisesi Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Sol omuzumda karalanmış bir defter Ve istila edilmiş bir kalple Keskin bıçaklar arasından geçerek Bir yumruk gibi sıkılmış vakitlerin içinden Ben geldim ya Resûlullah
Kabul edilmiş dualar gibi yağıyor yağmur Ellerinden öksüz çocuklar için süt akıyor Parmağının ucunda parçalanmış bir ay Göğüs kafesini göksel iğnelerle dikiyor melekler Müjdeciler koşuyor hicret durağından Yesrib'e Ben geldim ya Resûlallah ben geldim
Şu sürgün durağında çok bekletme ruhumuzu Dağılsın üstümüzü örten kara bulutlar Sahile vuran çocuklarımızın aşkına Bir kuş gibi vurulan o çocuklarımızın aşkına Mülteci teknelerinde bir oyuncak gibi kırılan kalpleriyle Parça parça olmuş coğrafyamızda Isınsın yeniden kalplerimiz birbirine Yeniden başlasın büyük koşumuz Yeniden kalkalım düştüğümüz yerden yeniden söylensin bizim şarkımız
