"Su"dur kadın dediğin.....
İçinde koskocaman bir yangını söndürüverir bir tatlı sözü.
Gülümsemeyle karışık nesnel bir tavırdır el hareketleri hep takip edilecek yolu gösteren.
Yüreğinize akan şelaledir bir tek kahkahası en kış zamanlarınızda baharı ayaklarınıza ipek bir halı gibi seren...
Ekmektir kadın dediğin.......
Mevcudiyetinin yegane sebebi :
Tohumun toprakta birleştiği nadas ve işlenmeye hali hazır berekettir...
Güneşi bakışlarıyla sönük bırakmayı başarabilen,
Dolunaylara sen değil ben doğayım diyebilendir .
Masumiyetin nazende bir çini parlaklığıyla yansıdığı simasında...
Havadır kadın dediğin......
En ulaşılmazları bir çırpıda ayaklarına seriveren ,
İmkansızlıkları mümkün kılan ,
Yaşam kaynağının hücresi , en mecburi ögesidir... Bedensel değil,
Ruhi varlığının dünya yüzündeki olmazsa olmazlığının farkındalığıında yeşeren
Mağrur bakışlıdır yüreğinizi bir defasıyla delik deşik eden..
Candır kadın dediğin......
Canlara yeni canlar katarak çoğalabilen ,
Bitmeyen , tükenmeyen ,çoğaldıkça artan ,
Arttıkça yeniden canlanan ruhtur bedenlerde.
Şefkattir kadın dediğin....
Dört duvarı iki narin bilekle sarıp sarmalayabilen ,
Saçlarını süse değil süpürgeye yar edebilen ,
İnce beli yerlere çökünceye değin göğsünü mahremine değecek ellere siper edendir kadın.......
Sade suret değil keza ruhtur kadın.....
İşlediği oyaların detaylarını görecek ve gösterecek kadar surete dikkat eden,
Koskoca bir türküyü , bir mor menevşenin hikayesini oyaya işleyecek kadar ruhtur kadın.
İster köyde doğmuş olsun,ister şehirde yetişmiş....
İster genç olsun,ister yaşı yetmişi geçmiş.....
İster sapsade olsun,ister saçlarına güller devşirmiş....
Başlı başına ve tek başına büsbütün bir hayattır kadın...
Yaşamın özü,kaynağıdır kadın....
